27 Ocak 2021 Çarşamba

Antik dünyanın 7 çılgın hükümdarı

antik-dunyanin-7-cilgin-hukumdari

Akıl hastalığına yönelik anlayışımız pek değişmesede, akıl hastalarını iyileştirmek için yüzyıllarca değişik tedaviler üzerine araştırmalar devam etti. Bu yazımızda çeşitli akıl hastalıklarına sahip imparatorları okuyacaksınız.
04 Ocak 2021 Pazartesi 17:30

 Nebuchadnezzar II - MÖ 7. Yüzyıl, Babil

 

Eski Ahit’teki başlıca kötü karakterlerden biri olan Babil kralı 2. Nabukadnezar, MÖ 598’de Yahudi kralı Jehoiakim’i yenilgiye uğrattığı için Yahudilerin nefretini kazanmış tarihsel bir karakterdir. Sonraki dönemlerde Yahudiliği ortadan kaldırmak için binlerce Yahudi’yi esir alan ve onları kendi başkentine sürgüne gönderen Nabukadnezar, bu dönemin dinler tarihinde “Babil Esareti” olarak adlandırılmasına neden oldu. İncil’de Kudüs’ü fetheden zalim bir kral olarak tasvir edilen Nabukadnezar, İlk Tapınak’ı yıkarak kötü bir ünle tarihte anılan bir karakter oldu.

 



William Blake'in 'Nebuchadnezzar' (c. 1795/1805). ( Kamusal Alan )

 

Daniel 4: 25'e göre, Nebukadnetsar rahatsız edici bir rüya gördü ve bir rüya tabircisine gördüğü rüyayı anlatarak yorumlamasını istedi. Rüya yorumcusu "İnsanlardan uzaklaşacaksın ve vahşi hayvanlarla yaşayacaksın; öküz gibi ot yiyecek ve çiğden sırılsıklam olacaksın. Bu değişimin yedi yıl sürecek "

 

İncil'de yer alan bir metne göre, bu kehanet rüya yorumcusunun ifade ettiği şekilde gerçekleşti: 

 

Bütün bunlar Kral Nebukadnetsar'a oldu. Rüyanın üzerinden on iki ay geçtikten sonra ... Nebukadnetsar insanlardan uzaklaşmak zorunda kaldı. Öküz gibi ot yemeye başladı. Çiyden ıslandı. Saçları bir kartalın tüyleri gibi uzadı ve tırnakları bir kuşun pençeleri gibi uzadı.  Nebukadnetsar yedi yılın sonunda "Cennete baktım ve yine aklım yerinde değildi ”.

 

Babil kralının deliliğinin yedi yıl sürdüğü ve Boantropi Sendromundan muzdarip olduğu ileri sürülüyordu

 

En ilginç akıl sağlığı hastalıklardan birisi olan boantropide, hasta kendisini büyükbaş bir hayvan olduğuna inandırır. Hastalar genellikle bu tavırlarının bir rüya sonucunda başladığını ve devam ettiğini ifade ederler. Zamanla günlük hayatlarında büyük oranla bir büyükbaş hayvan gibi davranmaya başlarlar. Tarihsel kaynaklar Babil Kralı 2. Nebukadnezar’ın da bu hastalıktan mustarip olduğunu ifade eder.

 

Ayrıca Hindistan'da Tanrı olduğuna inanan kişiler, bu duruma sadece kendileri inanmakla kalmamış çevrelerini de inandırmışlardır.

 

Nabukadnezar’ın Babil’in Asma Bahçeleri’ni yaptırdığına inanılmaktadır. Büyük bir mühendislik becerisi ile yapılan bahçeler antik dünyanın yedi harikası arasında yer almaktadır. Efsaneye göre Nabukadnezar, Babil Bahçeleri’ni bir Med prensi olan ve memleketindeki bahçe ve ormanların hasretini çeken eşi için inşa ettirmiştir. Yapay bir sulama sistemi ile birbirlerine bağlanmış basamaklı bahçelerden oluşmaktadır. Bahçeler daha sonra bir depremde hasar görmüş ve geriye hiçbir iz kalmamıştır. Babil Bahçeleri’nin bir zamanlar günümüz Bağdat’ının güneyinde kaldığı düşünülmektedir. İncil’deki anlatılar Nabukadnezar’ın ömrünün sonuna doğru aklını yitirdiğini ileri sürmektedir.

 

Caligula - MS 1. yüzyıl, Roma

 

Gaius Julius Caesar Augustus Germanicus (31 Ağustos 12 – 24 Ocak 41), daha çok Caligula takma adı ile bilinen, 37 - 41 yılları arasında görev yapmış, Julio-Claudian Hanedanı mensubu ve Roma İmparatorluğunun üçüncü imparatoru.

 

Aşırı savurganlığı, tuhaflığı, ahlaksızlığı ve acımasızlığıyla tanınır, despotluğuyla hatırlanır. Kendi muhafızlarının birkaçı tarafından 41 yılında öldürüldü. Romalı tarihçi Suetonius, Caesar'ın Hayatı adlı eserinde döneminin en ünlü olaylarını anlatır.

 

Günümüze ulaşan kaynaklar, Caligula'nın zalimliği ve var olduğu iddia edilen deliliği üzerine anlatılan anekdotlara odaklanmaya meyillidirler. Bu kaynaklar, özellikle Suetonius, ne kadar kapsamlı olurlarsa olsunlar sansasyonel ve ön yargılı oluşları nedeniyle modern araştırmacılar arasında bir tartışma konusudur. Sık sık bu dönemin en tarafsız tarihçisi olarak gösterilen Tacitus'un Caligula'nın saltanatı hakkında yazdıkları kaybolmuştur.

 

Caligula hakkında kümelenen tuhaf hikâyeler; aşırı zalimliğini, çoklu ve alışılmamış cinsel macerelarını (en azından Suetonius tarafından iddia edilen heteroseksüel ve homoseksüel ilişkilerini, Cal. 3613 Nisan 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.), ya da gelenek ve Senatoya karşı olan saygısızlığını tasvir eder. Suetonius, onun her üç kız kardeşiyle olan ensest ilişkilerini, seks alemlerinde yüksek dereceden Senato üyelerinin karılarını en yüksek teklifi verenlere satmasını, kuzeyde yaptığı gülünç askeri faaliyetleri ve onun gece güneşin doğmasını emrederek sarayının koridorlarında dolaşma alışkanlığını anlatır. Caligula'nın aynı zamanda atı Incitatus'u bir rahip olarak adlandırdığı ve yaşaması için içinde mermer bir ahır, altından bir yemlik bulunan bir ev ve mücevherlerle süslü gerdanlık taktığı ve sonra Senato'ya konsül yapma sözü verdiği iddia edilir.

 

Söylendiğine göre sarayında bir genelev açmış ve sosyal etkinlikler sırasında Senato üyelerinin karılarını, kocaları onlar ayrılırken sadece arkalarından bakabildikleri halde kendi yatak odasına götürme alışkanlığı edinmişti. Ardından karılarıyla yaptığı cinsel eylemleri kocalarının yanında herkesin duyabileceği şekilde anlatıyordu.

 

Caligula genellikle soğuk, kibirli, bencil ve deli olarak tasvir edilir. Söylendiğine göre karşı çıktığı bir grubun bir arena dolusu insan tarafından alkışlanması üzerine ağlayarak "Roma halkını istemiştim ancak sadece tek bir boynum var" demiştir.[33] Yine söylendiğine göre arenada aslan ve kaplanlarla dövüşmek için yeterli suçlu kalmamışsa bazı izleyicileri arenaya attırmıştır. Hayatına karşı herhangi bir plan tertip edildiği zaman, söylendiğine göre komplocuların "belki de ölmekte olduklarını hissedebilecekleri çok sayıda küçük yarayla" öldürülmesini emretmiştir. Suetonius, onun sık sık "korktukları sürece bırakın benden nefret etsinler" dediğinden bahseder.

 

Kendini yaşayan bir tanrı olarak ilan etmişti. Palatine ve Capitol'deki Jupiter Optimus Maximus tapınağı arasında bir geçit inşa ettirmişti (söylendiğine göre iki tanrı arasındaki istişareyi mümkün kılmak için) ve imparatorluk sarayını, Forumun üzerine ve Caligula'nın farklı tanrılar gibi görünebileceği ve onlarla toplanabileceği Castor ve Pollux tapınağının içine doğru genişletmişti. Kayıtlara göre Caligula, Olympia'daki Jupiter tapınağı ve Jupiter'in ünlü heykeli ile "siyah taş"ının Capitol'e taşınmasının sorumlusuydu. Yine söylendiğine göre kendisine yukarıdan bakılmasını suç yapmıştı.

 

Caligula aynı zamanda inanılmaz derecede kendine düşkündü ve Nemi Gölü'nün dibinde 1930'lu yıllarda bulunan iki batık gemi bunun en dramatik kanıtlarıydı. Bu iki gemi antik dünyanın en büyük tekneleri arasındadır. Gemilerden küçük olanı Diana'ya adanmış bir tapınak gibi yapılmıştı. Büyük gemi aslında oldukça ayrıntılı ve mermer koridorları olan yüzen bir saray olarak Caligula'nın giderek artan hedonist (hazcı) davranışlarının tatmininde tekil bir role sahipti.

 

Caligula'nın, bir imparator olarak özellikle Senato, soylular sınıfı ve equestrian düzene karşı olan eylemleri sert olarak tanımlanır. Josephus'a göre, bu eylemler Praetorian muhafızlar tarafından engellenen en az üç başarısız siyasi komplo girişimine neden olmuştu.[34] Aslında Praetorian Muhafızların kendi içinde, Cassius Chaerea önderliğinde başarılı bir öldürme planı yapılmıştı. Plan üç kişi tarafından hazırlanmıştı ancak söylendiğine göre içlerinde senatörlerin, askerlerin ve equestrian düzenden insanların bulunduğu birçok kişi tarafından biliniyordu.[35]

 

Josephus'a göre, Chaerea suikast için politik destek almıştı.[36] Diğer taraftan Suetonius, Caligula'nın Chaerea'yı küçük düşürücü bir adla çağırdığını iddia eder. Suetonius ve Josephus'a göre, Caligula'nın Praetorian Prefect'i Cassius Chaerea daha önceki imparatorların hizmetinde muhtemelen kasığından bir yara almıştı.[37] Caligula sık sık Chaerea ile bu yarası yüzünden ona gündüzleri "Priapus" (Sürekli ereksiyon halinde tasvir edilen Roma bereket tanrısı) ya da Chaerea ne zaman görevdeyse "Venüs" diyerek alay etmişti. Yine Josephus'un aktardığına göre bu sloganın seçilme nedeni ve Chaerea'nın yaralanmasıyla olan ilişkisi şehirde meşhur olmuştu.

 

24 Ocak 41 de Chaerea ve diğer muhafızlar, Caligula Kutsal Augustus'u konu alan oyun ve dramalar serisi sırasında aktör topluluğunun genç üyelerine nutuk çekerken konuşma talebinde bulundular. Chaerea, Caligula'dan sloganı söylemesini rica etti; Suetonius'un sadece "Jupiter" dediği yolundaki beyanına rağmen Josephus'a göre bu Chaerea'ya karşı başka bir hiçe saymaktı. Suetonius iki farklı hikâye anlatır; ilkine göre, Chaerea Caligula'yı gençlerle konuşurken sırtından bıçaklamıştı ve ikincisine göre ise Chaerea bu sloganı "öyle olsun!" diyerek cevaplamış ve saldırmıştı. İlk darbeden sonra, Caligula diğer suikastçıları da kışkırtacak biçimde yardım için ağlamamıştı; Suetonius bazıları genital bölgede olmak üzere toplam 30 yara olduğunu aktarır ve Josephus, Praetorian Aquila'nın öldürücü darbeyi vurma onuruna eriştiğini söyler. Bir diğer suikastçı Caligula'nın karısı Caesonia'yı bıçaklamış ve küçük kızı Julia Drusilla'yı başını duvara vurmak suretiyle öldürmüştür. Caligula'nın sadık Germen muhafızı karşılık verdiğinde İmparator zaten ölmüştü.

 

Kral Charles VI - 14. yüzyıl, Fransa


Charles VI, Fransa Kralıydı MS 1380 yılından 1422 yılına kadar 42 yıl boyunca  Fransa tahtının sahibi oldu. 21 yaşında iktidara geldikten sonra, ülkedeki ekonomik ve politik durum düzeldi ve "Charles the Sevgili" olarak tanındı. Ancak 20'li yaşlarının ortalarında Charles psikoz nöbetleri yaşamaya başladı.


Fakat Ağustos 1392'de VI. Charles ordunun başında Paris'ten batıda Bretonya'ya gitmekte iken VI. Charles birden delirme emareleri göstermeye başladı. Etrafında bulunan asiller ve şövalyelere kılıcı ile saldırmaya başladı. Kralın kardeşi olan I. Louis, Orleans Dükü kardeşinin bu delice saldırısından hayatını zor kurtardı. Fakat VI. Charles silahlı saldırısına devam ederek kendi maiyetinde bulunan dört şövalyeyi öldürdü.


Bundan sonra VI. Charles nöbet nöbet delilik alametleri göstermeye devam etti. Bu delilik nöbetleri daha sık ve daha uzun zaman devam eder oldu. Bu delilik nöbeti esnasında VI. Charles abuk subuk kendi kendine söylenerek kendisinin camdan yapılmış olduğunu ve kırılabileceğini ifade etmekte idi. Birkaç nöbetinde karısı ve çocuklarını tanımamıştı. Bazen etrafındaki hizmetkarlara saldırılarda bulunmaktaydı. Diğer nöbetlerde delilerin kaldığı Paris konağında olan Hotel Saint-Pol koridorlarında yorgunluktan yere serilinceye kadar delice koşuya devam eti. Onun için bu konağın koridorları duvarlarla ve kilitli kapılarla kapatıldı. Bu nöbetlerde bağırarak düşmanlarının kendini öldürmeye hazır olduklarını ve kendini onlardan savunmakta olduğunu söylemekteydi. Bu delilik nöbetleri dışında kral VI. Charles gayet mantıklı ve akıllı davranıp hareket etmekte idi. Tarihle ilgili olan modern doktorlar kralın bu delilik alametlerine ait tarihsel kayıtları inceleyip kralın psikiyatrik rahatsızlığına bipolar bozukluk teşhisi koymuşlardır.


29 Ocak 1393 bir delilik sonucu Hotel Saint-Pol'da Bal de Ardent (Yananlar Balosu) adlı tertip edilen maskeli balo idi. Bu baloda kral ve maiyetindeki asiller ve saraylılar kıyafet değiştirip yağ çektirilmiş yanacak kumaşlardan vahşi adamlar gibi giyinip dans edip eğlenmeye koyuldular. Bu arada ışık vermek için kullanılan açıkta yanan meşalelerden sıçrayan veya bilerek yayılan alevler birkaç asil ve saraylının çok ciddi olarak yanmasına ve dördünün de ölmesine neden oldu.


Kral delilik nöbetleri dolayısıyla kendini devlet sorunlarına teksif edememekte ve kararlar alamamakta idi. Sonunda devletin en önemli soyluları, "krala en yakın akraba olan soylular" (Prince du şang) tarafından kurulan ve kraliçe İsabeau tarafından başkanlığı yapılan bir "naip danışmanlar heyeti" kuruldu. Bu heyet devletin yönetimini eline aldı

 

Kral VI Henry- 15.Yüzyıl İngiltere

VI. Henry 26 Aralık 1421'de Winsdor Sarayı'nda İngiltere Kralı V. Henry'nin tek oğlu olarak doğdu. Annesi Fransa Kralı olan VI. Charles'ın kızı Catherine Valoislı idi. Babası V. Henry'nin 31 Ağustos 1422'de Vincennes, Fransa'da dizanteri hastalığından birdenbire ölmesi ile VI. Henry daha 9 aylık bebek iken İngiltere Krallığı tahtına çıkartıldı. İki ay sonra 21 Ekim 1422'de anne tarafından büyükbabası olan Fransa Kralı VI. Charles da öldü. Fransa ile İngiltere arasında imzalanmış olan Troyes Antlaşması'na göre bebek VI. Henry hukuken (ama ismen) Fransa Kralı da oldu.

 

Ağustos 1453'te Bordeaux'nun Fransa Krallığı güçleri eline geçtiği ve İngiltere'nin bu şehri geri alma imkânı bulunmadığı haberi Londra'ya erişti. Bu haber Kral VI. Henry'ye birdenbire bir psikiyatrik şok tesiri yaptı. Kralın psikolojik ve aklı dengesi birden kayboldu. Kral kendisine söylenenleri anlayamayacak ve kendi fikirleri varsa bile bir iki cümleyi mantıkı olarak birbiri arkasına getiremez oldu. Kral dinsel varsanı (halüsinasyon) ve yanılsama (illüzyon)lar görmeye başladı. Karısının yeni doğurduğu "Edward adı verilen oğluna ve onun tek varisi ve veliahtı olarak Westminster Katedral'inde vaftiz törenine karşı hiçbir rasyonel tutum göstermedi. Kralın bu delirme durumu hakkında elde bulunan resmî belgeleri ve şahsi yazı ve hatıraları inceleyen modern doktorlar VI. Henry'nin kronik Şizofreni hastalığından müztarıp olduğudur.[10]. Tarihçiler VI. Henry'nin bu psikiyatrik hastalığının irsi olduğunu da iddia etmektedirler. VI. Henry'nin annesi tarafından büyükbabası olan Fransa Kralı VI. Charles zaman zaman pdsikiyatrik nöbetler geçirmiş ve ismi "Charles le Fou" (Deli Charles) olarak da bilinmektedir. Vİ. Charles'in annesi "Joanna Bourbon", Joanna'nın babası "Bourbon Dükü I. Peter", Joanna'nın baba tarafından büyük babası "Bourbon Dükü I. Louis"'in de psikiyatrik kronik Şizofreni hastalığından müztarıp olduğu belgelidir.

 

Burgundi Duku Edward'a İngiltere Krallığı'ni tekrar geri almak için mali destek ve askeri yardım sağladı. Yorklu kral IVI. Edward 1471'de topladığı askerlerle İngiltere'ye çıktı. Küçük kardeşi olan Clarance Duku Goeorge ile arası iyileşmişti. Lancasterliler ordusu ile yapılan Barnet Muharebesi'nde Yorklu hanedan kralı IV. Edward galip geldi ve bu muharebede 16. Warwick Kontu olduruldu. Sonra Lancasterliler ordusu ile 4 Mayıs 1471'de yapılan "Tewkesbury Muharebesi" Lancasterlerin Yorklulara karşı kararlı mağlubiyeti ile sonuçlandı. Lancasterliler kralı VI. Henry'nin veliahti olan oğlu Galler Prensi Edward Westminsterli bu muharebede olduruldu.

 

Sabık kral VI. Henry Londra Kalesi'nde bulunan "Wakefield Kulesi"'nde bir hücrede hapse atıldı. Burada iken 221/22 Mayıs 1471 gecesinde öldü. O zamandan beri bu ölüm şüpheli görülmekte ve bu konuda tartışmalar yapılmaktadır. Yorklu Kral IV. Edward'a yakın görüşlü olan resmî kronik tarih olan Historie of the arrivall of Edward IV tarafından bildirdiğine göre VI. Henry Tewksbuey Muharebesi'nde taraftarlarının yenilmeleri ve oğlu ve varisi olan Prens Edward Westminsterli'nin bu muharebede öldürüldüğü haberlerini aldıktan sonra melankoli krizi geçirip ölmüştür.

 

İngiliz tarihçilerinin büyük bir kısmına göre VI. Henry'nin üstün kabiliyetli oğlu Prens Edward Westminsterli hayatta bulundukça ona karşı bir koz olarak kullanmak üzere VI. Henry Yorklular tarafından hayatta tutulmuştur. Ama Tewkesbury Muharebesi sonunda Prens Edward Westminsterli'nin öldürüldüğü öğrenilince VI. Henry'nin hayatta kalması gereği kalmamıştır. 23 Mayıs 1471'de IV. Edward'ın taç giyme töreninin yapıldığı gün olarak bilinmektedir. Çok muhtemelen taç giymeden önce IV. Edward, eski defterleri silme kabilinden, sabık VI. Henry'nin öldürülmesi emrini vermiştir. Sabık kralın öldüğü dönemlerde Londra'da dönen dedikodulara göre sabık kral VI. Henry 21 Mayıs 1274'te dua etmek için başını eğmiş iken ensesine indirilen ağır bir darbe ile öldürülmüştür. Sir Thomas Moore'un yazdığı "History of Richard III" adli tarih kitabında sabık kral Henry'ye bu ölümcül darbeyi indiren kişinin sonradan III. Richard adı ile İngiltere krallık tahtını gasp edip geçecek olan Gloucester Dükü Richard olduğu belirtilir.

 

VI. Henry'nin cesedi önce Cherstesy Manastır'ında gömülmüştür. 1485'te ise III. Richard VI. Henry'nin cesedinin buradan kaldırtmış ve birçok İngiliz kralının gömülü olduğu Windsor Kalesi St George Şapeli'ne taşıtmış ve mezarının üstüne, tipik bir İngiliz kralı mezarı gibi, taştan Henry'nin bir anıt heykelini yaptırmıştır.

 

Kastilyalı Joanna - 15. Yüzyıl, İspanya

 

Kastilyalı Joanna'nın hayatı,  sözde delilik dönemleri ve yıllarca hapis cezasıyla noktalanan trajik bir hikayedir  . Kastilya Kraliçesi I. Isabella  ve Aragon Kralı II. Ferdinand'ın kızı olan  Joanna, 16 yaşındayken Habsburg Evi Arşidükü Philip ile evlendi.

 

Joanna taht sıralamasında dördüncü olmasına rağmen, ailesindeki bir dizi ölüm, onu Kastilya ve Aragon taçlarının varisi yaptı ve annesi Kraliçe Isabella 1504'te öldüğünde, Joanna Kastilya Kraliçesi oldu. Ancak,  1516'da ölümüne kadar naip olarak hüküm süren babasının emriyle deli ilan edilip hapsedildiği için saltanatı sırasında ulusal politika üzerinde çok az etkisi oldu  .

 

Joanna'nın zihinsel dengesizliğinin, sevgili kocasının 1506'da ani ölümünden sonra başladığı söyleniyor. Tarihsel kayıtlar, 'Juana la Loca'nın (İspanyolca, “Deli Joanna” anlamına gelen İspanyolca), kocasının tabutuyla beraber Granada'da sekiz ay boyunca seyahat ettiği, kısa aralıklarla kocasının cesedini öperek onu okşadığı söyleniyor.

 

Bazı tarihçiler Joanna'nın melankoli, psikoz veya şizofreniden muzdarip olabileceğini öne sürüyor. Bununla birlikte, Joanna'nın yaşamı boyunca yayılan akıl hastalığının iddiaları tartışmalı olmaya devam ediyor. Gerçekten deli mi yoksa sadece babasının krallık üzerindeki kontrolünü sürdürmek istediği güç mücadelelerinin kurbanı mı olduğu asla öğrenilemedi

 

Ne yazık ki Joanna için, delilik işkencesi 1516'da babasının ölümüyle sona ermedi. Onun vefatının ardından Joanna ve onun genç oğlu Charles, Aragon'un eş hükümdarları oldular. Charles annesini, Castile Tordesillas'daki yıkılmış Kraliyet Sarayı'na göndererek taht üzerindeki hakimiyetini sağladı. Charles anesinin bakıcılarınada "Bana öyle geliyor ki sizin yapabileceğiniz en iyi ve en uygun şey, Majesteleri ile hiç kimsenin konuşmamasını sağlamaktır, çünkü ondan hiçbir fayda gelmez." dedi

 

Joanna 1555'te 75 yaşında hapishanede öldü.


İmparator Jiajing - 16. yüzyıl, Çin


MS 1521'de Zhu Houcong, Ming Hanedanlığı'nın 12. İmparatoru olarak kuzeni Zhegde İmparatoru'nun yerine geçti ve 'takdire şayan huzur' anlamına gelen Jiajing kraliyet adını aldı.Ancak adına rağmen o sakin olmaktan çok uzaktı.


Jiajing bağımlılığı nedeniyle, “Taocu imparatoru” olarak anılmıştır Daoist özellikle bunun inanç, kehanet ve simya . Ömrünü uzatmak için aldığı simya karışımlarından biri, kadın bakirelerin adet kanından yapılan bir madde olan kırmızı kurşundu ( Çince :红 铅) . 13-14 yaşları arasındaki saray kadınları bu amaçla tutuldu ve sadece dut yaprağı ve yağmur suyu ile beslendi . Hastalığa yakalanan tüm kızlar dışarı atıldığı gibi en ufak bir suç işleyen kızlarda türlü işkencelerden geçirildi. 


Onun bu zalimce davranışlarıda isyanın kıvılcımlarını ateşlemeye neden oldu.


1542'de imparator , cariye Consort Duan'ın evinde kalıyordu. Bir grup saray kadını onu bekliyormuş gibi yaptı, boynuna bir ip bağladı ve onu boğmaya çalıştı. Bunu yapamadılar ve bu arada, içlerinden biri ayağa kalktı ve İmparatoriçe Fang'ı alarma geçirdi . İmparatoriçe acele etti ve saray hadımları imparatoru canlandırdı. Saray kadınlarının hepsi tutuklandı. 


Saldırıdan sonra Jiajing birkaç gün bilinçsiz kaldı, bu yüzden İmparatoriçe Fang saray kadınlarına ceza verdi. Ona saldırı hakkında bilgi veren Zhang Jinlian da dahil olmak üzere hepsine yavaşça dilimleyerek ölüme emretti . Eş Duan orada olmamasına rağmen , İmparatoriçe komploya karıştığına karar verdi ve onu da idama mahkum etti. Saray kadınları, Cariye Ning ve Eş Duan'ın cesetleri sergilendi. Kadın ailelerinin 10 üyesinin de başı kesilirken, 20 kişi köleleştirilerek bakanlara hediye edildi. 


Jiajing o sırada aciz kalmış olsa da , en sevdiği cariye Consort Duan'ı öldürdüğü için İmparatoriçe Fang'a içerlemişti . Daha sonra, Eş Duan'ın masum olduğuna karar verdi ve İmparatoriçe'nin durumu kendisini nefret edilen bir rakibinden kurtarmak için kullandığından şüphelendi. 1547'de, bir yangın sarayın bazı kısımlarını yok ettiğinde, imparator İmparatoriçe Fang'ı kurtarmayı reddetti ve kız yanarak öldü. İmparator bunun cennetin iradesi olduğunu iddia etti. Ayaklanmadan sonra Jiajing kırmızı kurşun yaratmayı bırakmadı. Bunun yerine, saraya giren kızlara getirilen kısıtlamaların sıkılaştırılmasını emretti. 1547'de 11-14 yaş arası 300 kız yeni saray kadını seçildi. 1552'de sarayda hizmet etmek üzere 200 kız daha seçildi, ancak alt yaş sınırı sekiz yaşına indirildi. Üç yıl sonra 1555'te sekiz yaşından küçük 150 kız imparatorun ilacını yapmak için saraya götürüldü.

 

İspanya Kralı II. Carlos

 

II. Charles (6 Kasım 1661 - 1 Kasım 1700), Büyülenmiş olarak da bilinir, İspanyol İmparatorluğu'nun son Habsburg hükümdarıdır. En çok, fiziksel engelleri ve ölümünü takip eden taht savaşı ile hatırlanır.

 

1700'de, Habsburg Hanedanı'ndan bir varisi olmadan çocuksuz öldü. Vasiyetinde halefini Fransa Kralı XIV. Louis ve Charles'ın üvey kız kardeşi İspanya Kraliçesi Maria Theresa'nın torunu olan Anjou Dükü Philip olarak belirtildi.  Miras konusundaki anlaşmazlıklar, İspanya Veraset Savaşı'na yol açtı.

 

Carlos, Habsburg Hanedanı'nında gelen İspanya Kralı IV. Felipe ve ikinci karısı (aynı zamanda yeğeni) Avusturyalı Mariana'nın hayatta kalan tek erkek evlatlarıydı. Felipe'nin erkek varis bırakamayacağından korkan İspanyollar Carlos'un doğumunun ardından büyük kutlamalar yaptılar.Ancak Carlos'un yaşamı,hem kendisi hem de çevresindekiler için,doğumu kadar mutluluk verici olmayacaktı. Habsburg Hanedanı'nın üyeleri sık sık kendi aralarında akraba evlilikleri yapıyorlardı,bu yüzden dünyaya gözlerini açan bir Habsburg bebeğinin problemli bir genetik yapıdan ve bu yapıya bağlı çeşitli hastalıklardan muzdarip olması kuvvetle muhtemeldi.Hem fiziksel hem zihinsel engelli olan II.Carlos'un durumu da bunun acı bir örneğiydi. Carlos İspanyol tarihinde Büyülü (El Hechizado) olarak bilinir. Popüler bir inanca göre engelliliğinin sebebi akraba evlilikleri değil krala yapılan büyüdür.Ancak bilimsel ve nesnel bir bakış açısı bizi zavallı kralın hayatı boyunca çektiği bütün acıların nedenine rahatça götürecektir.

 

Kralın soyağacında pek çok yeğeni ile evlenen amca/dayı vardır. Annesi de babasının yeğeni ve İspanyalı Maria Anna ile İmparator III. Fernando'nun kızlarıdır. Ayrıca, büyük annesi İmparatoriçe Maria Anna aynı zamanda halasıdır. O dönemlerde insanlar Hristiyanlık inancına göre yaşamayı yanlış anladıklarından ve genetik faktörleri bilmediklerinden, kralın içinden şeytan çıkarmaya çalıştılar. Carlos'un büyük büyük annesi Joanna da "Deli Joanna" olarak biliniyordu ve genç yaşında akli dengesini yitirmişti. Joanna aynı zamanda İspanya kralı I. Carlos'un annesiydi.

 

Carlos,Habsburg Hanedanı'nın son üyesiydi.Daha önce de belirtildiği gibi hem fiziksel hem zihinsel engelliydi.Yüzünde portrelerinde de çok bariz belli olan ve"Habsburg çenesi"("Habsburg dudağı" diyenler de vardır.)olarak adlandırılan bir deformasyon vardı.Yediklerini çiğneyemiyor,ağzından sürekli salya akıyordu.Zeka geriliğinden muzdaripti.Büyümesi ve gelişimi olağan seyrinde ilerlemedi.Beş yaşına kadar anne sütüyle beslenen Carlos dört yaşına kadar konuşamadı,sekiz yaşına kadar yürüyemedi.On yaşına kadar kendisine bebek gibi bakıldı.Kötü sağlık durumu nedeniyle herhangi bir resmî eğitim de alamadı.

Haberin etiketleri:

delilik, imparator


Haber okunma sayısı: 1425

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER

10-korkunc-arkeolojik-kesif

10 Korkunç arkeolojik keşif

24 Ocak 2021 Pazar 21:09
beyaz-sarayin-hayaletleri

Beyaz sarayın hayaletleri

23 Ocak 2021 Cumartesi 16:29
kral-midas-efsane-mi-gercek-mi

Kral Midas efsane mi, gerçek mi?

20 Ocak 2021 Çarşamba 18:00
mary-celeste-gemisinin-laneti

Mary Celeste gemisinin laneti

18 Ocak 2021 Pazartesi 11:33
buyuk-giza-piramidi-ne-icin-yapildi

Büyük Giza Piramidi ne için yapıldı?

16 Ocak 2021 Cumartesi 18:20
zehir-kralicesi-giulia-tofana

Zehir kraliçesi Giulia Tofana

14 Ocak 2021 Perşembe 17:35

ÜLKE GÜNDEMİ

Aşılar nerede, neler dönüyor?

Meclis’te basın toplantısı düzenleyen HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, İrfan Fidan’ın AYM'ye

Diyanet'ten Berhan Şimşek’e yalanlama

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, 22. Dönem Milletvekili Berhan Şimşek’in Cuma

CHP’den yeni sistem önerisi

CHP’nin yeni parlamenter sistem önerisi çalışmalarında son aşamaya gelindi. MYK'ye sunulan çalışmada seçim

Yetişkin işsizler işe, çocuk işçiler okula!

DEVA Partisi Gençlik Politikaları Başkanı Doğa Şanlıoğlu "Çocuklar bir iş gücü değil, hayalimizdeki

Erkekler yüzde 84, kadınlar yüzde 73 oranında 'online'

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) “Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması 2020”

Korona hastası 2.442.350 vefat 25.344

Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığı 26 Ocak Salı gününün corona tablosuna göre son 24 saatte 134 kişi

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL