21 Ekim 2019 Pazartesi

Allah'ın izniyle bir daha alacağız

allahin-izniyle-bir-daha-alacagiz

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu, "İstanbul'da yaşayıp deniz görmeyen binlerce çocuk, kadın genç var. İmamoğlu hizmet edeceğim diyor. 'Vay efendim hizmet edemezsin, mazbatanı iptal ederim' dediler. Ettin kardeşim. Bir daha alacağız İnşallah. Allah'ın izniyle bir daha alacağız" dedi.
18 Haziran 2019 Salı 17:59

 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, parlamentodaki gruplarının ağırlıklı olarak İstanbul'da olduğunu, milletvekilleriyle il ve ilçe başkanlarının yerel seçim için çalıştığını söyledi. 

Kılıçdaroğlu, "Gönül isterdi ki Mursi, bir cumhurbaşkanı çerçevesinde bir törenle defnedilsin. Gizli, acele, sadece ailesine haber verilerek, süratle defin işlemleri yapıldı. Bunu demokrasi kültürümüz açısından da inançlarımız, ahlak açısından da doğru bulmuyorum." dedi. 

Verilen mücadelenin demokrasi, hakkı geri alma mücadelesi olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, İstanbulluların sandığa gidip bozulan adalet terazisini yeniden düzelteceğini belirtti. 

Türkiye'de herkesin huzur içinde görev yapmasını, herhangi bir şiddete uğramadan düşüncelerini özgürce ifade edebilmesini istediklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Ama maalesef toplumdaki gerginlikler zaman zaman istemediğimiz manzaraların ortaya çıkmasına yol açıyor. Geçtiğimiz günlerde iki televizyon kanalı muhabirleri, kameramanı saldırıya uğradı. Bizim yanımızda olmasalar bile, gerçekleri ifade etmeseler bile, gerçeklere karşı çıksalar bile biz asla şiddetten, baskıdan yana değiliz. Herkes düşüncelerini söylemeli, toplum gereken dersi demokratik standartlar içinde onlara vermeli." diye konuştu. 

Adalet yürüyüşünün ikinci yılının sona erdiğine dikkati çeken Kılıçdaroğlu, bu süre zarfında Hasan Tatlı, Gülriz Sururi, Dilber Ay, Ayşen Gruda, Erdin Bircan, Kazım Arslan gibi yürüyüşe destek veren dostları, sanatçıları, milletvekillerini yitirdiklerini anımsattı. Kılıçdaroğlu, hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi. 

Kemal Kılıçdaroğlu, şiddete, darbelere karşı olduklarını, demokrasiden, insan haklarından yana olduklarını belirterek, bütün bunların, demokrasinin güçlenmesi için "olmazsa olmazlar" olduğunu söyledi. 

Mısır'ın demokratik yollarla seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin mahkeme salonunda hayatını kaybetmesine değinen Kılıçdaroğlu, Mursi'nin bir darbeyle devrildiğini ve idamla yargılandığını anımsattı. 

Mısır'da darbeye karşı çıktıklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, büyükelçilik yapmış milletvekilleri Osman Korutürk ve Faruk Loğoğlu'nu Mısır'a göndererek, siyasi idamlara başvurulmamasını söylemelerini istediğini anlattı. Kılıçdaroğlu, siyaseten bir insanın idamının doğru olmadığını, siyasi idamlar sonunda nasıl toplum çıktığı görmek isteniyorsa Türkiye Cumhuriyeti tarihine bakılması gerektiğini, siyasi idamların toplumun vicdanında derin yaralar açtığını, derin travmalara yol açtığını söylediklerinin altını çizdi. 

Mursi'ye Allah'tan rahmet dileyen Kılıçdaroğlu, "Gönül isterdi ki Mursi, bir cumhurbaşkanı çerçevesinde bir törenle defnedilsin. Gizli, acele, sadece ailesine haber verilerek, süratle defin işlemleri yapıldı. Bunu demokrasi kültürümüz açısından da inançlarımız, ahlak açısından da doğru bulmadığımı ifade etmek istiyorum. Mursi ile dünyamız, siyasi dünyalarımız da çok farklıydı. Ankara'ya ziyarete geldiğinde, kendisi beni kabul etmişti, kısa bir süre görüşme imkanı doğmuştu." dedi. 

Kılıçdaroğlu, Mısır'ın dostluğuna, kardeşliğine ihtiyaçları olduğunu, aynı kültür, aynı inançlardan geldiklerini vurguladı. 

Bir ülkede kısa sürede de olsa cumhurbaşkanlığı yapan birine saygı duymaları gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, adaletin de bunu öngördüğünü anlattı. 

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, barış bildirisine imza atanlardan bazılarının cezaevinde olduğunu, bazılarının davalarının sürdüğünü anımsattı. "Barış bildirisi"ne imza atan akademisyenlerden biri için 30 ay hapis cezası öngörüldüğünü, avukatının, "Benzer davalar dolayısıyla mahkemeler bunlara beraat verdi, siz neden 30 ay ceza veriyorsunuz?" diye sorduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, hakimin ise "O beraat o mahkemenin ayıbıdır." dediğini söyledi. 

Bir hakimin başka bir hakimi beraat kararı verdiği için aşağıladığını, böyle bir cümleyi kullanmasının yargıya gölge düşürdüğünü belirten Kılıçdaroğlu, "Sen hakimsin, 30 aylık ceza da verebilirsin ama bir başka mahkemenin verdiği beraat kararını, gerekçesini bilmeden sadece beraat kararı verdiği için ayıplıyorsan, aşağılıyorsan, kötülüyorsan senden daha ayıplı bir hakim yoktur kardeşim. Hakimler Savcılar Kurulu bunu ne yapacak? Büyük ihtimalle Yargıtaya üye seçecek. Saray da Yargıtaya başkan seçsin. Bu tür insanlar zaten adalet kavramının içini boşaltıyor." değerlendirmesinde bulundu. 

Ülkede kriz olduğunu herkesin bildiğini ancak "Bu memlekette kriz var." demenin yasak olduğunu öne süren Kılıçdaroğlu, BDDK'nin, bir yabancı haber ajansı muhabiri de dahil 50'den fazla isim hakkında suç duyurusunda bulunduğunu söyledi. 

Kılıçdaroğlu, "Asıl suç duyurusunda bulunacaksan memleketi bu hale getirenler hakkında suç duyurusunda bulun. Memlekette enflasyon almış başını gidiyor, dövizin nereye gittiği, TL'nin nasıl değer kaybettiği ortada. Mutfakta yangın var." ifadesini kullandı. 

Dış politikanın milli olması gerektiğini defalarca söylediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin çıkarlarını iktidarın ve muhalefetin ortak savunması gerektiğinin altını çizdi. Kılıçdaroğlu, "yurtta barış, dünyada barış"ın artık evrensel bir söz haline geldiğini ifade ederek, kendilerinin de bu çizgiden hiç ayrılmamaları gerektiğini dile getirdi. 

Komşu ülkelerle ilişkilerin önemli olduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'nın dış politikada attıkları en önemli adımlardan biri olduğunu, bütün vatandaşların huzur içinde yaşadığını söyledi. Kılıçdaroğlu, Kıbrıs politikasının artık değişmesi, yeni bir sürecin, hamlenin atılması gerektiğini savunarak, "Eğer bu yapılmazsa ileride çok daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalacağız. KKTC devletinin artık tanınması lazım. Türkiye'nin yeni bir siyaseti, yeni bir hamleyi sürdürmesi gerekir." dedi. 

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Ege'de göz göre göre 16 adanın Yunanistan'ın işgali altında olduğunu öne sürdü. 

Adaların işgaline karşı neden ses çıkarılmadığını soran Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: 

"Lozan Anlaşması'na göre silahsızlandırılması gereken adaların tamamı şu anda silahlandırılıyor. Nerede bu hükümet, nerede Türkiye'nin çıkarları? Her gün bir şeyler kaybediyoruz. Bakmayın havuz medyasına, sözcülerine, yazarlarına, çizerlerine. Bu konuları kaleme almıyorlar, yazmıyorlar. Uluslararası sözleşmelerin bize verdiği hakları dahi kullanamıyoruz. Kullanmaktan aciz hükümet var. 16 ada işgal edilecek, senin sesin bile çıkmayacak. Lozan Anlaşması'na göre adalarda bir tek silahlı birlik olmaması lazım. Yunanistan'a ait adaların tamamında silahlı birlikler var. Bunları söylediğimiz için bağıracaklar, kızacaklar yine. Kızacağına, bağıracağına aç kitabı oku, sözleşmede ne yazıyor. Senin hakların elinden alınırken sen niye itiraz etmiyorsun bir bak." 

Doğu Akdeniz'de büyük petrol ve doğalgaz yatakları bulunduğunu, ABD, Mısır, İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin birlikte hareket ettiğine dikkati çeken Kılıçdaroğlu, "Orada olmayan tek devlet var; Türkiye. Herkes söz sahibi. Söz sahibi olmayan, dışlanan, itilen, kakılan sadece Türkiye var. Adalar işgal edilir seyrederler, Doğu Akdeniz'de dışlanırlar seyrederler. Türkiye uluslararası arenada yalnızlığa itiliyor. Acı olanı bu." diye konuştu. 

Mısır'ın, Akdeniz'de önemine değinen Kılıçdaroğlu, Türkiye ile Mısır arasındaki bir anlaşmanın Akdeniz'de pek çok sorunu çözeceğini vurguladı. 

Kılıçdaroğlu, "AK Parti'li kardeşlerime sesleniyorum; bu ülkenin çakıl taşı için bedelini veren şehitlerimiz var. 16 ada işgal edilirken bunlar ses çıkarmıyorsa sen ses çıkarmayacak mısın? AK Parti'li kardeşim, sen önüne gelen AK Parti milletvekiline, 'düne kadar Suriye ile dosttun, tatil yapıyordunuz. Bir gecede ne oldu da Suriye ile düşman oldunuz?' diye sor." sözlerini sarfetti. 

Türkiye'de 3,5 milyon Suriyeli olduğunu, bu sayının her ay arttığını, bazı illerde oradaki nüfustan daha fazla olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: 

"Sen kalktın başımıza bu belayı açtın, bir de 35 milyar dolar Suriyeliler için para harcadığını söyledin. Millet açlıktan kıvrılıyor, 35 milyar dolar. Benim gencecik, filinta gibi evlatlarım Suriye'de şehit olacak, onların gençleri bizim tatillerde denize girecekler, tatil yapacaklar, eğlenecekler. Vicdan var kardeşim. Bunu söylediğimde de kızacak; 'Suriyelilere düşman mısın?' Hayır efendim ben kimseye düşman değilim. Türkiye'yi bu hale kimler getirdi onu sorgulamak istiyorum." 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, pazar günü yenilenecek İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine ilişkin "Ekrem Bey diyor ki, 'Burada binlerce, yüz binlerce fakir var. İstanbul'da yaşayıp deniz görmeyen yüzlerce, binlerce genç, çocuk ve kadın var. Ben hizmet edeceğim.' diyor. 'Hizmet edemezsin, mazbatanı iptal ederim.' Ettin kardeşim mazbatayı iptal, Allah'ın izniyle bir daha alacağız inşallah." dedi. 

Kılıçdaroğlu, Suudi Arabistan'ın Türkiye'ye düşman olduğunu ve Türkiye'yi sevmediğini iddia etti. 

İktidarı, "Elalemin kayığına binersen memleketi buraya getirirsin." ifadeleriyle eleştiren Kılıçdaroğlu, iktidara "Suriye'ye girmeyin" tavsiyesinde bulunmak istediklerini ancak kendilerinin görüşlerinin alınmadığını söyledi. 

Kılıçdaroğlu, "Suriye yönetiminin birileriyle derdi varsa gitsin hesaplaşsın ama Suriye bizim komşumuz. Oradaki yangın bize sıçrayacak. Apartmanda oturan vatandaşı düşün. Komşuda yangın çıktı, ne yaparsınız? Önce yangını söndürürsünüz. Biz ne yapıyoruz? Suriye'de yangın çıkıyor, suyla değil benzinle gidiyoruz. Silah gönderiyoruz. Suriye'de insanlar ölüyor." diye konuştu. 

"Egemen güçlerin maşası olanların, Müslümanı Müslümana kırdırdığını" anlatan Kılıçdaroğlu, "Bu tabloyu ortaya çıkaran kişi, bir numaralı sorumlu, sarayda oturan kibir abidesi." ifadesini kullandı. 

Kılıçdaroğlu, Suriye'de devam eden operasyonların daha fazla Suriyelinin Türkiye'ye göçüne neden olacağını savunarak, "3,5 milyon daha Suriyeli ve büyük kısmı da teröristler, Türkiye'ye gelip ne yapacaklar?" sorusunu yöneltti. 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün komşu devletlerle huzur içerisinde olmaya yönelik politikasını anımsatan Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin dış politikasının bu doğrultuda değişmesi gerektiğine dikkati çekti. Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: 

"Biri diyor ki 'Benim kayığıma bineceksin.', öbürü diyor ki 'Onu boş ver, benim kayığıma bineceksin.' Çünkü senin kayığın, iraden, gücün yok. Darmadağın ettiler seni, memleketi yönetemedin, devlette liyakati kaldırdın, askerleri perişan ettiler, orduyu darmadağın ettin. Orduda pilot kalmadı. Eski pilotları çağırıyor. Kim yaptı bunu? Vicdan sahibi AK Parti'li kardeşime sesleniyorum; 17 yılda Türkiye'yi kim bu hale getirdi? Vicdanına sor bir Allah aşkına sor." 

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, AK Parti'nin iktidarları döneminde Müslümanlığı politik bir malzeme olarak kullandığını, insanları böldüğünü ileri sürdü. 

Kimin çok kimin daha az Müslüman olduğunu sadece Allah'ın bileceğine dikkati çeken Kılıçdaroğlu, "Memlekette yolsuzluk, ahlaksızlık, adaletsizlik, diz boyu. Nelerle uğraşıyoruz?" dedi. 

Kemal Kılıçdaroğlu, George Washington Üniversitesinden iki Müslüman bilim insanının her yıl İslam'ın öngördüğü temel kurallara en çok uygun olan devletleri sıraladıklarını belirterek, şöyle devam etti: 

"Bu kurallara, 153 ülke arasında en çok kimlerin uyduğuna bakıyorlar. İlk 40'ında hiçbir Müslüman ülke yok. Türkiye 95. sırada, gerilemiş. Hani siz en çok Müslümanlığı savunuyordunuz? Bu yolsuzluk, ahlaksızlık, uyuşturucu batağı, fuhuş, adaletsizlik nedir? Bütün bunlara baktığımızda 95. sıradayız. Şimdi AK Parti'li kardeşlerime sormak zorunda değil miyim? Türkiye'nin yeri 95. sıra mı? Niye birinci, ikinci, üçüncü sırada değil? Şu soru bütün Müslümanların kendisine sorması gereken sorudur: İlk 40'ta niçin hiçbir Müslüman ülke yok? Neden bütün İslam alemindeki üniversite sayısı, Amerika'daki üniversite sayısından daha azdır? Neden İslam dünyasında kan akıyor da diğer yerlerde kan akmıyor? AK Parti'li kardeşlerimin bunu iyi düşünmesi ve sorgulaması lazım. Yarın sandığa gideceksiniz, oy kullanacaksınız." 

Kılıçdaroğlu, işsizliğin arttığını, 1 milyonun üzerinde üniversite mezunu işsiz bulunduğunu söyledi. 

Çocuk sayısı çok ve maddi durumu yetersiz ailelere üzüldüğünü anlatan Kılıçdaroğlu, "Adaleti sadece hakim dağıtmaz. Yönetici de adaletli davranmak zorunda. Birisinin karnı aç ve aç yatıyorsa, karnı tok olanın 'huzur içinde yatayım.' deme hakkı yoktur. Geldiğimiz çok acı bir nokta." diye konuştu. 

Kredi kartlarında bazı sektörlere yönelik taksit sayısının uzatıldığını anımsatan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Adam, kredi kartından dolayı icrada, perişan vaziyette. Emin olun bunlar ekonominin e'sini bilmiyor. Bunlara acaba Ekonomiye Giriş dersini yeniden mi versek acaba? Ekonomi, insan içindir, kalkınma, herkesin karnının doyması demektir. Ekonomide herkesin hayat standardını yükseltmesi lazım. Bunu biliyor musun? Onlar, ekonomiyi saray için öngörüyorlar. Sarayda bakıyorlar mutfağa her şey var. Vatandaşın mutfağı? Evladını aç yatıran annelerin acısını bunlar biliyor mu?" 

Kılıçdaroğlu, hükümetin ekonomiye yönelik çok sayıda program açıkladığını ancak hiçbirinin başarıya ulaşmadığını ileri sürerek, "Çünkü yanlış yapıyorsunuz. Gömleği yanlış iliklediniz, yapamazsınız, bilmiyorsunuz." dedi. 

AK Parti iktidarlarınca 2015 yılından itibaren açıklanan, aralarında "Ekonomik Müjdeler Paketi, Ekonomik Önlemler Paketi, Cazibe Merkezleri Teşvik Sistemi, Birinci 100 Günlük Eylem Planı, Yeni Ekonomi Programı, İkinci 100 Günlük Eylem Planı ile İVME Finansman Paketi"nin de bulunduğu paket ve programları sıralayan Kılıçdaroğlu, "Millet programdan bıktı; ekmek, iş istiyor." ifadesini kullandı. 

Kemal Kılıçdaroğlu, hükümetin 15 Mayıs 2019'da döviz işlemleri için vergi uygulamasını hayata geçirdiğini belirterek, "Erdoğan, bir ay sonra, 17 Haziran 2019, sanayicileri topladı, onlara müjde verdi; 'Binde bir kambiyo vergisini kaldırdık.' dedi. Bir ay önce getiren, kaldıran sensin. Niye getirdin, niye kaldırdın? Ne müjdesi kardeşim? Yönetemiyorlar. Ne yaptıkları da belli değil. Gerçekten de Türkiye yönetilmiyor, savruluyor." diye konuştu. 

Geçen yıl ve bu yıl Mayıs ayına ilişkin bazı gıda maddelerinin yıllık enflasyon oranlarını aktaran ve işsiz sayısının ise 8,5 milyona yaklaştığının altını çizen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: 

"Bundan çıkmanın yolu Türkiye'nin üretmesinden geçer. Üretmesi için de çiftçinin desteklenmesi gerek. Her şeye zam yapacaksın, 'fiyatı düşüreceksin.' Nasıl düşürsün adam? Elektriği, gübresi, suyu, ilacı zamlı, işçi ücretleri de arttı. Bu adama diyorlar ki 'Geçen senenin fiyatından üreteceksin.' O da diyor ki 'ben üretmiyorum o zaman, zarar ediyorum.' Sadece bu yılın ilk 4 ayında buğdaya 679 milyon dolar para ödedik. Yabancı çiftçiyi zengin ediyoruz. İçeride buğday taban fiyatı, tonu 1350 liraydı. Dışardan 1529 liraya getiriyoruz. Çiftçimize daha az, yabancıya daha fazla veriyoruz. Bunların yatacak yeri yok." 

Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin, yeni doğandan en yaşlısına kadar tüm nüfusuyla faize çalıştığını öne sürerek, "AK Parti'ye oy verenlerden seçim öncesi verilen vaatleri yerine getirmediği için iktidardan bu seçimde hesap sormasını" istedi. 

Kemal Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: 

"Bizden genç, dinamik, namuslu, huzurlu, kimseyi incitmeyen, düzgün bir arkadaş var: Ekrem İmamoğlu. 'Ben düzelteceğim. İstanbul'a çalışacağım, fakirliği yeneceğim.' diyor. 'Ben bilmem ne yapacağım.' Çocuk yatağa aç giriyorsa hiçbir şey yapamazsın. Önce o çocuğun karnını doyuracaksın. Açlık, yoksulluk, fakirlik nedir bilmiyorlar. Unuttular onları. Ekrem Bey diyor ki, 'Burada binlerce, yüz binlerce fakir var. İstanbul'da yaşayıp deniz görmeyen yüzlerce, binlerce genç, çocuk ve kadın var. Ben hizmet edeceğim.' diyor. 'Hizmet edemezsin, mazbatanı iptal ederim...' Ettin kardeşim mazbatayı iptal, Allah'ın izniyle bir daha alacağız inşallah." 

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın "ekonomiye yönelik söylemlerini" eleştiren Kılıçdaroğlu, "Acemi doktor gibi, kanı çekilmiş hastaya, 'hastanın tansiyonu düşmüş.' diyor. Zaten kan kalmadı adamda." dedi. 

Kılıçdaroğlu, Türkiye'ye hizmet etmek istediklerini dile getirerek, İstanbul'da bu pazar günü yapılacak seçimde vatandaşların ellerini vicdanlarına koyarak oy kullanmalarını istedi.

Haberin etiketleri:

chp, kemal kılıçdaroğlu,


Haber okunma sayısı: 326

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÜLKE GÜNDEMİ

Kürt'sen belediye başkanı olamazsın

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında "İktidar, 31 Mart'ta

PKK saldırmaya devam ediyor

Milli Savunma Bakanlığı'nın Barış Pınarı Harekatı'na ilişkin yaptığı paylaşımda "Tel Abyad bölgesinde

Mal varlığı ulusal güvenlik sorunu

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, ABD ile Türkiye arasında varılan Barış Pınarı Harekâtı’na

İmamoğlu’ndan İzmit’te deprem mesajı

İzmit Belediyesi önüne konulan platformdan vatandaşlara hitap eden İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 17 Ağustos

HDP’li milletvekili terör estirdi

Diyarbakır’da HDP İl Binası önünde, PKK’nın el koyduğu çocuklarını geri isteyen aileler, dün sabah

Trilyonluk bütçede halka düşen vergi ve zam

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, 2020 yılı bütçesinde halka “vergi ve zam” düştüğünü vurgulayarak,

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL