13 Aralık 2017 Çarşamba

Öyle bir talimatım söz konusu değil

-oyle-bir-talimatim-soz-konusu-degil

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Engelleri Aşanlar Buluşması"nda dün Muş'ta yanlış anlaşıldığını ifade ederek önemli açıklamalarda bulundu
04 Aralık 2017 Pazartesi 16:31

 Erdoğan, sergisi ve gösterileriyle programın düzenlenmesinde emeği geçen AK Parti Sosyal Politikalar Başkanlığına şükranlarını sundu.

Salonda bulunan her biri bir zafer hikâyesi olan engellileri mücadeleleri ve kararlılıkları dolayısıyla tebrik eden Erdoğan, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü vesilesiyle Türkiye'deki ve dünyadaki tüm engellilere selamlarını iletti.

Dün Muş'ta bazı sinyaller aldığını ve mal varlıklarını başka ülkelere kaçırmaya çalışanların bulunduğunu söylediğini anımsatan Erdoğan, "Kazançlarını yurt dışına kaçırmak isteyenlere iyi gözle bakmayacağımızı belirtmiştik. Bunun üzerine farklı değerlendirmeler yapıldığını gördüm. Bu ülkenin en yüksek mercii olarak şu hususu kesin olarak ifade etmek istiyorum; Türkiye, serbest piyasa ekonomisine sahip bir ülkedir. 1989 yılında beri isteyen herkesin yurt dışına parasını çıkarma hakkı vardır, şüphesiz ki aynı şekilde devam etmektedir." diye konuştu.

Erdoğan, yurt dışına yatırım yapan bir ülke olduklarını, geçen 15 yılda yurt dışında Türkiye'ye 180 milyar dolara yakın yatırım gelirken Türk iş adamlarının yurt dışındaki yatırımlarının tutarının da 40 milyar doları geçtiğini söyledi.

Sadece bu yılın ilk 9 ayında yurt dışına giden yatırım rakamının 2 milyar dolara, ülkeye gelen yatırım rakamının da 7,5 milyar dolara ulaştığını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:



"Gittiğimiz yerlerde iş adamlarımızın yatırımlarını gördüğümüzde gurur duyuyoruz. Dolayısıyla ülkemizdeki yerli ve yabancı tüm firmalar, küresel finans sistemine entegre bir şekilde faaliyetlerini sürdürüyorlar, sürdüreceklerdir. Aksi yönde atılacak adımlara önce biz karşı çıkarız. Benim sermaye hareketlerinin sınırlandırılmasıyla ilgili bir talebim veya talimatım söz konusu değildir. FETÖ gibi, PKK gibi terör örgütleri ile iltisaklı oldukları için paralarıyla beraber bu ülkedeki kaynakları yurt dışına kaçıranlar zaten haindir. Bunu söylüyorum. Onlarla ilgili nefes tüketmeye de gerek duymuyorum. Benim söylediğim, ülkemizin diğer saldırıların yanı sıra ekonomik olarak da baskı altına alınmaya çalışıldığı şu dönemde iş adamlarımızın yerli ve milli duruş sergilemeleri gerektiğidir. İş adamlarımız, şayet bu dönemde Türkiye ekonomisine sahip çıkmayacaklarsa soruyorum ne zaman çıkacaklar?"

TUĞLA ÜSTÜNE TUĞLA KOYANIN BAŞIMIZIN ÜSTÜNDE YERİ VAR

Erdoğan, kasım ayı itibarıyla yıllık ihracatı 155,5 milyar dolara ulaştıran iş dünyasına şükranlarını sundu.

İhracatın rekor üzerine rekor kırdığı, Merkez Bankası rezervinin 119 milyar doları bulduğu, üçüncü çeyrek büyüme rakamının çift haneye doğru gittiği dönemde ülkesine güvenmeyen iş adamının yerli ve milli olmadığını vurgulayan Erdoğan, "İşte bu duygularla dün Muş'ta yatırım için değil ülkesine güvenmediği için varlıklarının bir bölümünü yurt dışına çıkartma gayreti içinde olduğunu duyduğum bir kısım iş adamlarına sitemimi dile getirdim. Yatırım için yurt dışına kaynak götürene, ihracat arayışı içinde olana, ticaret yapana asla sözümüz yoktur, olamaz. Her zaman ifade ettiğim gibi bu ülke için tuğla üstüne tuğla koyan herkesin başımızın üstünde yeri vardır." ifadelerini kullandı.

 Erdoğan, "Engelleri Aşan 2017" programının engelli sunucusu Vahide Çakır'a dönerek, yarın düzenlenecek "Uluslararası İşte Kadın" zirvesinde beraber olacaklarını, o programda da takdimleri kendisinin yapacağını dile getirdi.

ENGELLİLER RABBİMİZİN BİR İMTİHAN VESİLESİDİR

Engellilerin nereden nereye geldiğinin hikâyesinin bir anlamda Türkiye'nin de hikâyesi olduğunu anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bir söz vardır, 'Kendisi himmete muhtaç dede, nerede kaldı gayrıya himmet ede." Türkiye, devleti, milleti, kurumlarıyla öylesine sıkıntılı günler yaşadı ki bu süreçten engelli kardeşlerimiz de payını aldı. Geçtiğimiz 15 yılda ülkemize her alanda olduğu gibi engellilerimizin sorunlarının çözümü konusunda da adeta çağ atlattık. Türkiye'ye sosyal devlet olma yolunda kat ettirdiğimiz mesafenin en önemli motivasyon kaynağı inancımızdır. Bizin inancımızda engelliler Rabbimizin bir imtihan vesilesidir, sınamasıdır, bağışlanma vesilesidir.

Batı ülkeleri başta olmak üzere dünyadaki pek çok toplumda engelliler bir yük olarak görülüp buna göre muamele görülürken bizde tam tersine bir lütuf olarak kabul edilmiştir. Bir yazarımızın ifadesiyle 'Canda özür olmaz, özür bakışlarımızda, engel düşüncelerimizdedir.' Gerçekten ülkemizde geçmişte yoksulluğun, sefaletin gönüllerimize ve zihinlerimizde yol açtığı yaralar her alan gibi engellilerimizi de etkilemiştir. Bu cendereden çıkar çıkmaz milletimizin her kesimiyle birlikte engellilerimizin de meselelerinin çözümü yolunda tarihi önemde adımlar atılmıştır."

Divan şairi Şeyh Galip'in "Ey dil, ey dil, neden bu makamda gam dolusun sen? Gerçi virane isen de tılsımlı bir definesin sen. Meleklerin secde ettikleri mükerrem varlıksın sen. Bildiğin gibi değil, cümle vardan üstünsün sen. Hoşça bak zatına, zübde-i alemsin sen. Merdüm-i dide-i ekvan olan ademsin sen." dizelerini okuyan Erdoğan, engelli ya da engelsiz olmanın değil insan ve adem olmanın önemli olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanı, eşref-i mahlukat olarak kabul eden Yunus'un ifadesiyle "Yaradılanı severiz Yaradan'dan ötürü." diyen bir medeniyetin, insanlar arasında böyle ayrımlar yapmasının mümkün olmadığını belirterek, "İyiliği gösterişte, adaleti yollarda, sevgiyi sosyal medyada aralayanlar, elbette medeniyetimizin bu derin sırrına eremezler." diye konuştu.

Geçen 15 yıl içinde önce insan diyerek, iyilikte ve hayırda yarışmanın faziletine inanarak, adeta ilmek ilmek örerek bir sosyal devlet inşa ettiklerini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"İktidarlarımız döneminde engellilerimize, çocuklarımıza, kadınlarımıza, yaşlılarımıza, gariplerimize, şehit yakınlarımıza, gazilerimize, tüm ihtiyaç sahiplerimize hizmet için 235 milyar liralık bir kaynak kullandık. Tarihimize ve kültürümüze sahip çıkarken milletimizi muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkartmanın mücadelesini verirken işte bu şekilde gönül medeniyetimizi de ihya etmenin gayreti içinde olduk.

İşin özüne baktığımızda önce kendimize şu soruyu sormamız gerekir. Görememek, duyamamak, konuşamamak, yürüyememek, algılayamamak bir eksiklik midir? Asla, değildir. Şimdi bazı tespitler yapıyorum. Işığı kapattığımızda biz de göremeyiz, duvarları yalıtılmış bir odaya girdiğimizde biz de duyamayız, yabancı bir ülkeye gittiğimizde biz de lal oluruz, ayaklarımız uyuştuğunda biz de yürüyemeyiz. Uykuya daldığımızda biz de çevremizde irtibatımızı kaybederiz. Daha da önemlisi yarın hangimizin bu engellerle sürekli yaşamak zorunda kalmayacağının garantisi var mıdır?" 

MESELELERİN ÇÖZÜMÜNÜ KENDİ MEDENİYETİMİZDE, TARİHİMİZDE ARAYACAĞIZ

Her engellinin doğuştan bir engelle dünyaya gelmediğine işaret eden Erdoğan, kiminin Aşık Veysel gibi hastalık sebebiyle, kiminin Ampüte Milli Takım Kaptanı Osman Çakmak gibi terörle mücadele sırasında, kiminin iş veya trafik kazasında kiminin de başka sebeplerle daha sonradan engelli olabildiğini söyledi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Onun için önemli olan, bu kardeşlerimizin engellerinin ne olduğu, nasıl olduğu değil bu kardeşlerimize nasıl baktığımızdır. Engelli kardeşlerimizin durumunu tıpkı erkek veya kadın olmamız gibi, tıpkı düz veya kıvırcık saçlı olmamız, tıpkı mavi veya kahverengi gözlü olmamız gibi insani bir gerçek olarak kabul ettiğimizde diğer tüm sorunların kendiliğinden çözüm yoluna girdiğini görüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Aşık Veysel'in "Hakikat ararsan açık bir nokta, Allah kula yakın, kul da Allah'a. Hakk'ın gizli hazinesi toprakta, benim sadık yarim kara topraktır." dizelerini okuyan Erdoğan, "Kara toprağın altına girdiğimizde her şey eşitlenir. Ne makamların ne malın, mülkün ne de engellerin orada bir ehemmiyeti yoktur. Cumhurbaşkanı olsan ne yazar, başbakan olsan ne yazar, trilyarder olsan ne yazar, 'Er kişi niyetine' der ve oraya gönderirler. Varsa yaptığın iyilikler, güzellikler, o zaman işte 'Baki kalan bu kubbede hoş bir sada imiş' derler. 'Allah razı olsun. Hizmet eden bir cumhurbaşkanımız, başbakanımız vardı' derler ve hayırla yad ederler." diye konuştu. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah'ın rızasını kazanmak için yapılanlarla bir farkın ortaya çıkacağının altını çizerek, "Engelli kardeşlerimize de tıpkı köken, inanç, dil, derimizin rengi gibi diğer farklılıklarımızın ötesinde insan gözüyle bakma anlayışını 7'den 70'e milletimizin tüm fertlerine kazandırmak zorundayız. Gerekiyorsa ilkokuldan itibaren çocuklarımıza bunun eğitimini vermeliyiz." dedi.  

Gökkuşağı Okulu öğrencilerinin programa katkılarını hatırlatan Erdoğan, öğretmenlere, okul yönetimine ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına  teşekkürlerini sundu. Erdoğan, "Demek ki yapınca, gayret gösterince oluyor. İnşallah yaygınlaştırarak daha da iyisi olacak." diye konuştu.  

"Yunus'u bilmeyen, Mevlana'dan haberi olmayan, Hoca Ahmet Yesevi'yi duymayan Hacı Bayram Veli'yi, Hacı Bektaş Veli'yi ve Ahi Evran'ı tanımayan bir nesil engelli de saymaz, yaşlıya da hürmet etmez, kadına da değer vermez." ifadesini kullanan Erdoğan, geçtiğimiz günlerde Ankara'da gazilere yönelik olayları hatırlattı. Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bunlarda vicdan var mı? Bunlarda insanlıktan nasibini almak var mı? Yok. Bunlardan hiçbir şey olmaz. İslam'ı kendi medeniyetinin kaynaklarından değil de dünyanın başka köşelerindeki yanlış uygulamalardan öğrenenler, dönüp dolaşıp ya DEAŞ, El- Kaide, Boko Haram gibi eli kanlı örgütlerin ağına düşer ya da mezhepçilik fitnesine odun taşır. Biz, meselelerin çözümünü kendi medeniyetimizde, kendi tarihimizde arayacağız."

Erdoğan, asırlar önce engellilerini musikinin gücüyle, suyun ferahlığıyla, canlılarla iletişimle topluma kazandıran bir medeniyetin bugün hala engelli sorununu tartışıyor olmasının üzüntü verici olduğunu ifade etti. 

"Ben değerler eğitiminin çok önemli olduğunu özellikle söylüyorum. Çocuklarımıza medeniyetimizin, tarihimizin, kültürümüzün değerlerini öğretmeyen bir eğitim öğretim sistemi benim gözümde başarısızdır, başarısız olarak da kalacaktır" diyen Erdoğan, toplumda engellilerin büyük sıkıntı çekmesinin en başta gelen sebebinin onları hayatın ve üretimin dışında bırakan anlayış olduğunu bildirdi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, engelli olmanın dört duvar arasına hapsolmak, ailesine ve topluma yük olmak anlamına gelmediğine dikkati çekerek, "Önemli olan engelli kardeşlerimize bu fırsatı tanımaktır. Türkiye engellilerini hayatın dışında tutacak, dört duvara hapsedecek kadar müsrif bir ülke değildir, olamaz. Bizim 80 milyon vatandaşımızın her biri gibi engellilerimizin de katkısına ihtiyacımız bulunuyor. Bunun için önce engellilerimizle ilgili güçlü bir hukuki alt yapı oluşturduk." diye konuştu. 

Türkiye'nin ilk engelliler kanununu 2005'te AK Parti'nin çıkardığını anımsatan Erdoğan, Birleşmiş Milletlerin engellilerin haklarına ilişkin sözleşmesini 2009'da kabul ettiklerini aktardı. Erdoğan, "Anayasa değişikliğiyle, engellilerimize yapılacak pozitif ayrımcılığı en üst düzeyde garanti altına aldık." ifadesini kullandı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında engellilerin eğitim ve rehabilitasyonlarına ilişkin yürütülen çalışmalardan da bahsetti. 

Engellilerin özellikle eğitim ve rehabilitasyonuna çok önem verdiklerini belirten Erdoğan, bakım hizmetlerini yaygınlaştırarak, istihdam imkanlarını artırarak engellileri hayatın içine soktuklarını vurguladı. 

Erdoğan, 521 bin engelli vatandaşın, ailelerine sağlanan destekle evde bakım hizmetlerinden yararlandığına değinerek, kamuya ait bakım ve rehabilitasyon merkezlerinde sıra bekleyen hiçbir engellinin olmadığını, başvuran herkese kapıların açık olduğunu söyledi.

BABAYİĞİTLER ARIYORUM

Erdoğan, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinden tüm engellilerin ücretsiz yararlanabildiğini vurgulayan, şöyle devam etti:

"Sadece kamuda çalışan engelli sayısını 10 kattan fazla artırarak, 52 bin 400 seviyesine çıkarttık. Fakat burada benim şimdi özel sektöre bir çağrım var. Özel sektörümüzden de benzer bir yaklaşım bekliyoruz. Engelliyi almayı kendisi için zül addeden sermaye çevresi var. Bak devlet istihdam ediyor. Sen de istihdam et. Bir şey kaybetmezsin. Türkiye otomobilinde beş babayiğit bulduk. Şimdi bu işte de ben babayiğitler arıyorum. Ona göre. Her şey kanunla, cezayla, zorlamayla olmaz. Bazı şeyleri gönüllü olarak yapmak gerekir. Engelli bireylere çalışma hayatında daha çok yer vermek de işte bu şekilde olmalıdır. Kalpten gelen bir sevgiyle ve doğruluğuna inanarak, bu işi yapmak gerekir." 

Şehirlerin, binalarından yollarına, parklarından toplu taşıma araçlarına kadar engellilerin ihtiyaçları da göz önünde bulundurularak planlaması gerektiğine dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu konuda hala çok eksikler olduğunu görüyorum. Engelli bireylerimizin, haklarını kullanabilmeleri için çok önemli olan sağlık raporlarının alınmasında hala bazı sıkıntılar olduğunu duyuyorum. Bu tür sahtekarları da yakalayıp ortaya çıkarıp ifşa etmek gerekir. Bu meselenin de bir an önce bir sisteme ve standarda bağlanmasında fayda görüyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın salondaki yerini almasının ardından engelliler tarafından "Engelleri Aşanlar Sahne Gösterisi" sunuldu.

Koltuk değnekli bir sporcunun akrobatik gösterisinin ardından, Milli Eğitim Vakıf Gökkuşağı İlköğretim Okulu'nda eğitim gören engelli ve sağlıklı çocuklardan oluşan koro "Engelleri Aşalım" şarkısını seslendirdi.

Türkiye Paralimpik Atıcılık Milli Takımı sporcusu Ayşegül Pehlivanlar, protokolde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yan yana oturdu.

Sahne gösterileri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması işitme engelliler için işaret diliyle aktarıldı. Programın sunuculuğunu da doğuştan yürüme engelli Vahide Çakır yaptı.

Programa, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Öznur Çalık, Ravza Kavakcı Kan, Çiğdem Karaaslan, Hayati Yazıcı, Cevdet Yılmaz, Mahir Ünal, Hamza Dağ, AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin, AK Parti Kadın Kolları Genel Başkanı Lütfiye Selva Çam, farklı branşlardaki engelli sporcular, Avrupa Şampiyonu olan Ampute Futbol Milli Takımı sporcuları, engellilerle ilgili sosyal sorumluluk projelerinde yer alan şirketlerin yöneticileri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul ettiği engelli çocuklar ile çok sayıda davetli katıldı.



Haber okunma sayısı: 38

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÜLKE GÜNDEMİ

Ankara'nın İstanbul'un hesabını niye sormuyorsun

CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun cevaplandırması istemiyle TBMM

Kamyoncu gişelerde mal boşaltmıyor

CHP Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun

Müftü seçimi Lozan'la belirlenmedi

Uluslararası hukukçular, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, Yunanistan ziyaretinde “Lozan Antlaşması’nı

İBB’den ‘Nurculuk’ açılımı…

Geçtiğimiz Eylül ayında başkanı ve üst yönetimi değişen İstanbul Büyükşehir Belediyesi, milyonlarca

AKP Ensar'la evlere girecek

MEB, FETÖ’nün çocukların beyin yıkama yöntemi olarak kullandığı “sohbet” uygulaması ile din eğitimine

En sert sözü dönekler söyler

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nu hedef alan İçişleri Bakanı Soylu’yu ‘mafya tetikçisi’ne benzeten CHP’li

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

ANKET

Fenerbahçe - Bursaspor maçı ne olur ?

Fenerbahçe - Bursaspor maçı ne olur ?

Ankete Katıl Sonuçlar