21 Temmuz 2019 Pazar

Yedi uyurlar gerçek mi?

yedi-uyurlar-gercek-mi

Ashab-ı Kehf ya da Yedi Uyurlar olayının yaşandığı mağara olan Yedi Uyurlar mağarası Hristiyanlık ve İslamiyet’te büyük öneme sahiptir. Gençlerin adaları, yerler, bazı olaylar ve uykuda kalış süresi farklı dinlerde değişiklikler gösterse de, birçok dinin içine girmiş olan bu olay günümüzde hala anlatılmaktadır.
02 Ocak 2019 Çarşamba 20:19

 MS 250 yılında Roma tahtında İmparator Decius oturuyordu. Hükümdar, aynı zamanda koyu bir Hıristiyanlık düşmanıydı. Oysa, bu din o yıllarda büyük bir hızla yayılıyordu. Bu yayılışı durdurmak, Decius’un en büyük amacıydı. Hıristiyanlar; inançlarından vazgeçirecek ve onları tekrar puta taptıracaktı. Bu amaç için elinden geleni ardına koymadı. Yakalanan Hıristiyanları ateşte diri diri yaktırdı, kazıklara oturttu, türlü işkencelerle öldürttü. İmparatorun şerrinden elaman diyen bazı Hıristiyanlar, çok uzaklara kaçtılar. Bunların içinde 7 arkadaş ve bir de köpekleri vardı.

                      

Mağaraya Saklanıyorlar

Bu 7 arkadaş Efesliydiler. Romalı askerlerin ellerinden kurtularak Efes’te Panayır Dağı’nda bir mağara buldular ve oraya saklandılar. Amaçları, belki de bir zaman burada saklanıp, kendilerini unutturmaktı. Sonra da daha uzaklara kaçacaklardı. Korku ve üzüntüden yorgun düşmüşlerdi. Sürekli dua ettiler. Tanrı’nın kendilerini kurtarmasını dilediler. Bu arada Efes’te bulunan imparator, saklandıklarını haber aldı. Derhal adamlarını göndererek mağaranın ağzını koca koca taşlarla ördürdü ve onları içeride açlık ve susuzluktan ölüme mahkûm etti.

 



Yüzyıllar Geçiyor

7 arkadaş ve köpekleri o günün akşamı uykuya dalıyorlar. Sabah oluyor ve içlerinden biri, adı Yemliha (ya da Jomblicus) olan genç,yiyecek almak üzere, Efes’e doğru korka korka yola koyuluyor. Mağaranın ağzı ise onların girdikleri zamanki gibi açık! Yemliha, kente girince hemen bir fırıncıya gidiyor ve ekmek istiyor. Karşılık olarak da cebindeki paralardan veriyor.

 

Fırıncı paraları görünce şaşırıyor. Yemliha’ya, bunları nereden bulduğunu soruyor. Yemliha ise daha çok şaşırıyor. Bunun üzerine fırıncı bunların 200 yıl evvel kullanılan İmparator Decius dönemine ait paralar olduklarını söylüyor. Şimdi Roma tahtında İmparator Theodosius’un bulunduğunu anlatıyor. Yemliha hayretle, “Nasıl olur, ben dün uyudum, bugünse uyandım.’..” diyor. Hemen mağaraya dönüyor ve durumu arkadaşlarına anlatıyor.

 

 

Tekrar Uyuyorlar

Bunun üzerine tekrar yatıp uyumaya karar veriyorlar. Bir daha da uyanmıyorlar. İmparator Theodositıs durumu öğrenince, adamlarıyla birlikte hemen mağaraya koşuyor ve onları uyurlarken görüyor. Anlatılana göre yüzleri pırıl pırıl parlıyormuş…

 

Meğer, mağaranın ağzını bilmeden açtıran da, imparatorun yakınlarından Addius isminde biriymiş. Addius’un köleleri gelmişler ve bir binanın yapımında kullanmak için mağaranın ağzındaki taşları söküp taşımışlar. Yemliha ve arkadaşlarının ilk uyanışı böylece gerçekleşmiş…

 

Diğer kaynaklarda

Bu konuyu kaleme alanlardan biri de İngiliz yazar Gibbon’dur. Fakat başka kaynaklar onun zamanlamasına karşı çıkıyorlar. Çünkü Gibbon, 7 gencin mağarada tam 375 yıl uyuduğunu ileri sürüyor…

 

7 Uyurlar İle İlgili Değişik Bir Hikâye de Şöyle:

 

Ege bölgesindeki birçok kentte özellikle Efes’te Hıristiyanlar hızla çoğalıyorlar. İmparator Decius, Hıristiyanlığı kabul etmiyor. Hıristiyanlar ibadetlerini gizli gizli yapıyorlar. Decius bir gün 6 Hıristiyanı huzuruna çağırıyor. Amacı, onları tüm Hıristiyanlara karşı örnek olarak kullanmak. 6 gence şöyle diyor:

 

“Sizlere üç gün süre veriyorum, bu zaman içinde Hıristiyanlığı unutacaksınız. Siz de herkes gibi olacak ve putlara tapacaksınız.” 6 genç, Decius’un emrine uvmamak için Efes’i terk ediyorlar ve Panayır Dağı’na çıkıyorlar.

Çoban ve Köpeğine Rastlıyorlar

Gençler saklanacak bir yer ararlarken, önlerine bir çoban çıkıyor. Çobanın yanında bir de köpek var. Adı Kıtmir. Sonunda bir mağara buluyorlar ve saklanıyorlar. İmparator onların kaçtıklarını haber alıyor. Askerler araya araya mağarayı buluyorlar. Ceza olsun diye mağaranın ağzını bir duvar örerek kapıyorlar. Aradan 309 yıl geçiyor. Mağaradakiler hiç uyanmadan bu zamanı geçiriyorlar. Uyandıklarında, Yemliha ekmek almak için dışarı çıkıyor ve fırına gidiyor. Fırıncı, Decius dönemine ait paraları görünce, durum ortaya çıkıyor. İmparator Theodosius’a haber veriliyor. İmparator, Yemliha”yı huzuruna çağırıyor. Sonra hep beraber mağaraya gidiyorlar. Fakat 7 Uyurlar, bir daha normal yaşama dönmek istemiyorlar. Tekrar mağaraya kapanıp, uyanmamak üzere uyuyorlar.

 

Gerek İslam, gerekse Hıristiyan kaynaklarındaki 7 Uyurlar öyküsü pek fazla farklı değil. Bir başka batılı kaynak ise, 7 Uyurların uyandıktan sonra yaşama devam ettiklerini ve olay nedeniyle kutsal kabul edildiklerini anlatıyor. Öldükleri zaman aynı yere, yani yüzyıllarca uyudukları mağaraya gomülmüşler.

 

Kuranı Kerimde 7 Uyurlar

Kuranı Kerim, 7 Uyurlardan önemle söz ediyor. Kehf (Mağara) Sûresi’nin bazı bölümleri şöyle;

“10. Hani o yiğitler mağaraya sığınmışlardı… 11. Biz de onların kulaklarına nice yıllar perde koyduk. 13. Sana onların hikâyelerini dosdoğru haber veriyoruz… 17. Onlar mağaranın geniş bir yerindeydiler… 18. Onlar uykuda oldukları halde uyanık sanırdın. Biz onları sağa sola döndürürdük. Köpekleri kapı ağzına dirseklerini dayamıştı… 19. Birbirlerine sorsunlar diye onları uyandırdık, içlerinden biri ‘Ne kadar kaldınız?’ dedi. Bir gün veya daha az bir zaman dediler. Ne kadar kaldığımızı Allah bilir, paranızla birimiz şehre gitsin, en iyi yiyeceklere baksın ve getirsin…’ 21. Halk onların hakkında çekişip duruyordu, onların mağaralarının çevresine bir bina kurun diyorlardı… 22. Karanlığa taş atar gibi, mağaradakiler üçtür, dördüncüleri köpektir derler veya beştir altıncıları köpektir derler veya yedidir sekizincileri köpektir derler. De ki ‘Onların sayısını en iyi bilen Rabbim’dir…’ 25. Onlar mağaralarında 309 yıl kaldılar derler. 26. Onların ne kadar kaldıklarını en iyi Allah bilir. Göklerin ve yerin gaybı O’na aittir.

Ayette adı geçen Eshab- Keyf’in kaç yıl uyudukları 25, Ayette net rakamla verilir: “Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar. Buna dokuz daha eklediler.” Ancak 26. ayette bu sürenin izafi olabileceğine dikkat çekilir: De ki: “Kaldıkları süreyi Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gaybını bilmek O’na aittir.”

 

Uyurlar inancı, bazı Kuranı Kerim yorumcularınca Hıristiyanlıkla bağdaştırılmıştır. Önce Hıristiyanlık uzun bir uyku dönemi geçirmiş ve uzun bir zaman sonra yayılmaya başlayabilmiştir. Bir başka ayette mağaranın ağzının kuzeye baktığı söyleniyor. Yine bazı yorumcular bunun da Hıristiyanlıkla ilgili olduğunu söylüyorlar. Çünkü Hıristiyanlık en fazla kuzey yarıkürede etkili oldu ve yayıldı.

 

Taberi tarihindeyse bir başka hikâye var. Hz. İsa’nın havarilerinden biri Efes’e gelir. Bu kişinin St. Paul olması mümkündür. Kente girerken bir heykel görür, bu heykele tapınmadan Efes’e girmek yasaktır. O zaman, havari kente girmez ve kent dışındaki bir hamama tellak olarak kapılanır. Orada Hıristiyanlığı öğretmeye başlar. Bir gün kralın oğlu yanında bir fahişe ile gelir ve hamama girmek ister. Havari engel olmak için uyarır ama dinletemez. Kralın oğlu ve yanındaki kadın, hamamda Allah tarafından yok edilirler. Kral çok kızar, suçu havariye yıkarak, öldürülmesini emreder. Bunun üzerine havari, Hıristiyan olan gençlerin yanlarındaki köpekle birlikte mağaraya saklanır. Hikâyenin devamı yukarıda yazılanlara benziyor. Taberi gibi tüm doğu kaynakları 7 Uyurların isimlerini aynı veriyorlar: Yemliha, Mislinâ, Mahselina, Memuş, Debernuş, Samuş, Kefektatyuş ve köpekleri Kıtmir… Bu gizemli öykü, batıda aynen, ya da çok az farkla görülüyor. Katolikler, 7 Temmuz’u, anı günü olarak kutluyorlar, Ortodokslara göre ise, Yedi Uyurlar 4 Ağustos’ta mağaraya girip, yüzyıllar sonra 22 Ekim’de uyanmışlardır.

 

 

Zaman yolculuğu mu?

7 Uyurlara bir gün gibi gelen yüzyıllar, acaba gerçekten geçti mi? Yoksa onlar yüzyılları bir anda mı geçtiler? Cevap bilinmiyor.. Kuranı Kerim’in, dikkat edersek, birçok yerinde, bir günün, bin yıl olabileceği yazılı. Zaman yolculuğu günümüze daha uygun bir yaklaşım. Aklımıza Einstein geliyor, ışık hızında zamanın durduğunu söylemiyor muydu?

 

7 Uyurlar Mağarası Nerede?

Uyurlar mağarasının Efes”te olması kesin değil, çünkü iki mağaranın daha adı geçiyor. Bunların biri Tarsus’ta, diğeriyse Mardin’de. Bazı araştırmacılar, eski adıyla Efesus’un,Tersus; yani Tarsus’la karıştırıldığını iddia ediyorlar.

 

7 Uyurlardan söz eden önemli bir kaynak, “Şerh-i Mevakib” yani Kuranı Kerim’i yorumlayan bîr eserdir. Bu eserde mağaranın Efes yakınındaki Rakim Vadisi’nde Batalos Dağı’nda olduğu yazılıdır. Bir başka kaynak, Muhammed İbn-i İshak öyküyü anlatırken kentin adını “Efsus”, dağın adını “Encelüs” olarak belirtiyor. Bir diğer İslam bilgini olan, Veheb İbn-i Münebbeh, daha ilginç bir yaklaşımda bulunarak şöyle diyor: “Efsus halkından, Ollias adlı birinin içine, mağaranın kapısını açmak düşüncesi doğdu. Kapıyı açtırdı. İşte o anda, Yedi Uyurlar kalkıp oturdular. Yüzyıllara rağmen hiçbir yerleri değişmemişti.” Aynı kaynak, sonra tekrar yatıp uyuduklarını ve öldüklerini de belirtiyor, İbn-i Abbas tarihinde, Emevi Sultanı Muaviye’nin, Anadolu’ya gelip, Kehf de bu mağarayı açtırmak istediği yazıyor. Ama, doğal bir olay engellemiş. Yalnız kesin bir şey var, Muaviye, Batı Anadolu’ya kadar ulaşamadı. Ya Tarsus’a, ya da Afşin’e gelmiş olması gerekir.

Efes’teki mağara, Efes harabelerinin 1 km kuzeyinde, Panayır Dağı eteklerinde yer alıyor. Bu yer, 1928’de yapılan arkeolojik kazılar sonunda bulundu ama işin garibi, ortaya yedi mezar değil, yüzlerce mezar çıktı. Ayrıca aynı yerde iki kilise kalıntısı ve çeşitli katakomplar var. T.C. Devlet Arşivi’nde bulunan tarihi bir belge ise, mağaranın Elbistan’da Çoban Pınarı denen yerde olduğunu belirtiyor. Belgede 7 Uyurların Efes’ten kaçıp, buraya geldikleri, sonraki yüzyıllardaysa mağaranın kullanılmadığı yazıyor. Ama Çoban Pınarı’ndaki mağara daha bulunamadı.

 

Anlatılan öyküde, birkaç ilginç nokta var. Gençler, Kraldan kaçıp Benelüs Dağı’na çıkmışlar. Bu ne dağı? Bene, Latincede iyi, güzel anlamında; lux ya da lüs. ışık demek. Yani “İyi Işık Dağı”. Yoksa, ışık saçan bir dağ mı? Diğer öyküde, Encülüs Dağı adı kullanılmış. Bu kelime Arap tarihçinin dilinde değişmiş. Aslı yine Latince “Enceladüs” kelimesi. Bunun anlamıysa mitolojik. Jüpiter’in ışığını taşıyan devin adı. Tanrı onları Etna yanardağına gömmüş. Yani yine, ışıklı bir dağ. Bir diğer anlamda, en ve cülus sözcükleri, dikkatle bakılması gereken yer, sonucunu veriyor.

 

Tarsus’taki Eshab-ı Kehf mağarasının bulunduğu yere, birkaç kilometre uzaktan bakıldığında, görülen şekil bir piramit veya konik bîr dağdır. Kehf mağarasına girdikten sonra sonunu bulabilmek olanaksız. Çünkü, gittikçe daralan kayalar, sonunda daracık geçitler haline dönüşüyorlar. Bölge halkının anlattıklarıysa daha ilginç. Çünkü Tarsus’ta bulunan bazı mağara ve inlerden girilirse, Kehf Mağarası’ndan çıkılacağına inanılıyor. Hatta bu denenmiş ama giren kişiler bir daha ortada görünmemişler, yeraltında kayboldukları sanılıyor.

 

Piramit Enerjisi

Eğer bu dağ, Encülüs Dağı ise, Yedi Uyurlar ya da, Eshab-ı Kehfin gerçek yeri dağın içerlerinde bir yerdedir. Baktığımız dağ, Encülüs Dağı ise bir gizem belki anlamlandırılabilir. Çünkü dağ, piramit gibidir. Encülüs, ışık saçan bir dağ demek olduğuna göre, ortada bir enerji olmalı. Akla hemen piramit enerjisi geliyor. O halde, Yedi Uyurlar’ı yüzyıllarca koruyan enerji, bu tür bir enerji olabilir…

 

Dr. Parriek Flanagan, piramitler ve piramit enerjisi alanında yorulmaz bir araştırmacı. O, bu enerjinin tüm hastalıkları yok edeceğini, havayı ve suyu temizleyeceğini, en ilginci beşer hayatını yüzlerce yıl uzatabileceğini iddia ediyor. Flanagan, atmosferdeki, negatif partiküllerin, insanoğlu için yararlı fiziki etkiler ürettiğini belirtiyor. Yaptığı araştırmalarda, atmosferdeki negatif iyon yükünün arttığı anlarda, piramit formlarının içinde ve tepesinde enerji artışı olduğunu gözlemlemiş.

Piramidin içine konan cisimlerin kendine özgü bir konuş ve yönlendirme şekilleri var. Her yönünde özel etki alanları var. Örneğin, yönleri şaşırtılarak yapay piramitlerin içine konan kişilerin, hemen tamamı doğa yönünü tercih ederek oturmuşlardır. Öyleyse, Yedi Uyurlar’la ilgili, Kuranı Kerim’in Kehf Suresi’ndeki, “sağa ve sola çeviririz” ifadesi çok önemlidir. Yedi Uyurlar’ in, 309 yıl süresince, böyle bir enerji tarafından korunduklarını kabul edersek, onların sonsuz uykularına hâlâ devam eddiklerini de kabullenmemiz gerekir. Eğer onlar, hâlâ Tarsus’taki dağın altındaysalar, tabii Encülüs Dağı orasıysa, bozulmadan duruyor olmaları gerek! Tanrısal İrade’nin kararıyla ve anlaşılmaz bir enerjinin korumasıyla, 309 yıl sonra mağaralarının kapıları açılınca uyanmışlardı. Acaba, Tarsus’taki Kehf Mağarası’nın derinliklerine inebilseydik, onların bulundukları gerçek yere ulaşabilir miydik?

Haberin etiketleri:

Ashab-ı Kehf


Haber okunma sayısı: 3027

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER

mayalar-nasil-yok-oldu

Mayalar nasıl yok oldu?

12 Temmuz 2019 Cuma 11:44
3200-yillik-top-oyununda-futbol-izleri

3.200 Yıllık top oyununda futbol izleri

11 Nisan 2019 Perşembe 20:54

ÜLKE GÜNDEMİ

Saray CHP'nin sorularını yanıtlayamadı

Birinci yılı geride kalan TBMM’nin 27’nci Dönemi’nde CHP’li milletvekillerinin soru önergelerini en çok

Bugün seçim olsa AKP yüzde 36

PİAR Araştırma'nın 26 ilde yaptığı ankete göre yurttaşların yüzde 62.5’i parlamenter sisteme geri

Adaylara rehberlik hizmeti başladı

YKS sonuçlarının açıklanmasıyla beraber öğrenciler için “ikinci maraton” olan tercih dönemi başladı.

Erbil’deki karanlık saldırı aydınlatılmalıdır

Erbil'de Türk diplomatlara karşı yapılan saldırıyı kınayan HDP Eş Başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli

Kriz ve mağduriyetler iktidardan götürecek

Bağımsız Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, hükümetin toplumun

Soylu'nun talimatıyla gerçekleşen atamaya Erdoğan ne dedi?

Emniyet Genel Müdürlüğü'ne Resmi Gazete'de yayımlanan karar ile Celal Uzunkaya'nın yerine Şırnak Valisi Mehmet

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL