18 Eylül 2019 Çarşamba

Bir ümit rüzgarı estirmeye geliyoruz

bir-umit-ruzgari-estirmeye-geliyoruz

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu kuracağı yeni partinin sinyallerini Sakarya’da verdi. “Bir ümit rüzgarı estirmeye geliyoruz. Yeni bir gelecek inşa etmeye geliyoruz” diyen Ahmet Davutoğlu, “En zor şartta bile elif gibi doğru duranların yoludur” ifadelerini kullandı.
24 Ağustos 2019 Cumartesi 09:48

 Sakarya Dostları Platformu’nun davetine katılan Ahmet Davutoğlu’nun konuşmasından satırbaşları…

 

Bu ülkenin üzerlerine çökmüş karanlık bulutları dağıtmaya geliyoruz. Çok güçlü bir ekiple geliyoruz. Konya’da yeni bir hal demiştik. Yeni bir hali yeni bir yolla bağlayalım. Bilelim ki bu yol birilerinin zannettiği gibi küskünlerin yolu değil. Hiçkimse küsmeyenlerin yoludur. Kendisine ne yapılırsa yapılsın küsmeyi yüreğinden silmişlerin yoludur. Şeyh Edebali’nin nasihatine kulak verenlerin yoludur. Bu yol kendilerine yeni liman arayan siyaset bezirganlarının yolu değildir. En zor şartta bile elif gibi doğru duranların yoludur. Bu yol siyasete girip servetine servet katanların yolu değildir. Bu yol siyaseti ailesine, akrabalarına bir hayat sigortası olarak görenlerin yolu değildir. Bütün milletin evladını kendi evladından önde görenlerin yoludur. Bu yol bedel ödetmeye gelenlerin değil millet için ne bedel ödemesi gerekiyorsa millet için ödemeye hazır olanların yoludur. Allah yolumuzu açık etsin. Allah hepimize güç versin. Bize sus diyenlere, duymak istemeyenlere diyorum. Bir daha okuyun manifestoyu. Hakikat kimin tarafından söylendiğinden bağımsız olarak kendisi bizatihi var olan bir şeydir. Biz sükut etmemeye kararlıyız.

 

Davutoğlu: Geride bıraktığımız makamları bilenler…



 

eride bıraktığımız makamları bilenler makam beklemeyeceğimizi bilirler. İtirazımıza itirazla karşılık verebilirlerdi. Ne dediler biliyor musunuz? Başkalarının cebi yanabilir. Bizim yüreklerimiz yanıyor. Onlarca yılını bu davaya vermiş insanların yürekleri, vicdanları kanıyor.

 

Ne dediler bize, Hain dediler. İhanetle tanımladılar söylediklerimizi.

 

Milletin teveccühüyle göreve gelmiş, Başbakan olmuş birine kimse hain diyemez. Bütün selefim başbakanları rahmetle anıyorum. Hiçbiri hain değildi. Bu ülkede hain Başbakan olmadı. Bundan sonra da olmayacak. 28 Şubat’ta, 12 Eylül’de eleştirmiş olsak da bu milletin içinden çıkmış devlet adamına hain denmedi.

 

Bize dahi hain denirse. Bu partinin dışında olanlar kendilerini nasıl huzurlu hissedebilirler. Biz ne zaman ihanet ettik? Söyleyin. Bu milletin davasına, vicdanına aykırı tek bir adımımız olduysa söyleyin. Meydan okuyoruz. 

 

367 kumpasıyla bu davete kayyum atamaya çalışanlar ortaya çıktığında omuz omuza verdiğimizde miydi hainlik. Parti kapatma davası açıldığında bugün ikbal peşinde olanlar bu partiye saldırırken, kaçacak delik ararken bizler tam o esnada bir ilim adamı olarak gelip sonuna kadar buradayız dediğimizde mi hain olduk. One minute gecesi felaket tellallığı yaparken sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte Davos’ta omuz omuza verdiğimizde mi hain olduk. İsrail’e özür diletmek için diplomasi yaptığımızda mı hain olduk.

 

7 Şubat 2012’de ülkenin Başbakanı hedef alındığında ilk olarak açıklama yaptığımızda, onlara meydan okuduğumuzda mı hain olduk?

 

17 Aralık’ta Konya’da o hainliğe omuz omuza verdiğimizde mi hain olduk? Ne zaman hain olduk?

 

Kumpaslar kurulduğunda trol çeteleri örgütlenip bize karşı harekete geçtiğinde, bu parti bölünmesin, ülke krize düşmesin diye Başbakanlık makamını arkamıza bakmadan terk ettiğimizde mi hain olduk?

 

15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanımızla halkı meydanlara çağırdığımızda mı hain olduk? 

 

Sakarya’nın ruhundan beslenmiş biri hain olmaz. 

 

Devlet yöneticilerinden hesap soranlar hain ilan ediyorsa biz Ömer arıyoruz diyenlerin önce Hz. Ömer’i hatırlaması lazım. 

 

Biz hesap sorulabilir bir düzen istiyoruz. Biz yeni bir siyasi anlayışla kimsenin kimseyi ihanetle suçlamadığı yeni bir siyasi söylem peşindeyiz. Bu söylemi mutlaka inşa edeceğiz.

 

Söylediklerimize yanlış diyemeyenler ümmeti bölüyorsunuz diye iddiada bulundular. Ben siyasi hayatta bu dini kavramların yozlaştırılmasına tamamen karşıyım. Dini kavramların kutsiyetini bu tür konularda kullana kullana yozlaştırmamalıyız.

 

Ümmet evrensel bir inananlar topluluğuysa. Sadece türkiye ile değil. Evrensel bir inanç topluluğuysa. Türkiye’de yaşayan 81 milyon kardeşimizin hepsi o ümmetin parçasıdır. Kimse o ümmetin dışında değildir. Kimse ümmeti tekeline alamaz. Kimse bu ümmet benim partimin tekelindedir diyemez. 

 

Ümmetten kastedilen yalılarda oturup Türkiye’yi dizayn etmeye çalışanlarsa biz o topluluktan değiliz.

 

Ümmetten kastedilen bütün vatan evlatlarını tek bir topluluk olarak görmek yerine belli akrabalar, belli kesimlerle sınırlandırılmış bir topluluksa. Biz o topluluktan da değiliz.

 

Ümmetten kastedilen zor günlerde sayın Cumhurbaşkanımıza saldırıp şimdi ikbal günlerinde bizden daha çok o hareketi sahibi gibi davranmaya çalışanlarsa biz o topluluktan da değiliz.

 

Bu dini kavramları artık siyasi literatür dışında ortak kavramlar olarak kullanmalıyız.

 

Belediye başkanlarının görevden alınması

Söylemediklerimiz çarpıtarak, niyetlerimiz ötesinde niyet okuyuculuğu yaparak bir algı oluşturmaya çalıştılar.

 

Bu hafta 3 büyükşehir belediye başkanı görevden alındı ve kayyum atandı. Kimse bize teröre destek suçlamasında bulunamaz. Söylediğim şeyin esası şudur. Bir ülkede seçim yapılıyor, sadık ortaya konuyorsa. O sandıkta  bir milletin oylarıyla bir sonuç ortaya çıkmışsa buna saygı duyacaksınız. Bizim milli irade anlayışımız bu. O saygı belediye başkanlarına duyulan saygı değildir. Oraya gidip oy kullanan yüzbinlerce vatandaşa duyulan saygıdır. Bu tavır asla teröre desteği mazur göstermez. Asla. Kim teröre destek veriyorsa en şiddetli şekilde cezalandırılmalıdır.

 

Seçimden önce ceza aldılarsa YSK onları elemeliydi. Bu ülkenin demokrasisine gölge düşürmemeliydiler. Yok 31 Mart’tan sonra suç işlemişlerse öncelikle onlar mahkemeye götürülmeliydi. Mahkeme onları mahkum ettikten sonra görevden alınmalıydılar. Şu an bile haklarında bir dava açılmış görünmüyor. Eğer suçlularsa derhal cezalandırılmalılar.

 

Şimdi sorma vakti bizde. Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa birçok kişi insan yüzüne çıkamaz. Bizi eleştirenler insan yüzüne çıkamaz.

 

7 Haziran ile 1 Kasım arasındaki dönem. Başbakanlığı aldığım dönemde, bir ay sonra 6-8 Ekim olayları oldu. Takriben 40 gün sonra. Çözüm süreci adı altında Türkiye’nin kamu düzeninin nasıl yerle bir edildiğini gördük. Sayın Cumhurbaşkanımız bana görevi verirken iki emanetim var demişti. Çözüm sürecine devam edeceksiniz ve FETÖ ile mücadele edeceksiniz demişti.

 

7 Haziran günü maalesef tek başına iktidar olma şansı olmayınca bu terör odakları ve onların kasındaki parti yemi azığa aldı. 7 Haziran günü balkon konuşması yaptığımda kimse felaket tellallığı yapmasın, bu ülkeyi bir saniye dahi hükümetsiz bırakmayız diye millete söz verdik. Bırakmadık da elhamdülillah. 20 temmuz Suruç saldırısı, arkasından 21 temmuz Adıyaman. 22 temmuz Ceylanpınar’da uyurken 2 polisimizin haince katledilmesi. 23 temmuzda TBMM’de çoğunluğu olmayan, geçici bir başbakan olarak bütün güvenlik birimlerini toplayarak bu gece bunların haddi bildirilecek dedik. Bu ülkede tek bir barikat, hendek, çukur kalmayacak dedik. 

 

Şırnak’ta cennete uğurladığımız askerlerimize bir kez daha rahmet diliyorum. Bütün o terörle mücadelede başlangıç talimatının bizim tarafımızdan verildiğini unutturmak istiyorlar.

 

Son günlerde MHP’den yoğun saldırı var. 23 Temmuz’da terörle mücadelede saldırı emri verdikten sonra 17 Ağustos’ta Sayın Bahçeli, “Terörle mücadele günlerinde bu ülkeyi hükümetsiz bırakmayalım” diye teklif götürdüğümüzde ‘hayır’ dediler. Bizi tek başımıza bıraktılar. 

 

Bir taraftan güvenlik güçlerinin arasına sızmış olan FETÖ’cülerin provokasyonlarını engellemeye çalıştık diğer taraftan da halkımızla bir arada olduk. Ceylanpınarda polislerimizin şehit edilmesi sırasında cadde eyürümeyelim, arabayla gidelim dediler. “Başbakan olarak burada yürümekten çekinirsek vatandaşımız sokağa çıkamaz” dedik ve soklarda yürümeye başladık. Terörle mücadele edin. Terörün belini kırın ama vatandaşlarımızın gönlünü kırmayın.

 

Terörle mücadele demokratik hukuk devleti kuralları içinde yapılmalı. Terörle mücadelenin üzerine gölge düşmemeli. Bu bir kez daha oldu. YSK seçimleri yenileme kararı aldığında bu yanlış diye bir tweet attık. En çok AK Parti’nin vicdanına zarar vereceksiniz dedik. O zaman da CHP ile yan yanasınız diye bize saldırıya geçti o trol çeteleri. Seçimlerin yenilenmesi AK Parti’ye vurulan en büyük darbe oldu. Şimdi de söylüyorum. Hukuk yolu tükenmeden atılan adımların hepsi terörle mücadeleye zarar verir.

 

Bu ülkede demokrasin, sandığın itibarını kimse zedelememeli. Sandığa saygı 1946’dan beri bu ülkenin en önemli değeridir.

 

MEDYA NOTU



Haber okunma sayısı: 54

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER

saray-nedir-allah-askina-

Saray nedir Allah aşkına ?

18 Eylül 2019 Çarşamba 08:13
kabinede-neden-mhpli-bakan-istemiyor-

Kabinede neden MHP'li bakan istemiyor?

17 Eylül 2019 Salı 23:02
gobekci-mudure-iadei-itibar

Göbekçi müdüre iadei itibar

17 Eylül 2019 Salı 17:21
mhpde-sanliurfa-depremi

MHP'de Şanlıurfa depremi

17 Eylül 2019 Salı 17:06
kulp-belediyesi-hukuksuzca-gasp-edildi

Kulp Belediyesi hukuksuzca gasp edildi

17 Eylül 2019 Salı 16:34

ÜLKE GÜNDEMİ

Öğrencilere zam, tarikatlara ek bütçe

Yeni eğitim yılının başlamasıyla birlikte üniversitelerde yapılan zamlara tepki gösteren öğrenciler, sosyal

Diyanetin yeni hedefi özel eğitime tabi öğrencileri

Diyanet, şimdi de özel eğitime ihtiyaç duyan öğrencileri hedefine aldı. Antalya Kepez İlçe Müftülüğü ve

Hackerler sistemleri değil, insanları hedef alıyor

Yeni bir araştırma sonucuna göre, siber saldırıların yaklaşık %99’unda insan hatalarından yararlanılıyor.

Kulp Belediyesi hukuksuzca gasp edildi

HDP, Diyarbakır’ın Kulp ilçesindeki saldırının ardından tutuklanan ve bugün yerine kayyum atanan belediye eş

Savunma sanayinde 14 yeni proje tanıtılacak

Savunma sanayinin yeni vitrini Uluslararası Askeri Radar ve Sınır Güvenliği Zirvesi- MRBS, 2 Ekim’de

Gençlerimiz mezun olmaya korkuyor

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, genç işsizliğin bir yılda 5,4 puan arttığını, her dört

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL