TSK Mehmetçik Vakfı

19 Aralık 2018 Çarşamba

Adayların tamamı kadın çıksın

adaylarin-tamami-kadin-ciksin

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Sizden isteğim, sadece sözle değil, eylemle de kadın hareketini güçlendirin. Getirin İzmir’de, Ankara’da, İstanbul’da, Denizli’de, Bursa’da, Diyarbakır’da çok sayıda kadını partiye üye yapın. O zaman önseçim isteyin önseçim yapalım, adayların tamamı kadın çıksın itiraz eden mi olur? Kimse itiraz etmez" dedi.
05 Aralık 2018 Çarşamba 18:41

 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türk Kadınına Seçme Ve Seçilme Hakkının Verilişinin 84. Yıl Dönümü nedeniyle, CHP Kadın Kolları tarafından genel merkezde düzenlenen özel toplantıda şöyle konuştu:

 

Sizden isteğim, sadece sözle değil, eylemle de kadın hareketini güçlendirin. Getirin İzmir’de, Ankara’da, İstanbul’da, Denizli’de, Bursa’da, Diyarbakır’da çok sayıda kadını partiye üye yapın. O zaman önseçim isteyin önseçim yapalım, adayların tamamı kadın çıksın itiraz eden mi olur? Kimse itiraz etmez. Dolayısıyla bir hareketi güçlendirmenin yolu kitlesel olarak bir partide güç olarak kendinizi göstermektir. Kitlesel olarak, bir güç olarak kendinizi gösterirseniz bütün sorun zaten çözülüyor.


Bizim sizden arzumuz, Gene Başkan olarak benim arzum bu mücadeleyi mutlaka ama mutlaka kitlesel bir mücadeleye dönüştürmektir. Eğer bu kitlesel mücadeleyi hayata geçirebilirseniz, çok sayıda parti üyesi kadınlardan oluşursa, örneğin nüfusun yüzde 50’si kadın diyoruz gayet güzel. Üyelerimizin kaçı kadın? Üçte biri bile değil. Dolayısıyla bizim arzumuz daha fazla kadınların partiye gelip üye olmasıdır. Önseçimi o zaman siz talep edeceksiniz, önseçim olsun. Önseçim olur niye olmasın, önseçimi yaparız. O zaman kadın hareketi kendi gücünü gösterir, kendi adaylarını çıkarmış olur. 


Elbette ki, bu bugünden yarına hemen sonuçlanacak bir olay değildir. Burada kararlılıkla ve belli bir inançla bu süreci sürdürmektir, bu süreci götürmektir. Eğer siz bunu sağlar, götürebilirseniz bizde size her türlü desteği veririz bundan emin olun.



Gazi Mustafa Kemal aslında boşuna kadınlara seçme, seçilme hakkını batılı ülkelerden önce vermiyor, bir devrim yapmış, bir devrim gerçekleştirmiş. Çağdaş uygarlığı yakalama gibi ve onu aşma gibi bir hedef koymuş. Bu hedefin gerçekleşmesi ancak kadının da bu hedefin içinde olması halinde gerçekleşebilir diyor. Aynı şekilde milli kurtuluş savaşına, milli kurtuluş savaşı da aynı zamanda bir hareketidir.


Şimdi siyasette de geldik tıkandı Türk siyaseti tıkandı biliyorsunuz.

Çünkü kadın gerçeği görüyor. Kadının erkeklerde olmayan bir özelliği daha var, doğal özelliği var, sezgi gücü var. Tehlikeyi daha önceden görme, sezme gücü var. Dolayısıyla kadının böyle bir özelliği varsa bizim siyaseti kadın eksenli bir siyaseti ancak başarıyla götürebiliriz. 

Bu açıdan ayrıcalık değil haklarımızı istiyoruz dedi Sayın Başkan. Son derece doğru ayrıcalık değil hak istiyorsunuz siz. Ama hak verilmez, hak ne olur? Hak verilmez alınır arkadaşlar. Yüzde 50 diyorsunuz, 50 isteyin doğru nüfusun yarısı kadın, yarısı erkek. O zaman sizin de siyasette yüzde 50 – 50 haklarınızın olması lazım. 


Şimdi değerli arkadaşlar bakın, yönetim olarak biz kadınların daha fazla siyasette yer almalarını istiyoruz. Bir başka şeyi daha söyleyeyim size, mücadele ederseniz mutlaka sonuç alırsınız. En azından şöyle düşünün, yani biz mücadele ettiğimiz zaman bu partinin Genel Başkanı bizim mücadelemizde bize destek veriyor. Bunu da bilin en azından, bu desteği de bilin. Dolayısıyla bu destek sıradan bir destek değildir. Bu desteğin önemini de kavrayın. Eğer siz kadın hareketi olarak bir mücadele yapıyorsanız o mücadelenin arkasında bu partinin Genel Başkanı olarak ben durur ve her türlü desteği veririm size. 

 

Şimdi toplumun hangi kesimleri kadın hareketi içinde yer almalı? Bu da önemli bir soru. Sadece üniversite mezunları mı, sadece lise mezunları mı? Hayır. Şimdi bakın, kadın hareketi bir siyasal bilinçlenme hareketidir aynı zamanda. Kadın hareketi bir siyasal bilinçlenme hareketi olduğu zaman anlamlı olur ve sonuç verir. Dolayısıyla siyasal bilinçlenmede sadece eğitilenler değil, eğitim almamış ama yaşamın bütün zorluklarıyla karşı karşıya olan kadını da düşünün. O kadında kendisine şu soruyu sormalı, neden ben bu ağır koşullar içinde çalışıyorum? Ben de insanım, benim de haklarım var, benim de yaşamaya haklarım var, benimde gezmeye haklarım var, benim de sosyal yaşamda bir hakkımın olması lazım. Neden ben geri planda duruyorum. O bilinçte o kadına anlatılmalı ve dolayısıyla o da siyasal mücadelenin bir parçası olduğunu kabul etmeli. Hak ve hukuk, evet hak ve hukuk ancak böyle kazanılır. Yoksa üniversiteyi bitirdik, hepimizin durumu iyi, gelirimizde iyi, işte iyi de bir evlilik yaptık e şimdi ben hak istiyorum. Hayır. Anadolu’nun en ücra köşesinde hayatın bütün zorluklarını yaşayan kadınlarında haklarının olduğunu bilmemiz ve o mücadelenin yanında olmalıyız ve onlarla beraber olmalıyız. O zaman Cumhuriyet Halk Partisiyle ilgili geçmişte konuşan pek çok olumsuz algı tuzla buz oluyor. Evet diyorlar düne kadar oy vermediğimiz, düne kadar farklı gördüğümüz Cumhuriyet Halk Partisi hiçbir ayrım yapmadan nerede bir yoksul varsa onun yanında, nerede bir haksızlığa uğramış bir kadın varsa onun yanında duruyor ve biz o algıyı güçlendirmek zorundayız. O zaman kadın hareketi Türkiye genelinde büyüyen bir harekete dönüşmüş olabilir. 


Cumhuriyet Halk Partili kadınlara düşen görev daha ağır bir görevdir. Sorumluluğu daha ağır olan bir görevdir. Çünkü Cumhuriyet Halk Partili olmak kolay değildir. 


Cumhuriyet Halk Partili olmak için önce kadın – erkek eşitliğine inanmak gerekiyor. Cumhuriyet Halk Partili olmak için kadın hareketinin ne kadar önemli olduğunu ve bunun bir tarihsel derinliği olduğunu bilmek gerekiyor. 


Bakın, cumhuriyet devriminin kadına bakışına bakın. Ne kadar insani bir davranış içinde bakabiliyor. Kız çocuklarının okuması için mücadeleler yapılıyor. Sıdıka Avar diye bir öğretmen vardı bilmem kaçınız duydu Sıdıka Avar. Katır sırtında Anadolu’nun köylerini gezerek kız çocuklarını alıp o çocukları eğitiyor. Yine Sıdıka Avar’ın anılarında vardı, Elazığ’da okuttuğu ve mezun ettiği çocuklar Sivas’ta sınava gireceklerdir, Elazığ’da sınav yok o zaman ama Sivas’a gitmesi için bu çocukların para lazım, ödenek lazım. Ödenek ister, merkezden cevap gelir para yok, böyle bir ödeneğimiz yok diye. Kendi cebinden tuttuğu otobüslerle bu kız çocuklarını alır Sivas’a götürür ve sınava sokar. İdealizm budur, bir davaya inanmak budur, bir davaya adanmışlıkta budur. Sıdıka Avar gibi onun o cumhuriyetin ilk yıllarında kız çocuklarının okuması için verdiği mücadele sıradan bir mücadele değildir. Ve onun okuttuğu kız çocuklarının hiçbirisi Sıdıka Avar’ı unutmadı, hiçbirisi unutmadı. 

 

Dolayısıyla size aslında düşündüğünüzden daha ağır görevler düşüyor. O görevler sıradan görevler değil, o görevleri size veren aslında bu ülkenin kurucusu. Sıdıka Avar gibi kendisini cumhuriyete, kendisini kız çocuklarının okumasına adayan kadınlar gerekiyor aslında. O kadınlarla biz yola çıktığımızda ki şimdi sayıları, onların sayısı öyle 100 – 200 falan değil artık milyonlarca öyle kadınımız var. Ve milyonlarca kadın aynı hedefe yöneldiğinde göreceksiniz ki Türkiye’nin dünyadaki imajı da değişecektir. Daha farklı bir Türkiye, daha görkemli bir Türkiye, demokrasisi gelişmiş bir Türkiye, kadın – erkek eşitliğine inanmış bir Türkiye tablosu ortaya çıkacaktır. Bu tabloyu sizler yaratacaksınız. Benim görevim vereceğiniz her mücadelede size destek olmaktır. Bunun sözünü sizlere veriyorum. 

Haberin etiketleri:

CHP, kemal kılıçdaroğlu


Haber okunma sayısı: 61

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÜLKE GÜNDEMİ

Albayrak enflasyonla mücadeleyi açıkladı

2019 yılı bütçesi konusunda meclis genel kurulunda açıklamalarda bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Berat

'Kılıçdaroğlu yapamaz' deyince ...

İstanbul TV adlı Youtube kanalının bir sokak röportajı gündeme bomba gibi düştü. VİDEO

Muhalefetin söz söyleme hakkının olmasıdır

Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş, "Bir ülkede eğer ücretli sömürü

ABD, Suriye'de geçici değildir.

Ardahan Bağımsız Milletvekili Öztürk Yılmaz, Türkiye'nin, Fırat'ın doğusuna yönelik operasyon

Depreme değil yalana hazırlıklı

AFAD Başkanı, İstanbul’da 2 bin 850 afet toplanma alanı olduğunu iddia etti. TMMOB’den Gökçe ile Akçelik,

Talep artınca süreyi uzattık

İYİ Partili Seymen, "Güç birliği görüşmelerinden sonra belediye meclis üyeliği ve belediye başkan

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL