18 Kasım 2017 Cumartesi

Dehşet veren 10 arkeolojik buluntu

dehset-veren-10-arkeolojik-buluntu

Arkeologlar, geçmiş dönemlere ait insan kalıntılarının ortaya çıkmasıyla oldukça yakından ilgilidirler. Ancak zaman zaman hibrit frankenstein tipi iskeletlerden ahşap kazıklarla yere çakılan 'vampirlere', ağır taşlarla mezarlarında tutulan 'cadılara' ve ağızlarına sıkıştırılmış taşlarla gömülüş insanı dehşete düşüren kalıntılara rastlıyorlardı.
06 Kasım 2017 Pazartesi 10:08

 Boğazlarına demir saplanmış veya kötü ruhları vücutlarından atmak  için kafataslarında deliklerler açılmış tüyler ürpertici iskeletleri keşfetmek oldukça sıradandı.

 

Okurken sizleri dehşete düşürecek 10 tane arkeolojik keşfi sizler için derledik.

 

İtalya'daki 'cadı' gömüğü 



 

Arkeologlar, 2014 yılında İtalya'nın Albenga kentinde yüzü parçalanmış eski bir kız iskeletini ortaya çıkardı. Araştırmacılar, bir kişinin bu şekilde gömülmesinin nedenini, kişinin toplum tarafından reddedildiğini veya muhtemelen büyücülük suçlamaları yüzünden tehlike olarak görüldüğü şeklinde değerlendirdiler

 

Yüzü parçalanmış kız iskeleti San CALOCERO kompleksinde, Hıristiyan Arkeologların Vatikan'ın Papalık Enstitüsü tarafından yürütülen arkeolojik bir kazısı sırasında buldular. Kuzey İtalya'nın Liguria Rivierası'nda yer alan Albenga'da bulunan kilinin 5. ve 6. yüzyıllarda bir mezarlık üzerine inşa edildiği tahmin ediliyor. Kazı direktörü Stefano Roascio, bu tür gömülerin ölüleri aşağılamaya yönelik bir ceza eylemi olarak gerçekleştirildiğini ve bunun gibi keşiflerin nadir olarak görüldüğünü söyledi. 

 

Araştırma ekibine göre, baş tarafı aşağı tarafa doğru eğilimli mezarlara, yüzlerinin bir tarafı parçalamış olan mağdurlar, daha fazla acı çekmeleri için parçalanan yüzleri toprağa yapışacak şekilde diri diri gömülmüşlerdi. Ancak yeni keşfedilen mezarlarda bu durum geçerli değildi.

 

Antropolog Elena Dellù Discovery News'e verdiği demeçte;"Baş tarafa doğru eğilimli mezar yapılması ruhun ağızdan ayrıldığı inancıyla bağlantılıydı. Yüzü parçalanmış bir mağdurun, parçalanmış yüzünün üzerine yatırılması sadece acı çekmesini sağlamanın değil,saf olmayan ruhun yaşamı tehdit etmesini önlemenin de bir yoluydu. " demişti

 

Eski Yunanlılar görünüşe göre zombilerden korkuyordu

 

Ölümsüzler  tarafından büyülenen tek kişi modern insanlar değildi. Bir araştırmacı, Sicilya adasındaki Antik Yunanlıların canavarlar korkusu içinde yaşadıklarını canavar olduklarından şühelendikleri kişilerin öldükten sonra,  mezarlarından çıkmaması için üzerlerine taş ve  amfora parçaları yığdıklarını yazmıştı; 

 

Carrie L. Sulosky Weaver'u Popüler Arkeolojide yazan Yunanlıların ayrıca 

paradoksal olarak, kehanet için ölülerle bir uygulama yoluyla temasa geçmeye çalıştıklarını.ileri sürmüştü

 

Bu yılın başlarında, güneydoğu Sicilya'daki eski kıyı kenti olan Kamarina yakınlarındaki büyük bir mezarlıkta çalışan arkeologlar 2.905 cismi mezarlardan çıkardı. Araştırmacılar, M.Ö. 5. - 3. yüzyıllarda Passo Marinaro olarak bilinen nekropolis ("ölü şehir") içerisinde bozuk para, figürin ve pişmiş topraktan yapılmış vazoları mezarlardan çıkardılar. Ayrıca, başlarına, ayağına ve gövdesine, büyük taşlar ve amforalar, yığılmış, bu nedenlede ölüler diyarına gidemediği iddiaedilen iki vücut buldular.

 

"Eski Yunanlılar için ölüler hem korku, hem de dua konularına sahipti. Nekrofobi ya da ölü korkusu, Neolitik Çağ'dan bu yana Yunan kültürünün bir parçasıdır. Bu fobinin merkezinde, cesetlerin hayatta kalamayacağı, ne yaşayann ne de ölülerin arasında olmayacaklarına dair bir inanc vardı. 

 

Weaver, Popüler Arkeoloji Dergisinde yayınlanan makalesinde "Bu liminal figürler tehlikeli sayılıyor çünkü canlıları zarar vermek için açıkça gece mezarlarını terk ettikleri anlaşılıyor. Ölümsüzlerin mezarlarından çıkmasinı önlemek için, bedenlerin üzerine taşlar yığılarak mezaların içine sabitlenmişler. Veya ritüel olarak "öldürülmüşler".

 

Bulgar arkeologlar 'vampir' mezarını ortaya çıkardı

 

2013'te Bulgaristan'ın Perperikon sitesinde çalışan arkeologlar, göğsüne demir kazık çakılmış bir erkeğin iskeletini buldular. Bu Ortaçağda uygulanan bir ritüeldi,  O dönemde yaşayanlar göğse çakılan demir kazığın  kişinin "ölümsüzleştiğini" önlediğine  inanıyorlardı. Vücutta bulunan paralar geçici olarak 13. ve 14. yüzyıla tarihlendirildi. Bu garip mezar  Bulgaristan'da açığa çıkarılan ilk 'vampir mezarı' değildi. Bulgu, Sozopol'de ortaya çıkartılan benzer bir bulguyu da beraberinde getiriyordu. Bulgaristan boyunca, vampirler tarafından ısırıldıktan sonra öldüklerine inanılan tamamı erkek 100'den fazla insan kalıntısı bulundu. Pagan inançlarına göre, ömrü boyunca kötü sayılan insanlar, gömülmeden önce göğüs kafesine bir demir veya tahta çubuk saplanmadıkça ölümden sonra vampire dönüşebilirlerdi. İnsanlar, vampir olduklarına inandıkları kişilerin gece yarısından sonra mezarlarından ayrılmalarını ve yaşayanları terörize etmelerini göğüslerine çakılan çubukların engelleyeceğine inanıyorlardı. Vampir efsaneleri, Bulgaristan  folklorunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

 

Bulgar çiftçi, mühürlü bir kutuda vampire benzeyen kafatasını keşfetti

 

Bulgar doğumlu bir çiftçi olan Trayche Draganov, Makedonya Cumhuriyeti'ndeki Novo Selo köyünde tarlasını sürerken, etrafı kurşunla kaplandıktan sonra zincirle sarılmış kutunun içinde bir kurt adama ait kafatası bulduğunu iddia etti. 


Tarihçi Filip Ganev bulunan bu kutuyu ve içinden çıkan kafatasını Eski Eserler'e bildirdi. Filip Ganev Novo Selo'da Balkan Savaşları kitabı için araştırma yaparken kutuyu bulan çiftçiyle tanışmış, kutuyu ve içinden çıkan kafatasını görmüştü.,


Tarihçi Filip Ganev bulunan bu kutuyu ve içinden çıkan kafatasını Eski Eserler'e bildirirken kutudan çıkan garip görünüşlü cismin büyümüş kafatası hariç, kurt gibi göründüğünü ve bunun sadece primat türlerinde bulunan bir özellik olduğuna vurgu yapmıştı


Bay Ganev kafatasını  Eski Eserler'e bildirmekle kalmamış,fotoğraflarını çekerek bunları yaban hayatı inceleyen hükümet yetkilileri ile paylaşmıştı. Fotoğrafları inceleyen hükümet yetkilileride, muhtemelen kafatasının boyutunu arttırıp daha insana benzeyen bir durum olan Paget Hastalığı'ndan muzdarip bir kurt olduğu sonucuna varmış olacaklarki konuyu araştırma gereği duymamışlardı


Bay Ganev, kurtadamların kaydedilmiş tarihten bu yana Balkan folklorunun bir temel unsuru olduğunu biliyordu. Efsaneler, bir kişinin kurtadam olarak nasıl ve neden değiştiği konusunda bölgeden bölgeye değişiklik gösterir. Bazıları, bir kişinin bir kurdun içine kayması sonucu doğduğuna inanırken, bazılarıda. saçla doğan bebeklerin ileride kurtadama dönüşeceğine inanır.. Başka bölgelerde ise, büyük bir günah işledikten sonra ölenlerin ve şeytanla birliktelik kuranların kurtadamlar olarak yeniden doğacaklarına inanırlardı..


Arkeologlar, İskoçya'da bilinen son cadı mezarını buldular mı?


İskoçya'daki arkeologlar, bir cadı olmakla suçlanan ve cezaevinde ölümünden sonra Lilias Adie'nin derin bir çukura konulduktan sonra bedeninin üzerine ağır  yassı bir taş konulduktan sonra gömüldüğüne inanıyorlardı. Ağır bir taş tarafından tutulmadıkça cadıların mezarlarından çıkabileceği inancı İskoçya'da oldukça yaygındı.


1704'te 29 Ağustos 1704 yılında Fife'in batısındaki Torryburn köyünde yaşlı bir kadın olan Lillias Adie komşularından biri olan Jean Nelson'a kötü sağlık getirmekle suçlanmış ve cadı olduğu iddia edilmişti..Torryburn kilisesinde bulunan görevlilerin ağır işkencelerine dayanamayan yaşlı Lillias, işkencelerden kurtulmak için bir cadı olduğunu itiraf etmek zorunda kalmış, kilise komitesine, Şeytan ile mısır tarlasıyla tanıştığını, onu sevgilisi ve ustası olarak kabul ettiğini söylemişti.


Kilise komitesi kulağına ne fısıldarsa, onu yüksek sesle dile getiriyor, cadılık duruşmasını izleyenleri dehşete düşürüyordu  Şeytanı çağırmak için dinsiz bazı kişilerle mısır tarlasında dans ettiğini, bu dans sırasında mavi bir ışığın ortaya çıkarak dans edenleri izlediğini anlatan Lillias, uydurduğu masalları vahşet haline getirmek içinde boğuk bir sesle anlaşılmaz kelimeler kullanıyordu.


Sonunda kilise komitesi  Lillias'ın Şeytan ile ilişki kurduğunu bu nedenlede cadı olduğunu büyük bir zevkle kabul etti.


2014 yılıda BBC Radyo İskoçya  'The Walking Dead' başlıklı programı için arkeologlara sponsor olunca 19. yüzyıl tanımlarına dayanan orijinal Lilias mezarını araştırmaya başladılar . Günlerce süren araştırmalar sonunda hem mezarın hem de  alanının özelliklerinin tanımlamasına uyan büyük, yosunla kaplı bir taş plaka bulundular. Arkeolog Douglas Speirs, taş plağı temizleyip inceledikten sonra plağın doğal olmadığını, taş ocağında özel olarak yapıldıktan sonra bulundukları yere taşındığı sonucuna vardı.Tam bir arkeolojik kazı yapılmamış olsa da, İskoçya'daki bilinen tek cadı  bedeninin bu taş plağın altında bulunduğuna  şüphe yoktu 

 

İskoçya'nın 'Frankenstein' Mumyaları


2001'de bir arkeolog ekibi, İskoçya'daki Outer Hebrides'in Güney Uist adasında bir arkeolojik alanda dört tane iskelet buldu. Başlangıçta tipik bir Bronz Çağ keşfi olduğu düşünüldü, ancak araştırmacılar ortaya çıkan bulguların normalden uzak olduğunu keşfettiler. Bir erkek, bir kadın ve bir fetüs aynı mezara gömülmüştü. İlk testler, erkeklerin M.Ö. 1600 civarında kadının ise M.Ö. yaklaşık 1300'de öldüğünü ortaya koymuştu. Bununla birlikte, kalıntıların DNA incelemesi yapılınca ortaya inanılmaz bir sonuç çıktı. iki iskelet altı farklı bireyin vücut parçalarından oluşturulmuştu.


'Erkek iskeletinde', gövde, kafatası, boyun ve alt çene üç ayrı erkeğe aitti 'kadın iskeleti'de bir erkek kafatası, bir kadın gövdesi ve bir üçüncü kişinin kolundan oluşan bir bileşikten meydana gelmişti. Bütün çabalara rağmen gerçek cinsiyetlerini belirlemek mümkün olmadı. Karbon testi, 'bayan' mumyasının kafatası ile gövdesi arasında 50 ile 200 arasında yaş farkı olduğunu ortaya çıkardı.


Görünüşe göre mumyalar aynı ailelerdeki insanlardan gelen parçalardan oluşturulmuş ve daha sonra tek bir kişilikmiş gibi görünmesi içinde yapboz gibi bir araya getirilmişti. Arkeologlar, kalıntıların neden mumyalanmış olduklarını ve daha sonra değişik parçalar eklendiğini anlayamadıklarını söylediler..


Bununla birlikte, Parker Pearson, kalıntıların karıştırılmasının, farklı soylardan gelen özellikleri somut olarak somutlaştıran 'sembolik bir ata' yaratmak için farklı soy ailelerini bir araya getirmek için yapıldığına inanıyor.

 

Ortaçağda bir adam, bir şeytan soygununda kafa kafaya takılmış olabilir


İngiltere'nin Hampshire şehrindeki bir Roma villasında bulunan ortaçağ yaşamış Sakson asıllı bir adam yüzündeki deformasuyon nedeniyle yaşadığı toplu tarafından dışlanarak kırsal bir bölgeye gömülmüştü


35-45 yaşlarında öldüğü düşünülen deforme çeneli adamın sağ eli  ve ayak kemikleri eksikti. Yüzündeki defermasyon nedeniyle İçinde yaşadığı toplum tarafından cezalandırıldığı ya da mezar soyguncuları tarafından bu parçaların alındığı tahmin ediliyordu


Arkeologlar 1965 yılında yüzü toprağa gelecek şekilde gömülmüş olan 170 cm (7 inç) büyüklüğündeki üzerine taş yığıldığını ve mezarının ıssız bir yerde bulunduğunu açıkladılar.


Dave Allen Hampshire Arkeolojisi adlı bir bloga, "Kafatasının sol tarafında, frontal kemikte, temporal sırtın hemen altında bir delik var.Alt çenenin kas ataşına yakın yerden, muhtemelen kronik ağrıyı gidermek ya da deformitesine bağlı kötü ruhları atmak için burgu ile delinmiş kemik düzelmeye çalışılmıştı, Ama neden tamamen ıssız bir yerde yüzü yere gelecek şekilde mezara konulduktan sonra üzerine taş yığıldıktan sonra mezar kapatılmıştı." diye yazarak kuşkularını belirtmişti.

 

Araştırmacılar Polonya'daki 17. yüzyıl vampir mezarlarını inceliyor


2014 yılında, araştırmacılar, kuzeybatı Polonya'da bulunan 17. yüzyıl mezarlarının iskelet kalıntılarını incelediler. Vampir olduğu düşünülerek göğüslerine demir kazık çakıldıktan sonra köylüler tarafından gömülen kişilerin kolera kurbanları olabileceğini öne sürülmüştü.


Halk arasında "vampir mezarları" olarak adlandırılan bu tür yerler ağırlıklı olarak Çek Cumhuriyeti, Slovakya, İtalya, İrlanda ve Yunanistan'da bulunmuştu. Bu mezarlarında Ortaçağ sonrası dönemde yapıldığı tahmin ediliyordu.


Mezarlarda ki cesetlerin üzerinde tuhaf eşyalar konulmuştu. Bazılarının  göğüslerine kazık çakılmış, bazılarının ağzına taş ve tuğla parçaları doldurulmuş, bazılarının boynun üzerine ise ağır taş parçası konulmuştu. Bu apotropik işlemler tarih boyunca var olan büyülü bir uygulamadan gelen kötü etkileri ortadan kaldırmak için kullanılıyordu. 


Yapılan araştırmalar Polonya'nın kuzeybatısındaki Drawsko'da bulunan mezarlar da bulunan iskeletlerde dahil olmak üzere bu gömülerin çoğunun salgın hastalıklar nedeniyle acı çekerek hayatlarını kaybettiğini ortaya çıkartmıştı.


PLOS One dergisinde yaptığı bir çalışmayı yayınlayan Güney Alabama Üniversitesi'nden Lesley Gregoricka,"Mezarlarda bulunan her altı cesetten beşinin boğazının veya karnının üzerine ağır taş yerleştirilmişti.Bu işlem ölen kişinin başını kaldırmasını ve bağırsaklarının dışarıya çıkmasını önlemek için yapılmıştı. Vampir olma riskiyle karşı karşıya kaldıkları ölülerin köye dönerek herkesi lanetlemesini önlemeye çalışmışlardı." demşti.


İngiltere'de Bulunan 'İnsanları Taşa Dönüştüren Cadı' İskeleti


Efsane, yüzyıllar önce ingiliz şövelyelerini taşa çeviren bir cadının hikayesini anlatır.


Hala gizemi çözülememiş olan ve hala ayakta duran Warwickshire'daki Rollright Stones çemberinde bulunan taşların cadının taş haline getirdiği İngiliz şövelyeler olduğu iddia ediliyor. MS 7. yüzyılda cadıya ait mezarın  Rollright Stones çemberi arasındaki bir boşlukta bulunmasıda, bu iddiaları destekler nitelikte.


Yaklaşık 152 cm boyundaki kadın için kullanılan bir Roma dönemine ait yuvarlak ve sığ bir kap veya bronz bir gemi ile gömülmüştü. Mezarında büyük bir kehribar boncuk ve gümüş renginde kuvars kumundan yapılmış bir takı seti vardı."Rita" adlı çok tanrılı Sakson bir kadın gümüş renginde kuvars kumundan yapılmış bir takı setiyle gömülen  Rollright Cadı'sının, yüksek statüye sahip manevi değerleri olan kadın olduğunu da belirtmişti


Rollright Taşları, Bronz Çağı'nda günümüze kadar aktarılan çeşitli efsanelere sahiptir. İngiliz Adaları'nda Rollright Taşları çemberine benzeyen birçok taş çember bulunmaktadır. Bu çemberlerler genellikle dua etmek, işemek ya da dini tatil günlerinde toplu halde ayin yapmak için kullanılıyor. Bu çemberleri ziyarete gelenlerde, çemberi çevreleyen taşların Tanrı ya da şeytan tarafından taşlaşmış gözlemciler olduğuna inanıyor.


Kazı, insan ve hayvan hibrid kemik düzenlemeleri ile tuhaf Kelt cenaze töreni ortaya koyuyor


İngiltere'nin Dorset kentindeki küçük, çalışkan bir Demir Çağı yerleşim biriminin Celtic sakinleri, genç kadınların boğazlarının kesilerek, bedenlerinin gömülmeden önce kemiklerinden ayrıldığını düşünüyor.


Arkeologlar öldürülen genç kadınlara ayit kemiklerin, farklı hayvanların kemikleri ile kasıtlı olarak birleştirilerek  eski kültürlerin mitolojik hayvanlarını anımsatan dizi tuhaf melez hayvanı ortaya çıkarmaya çalıştıklarını tahmin ediyorlar.


Çeviri: Bayram ALACATLI


Kaynak:ANCİENT-ORİGİNS

Haberin etiketleri:

vampir, kurt adam,


Haber okunma sayısı: 77

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER

10-antik-seri-katille-tanisin

10 Antik seri katille tanışın

13 Kasım 2017 Pazartesi 09:38
dehset-veren-10-arkeolojik-buluntu

Dehşet veren 10 arkeolojik buluntu

06 Kasım 2017 Pazartesi 10:08
bulunan-mumyalar-uzayli

Bulunan mumyalar uzaylı

04 Kasım 2017 Cumartesi 11:07
gizemi-cozulemeyen-25-arkeolojik-bulgu

Gizemi çözülemeyen 25 arkeolojik bulgu

30 Ekim 2017 Pazartesi 22:07
uzun-hayatin-sirri-onlarda-mi

Uzun hayatın sırrı onlarda mı?

29 Ekim 2017 Pazar 11:49
dunyanin-unutmak-istedigi-9-ada

Dünyanın unutmak istediği 9 ada

25 Ekim 2017 Çarşamba 21:36

ÜLKE GÜNDEMİ

Reza Zarrab davasında kilit isimler kimler?

İran ve Türkiye vatandaşı iş adamı Reza Zarrab, 27 Kasım'da tutuklu bulunduğu ABD'de hakim karşısına

AKP dedikodu kazanına dönmüştür

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, 2009 yılında yaşamını yitiren

Yazıcı'dan seçim barajı ile ilgili açıklama

NTV canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmede bulunan AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı

Kamu vicdanında beraat ettik

CHP İstanbul Milletvekili Dursun Çiçek, Türkiye'nin, İranlı işadamı Rıza Sarraf'la ilgili olarak ABD

Her soruya odaklanmak önem kazandı

Okul başarısını geliştirme uzmanı ve eğitimci Koray Varol, son açıklamalarla birlikte bu yılın sınav yol

Deprem bu duvarları yıkamaz

Bir deprem ülkesi olan Türkiye’de yapıların güvenli inşa edilmesi çok önemli. İki ana deprem kuşağını

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

ANKET

Fenerbahçe - Bursaspor maçı ne olur ?

Fenerbahçe - Bursaspor maçı ne olur ?

Ankete Katıl Sonuçlar