24 Haziran 2019 Pazartesi

Kadınların nafaka hakkına dokunmayın

kadinlarin-nafaka-hakkina-dokunmayin

Medeni Kanun’un 175’inci Maddesi’nde yapılmak istenen değişikliğe Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı,bir basın açıklaması ile tepki gösterdi
10 Ekim 2018 Çarşamba 08:38

 Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı'nın açıklaması şöyle:

 

Son günlerde, boşanma durumunda yoksulluğa düşeceği tespit edilen kişilere verilmesi öngörülen yoksulluk nafakasının düzenlenmesini içeren Medeni Kanun’un 175’inci ve 176’ncı maddelerinde değişiklik yapılacağına dair haberlerin sayısı artmıştır. Yapılması planlanan bu değişikliğe istinaden Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı tarafından 10 Ekim 2018 Çarşamba günü “Gündem Buluşmaları: Nafaka Sistemi” başlıklı bir Çalıştay düzenleneceği haberi alınmış, Türk Kadınlar Birliği ve Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu dışında kalan, alanda yıllardır çalışan bağımsız kadın örgütlerine davet gelmemiştir. Davet gönderilmediği halde Çalıştay’a katılmak istediklerini telefon ve e-mail gibi çeşitli iletişim araçları üzerinden belirten aşağıda imzası bulunan bağımsız kadın örgütlerinin ısrarlı talepleri sonucu ancak bir kadın örgütünün (Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı) daha Çalıştay’a davet edilmesi mümkün olmuştur.

 

Yoksulluk nafakası hakkında kamuoyuna aksettirilen bilgiler yanıltıcıdır. Medeni Kanun’un 175’inci maddesi, “boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın, diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebileceği”ni öngörmektedir. 175’inci maddede cinsiyet belirtilmemektedir; iki taraf da nafaka talep edebilmektedir. Ancak yoksulluk nafakası uygulamada daha çok kadınlara bağlanmaktadır. Bu durum Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle genellikle kadınların yoksul olmasından kaynaklanmaktadır.[1] Yoksulluk nafakasının bağlanması için kişinin geliri olmaması gerekir ve kişinin yoksulluk koşulları değişirse yoksulluk nafakası kesilir. Yani bu nafaka kamuoyuna yansıtıldığı gibi süresiz değildir; nafaka ödeyen kişi koşullar değiştiği takdirde nafakanın kesilmesini talep edebilmektedir. Kaldı ki takdir edilen nafaka miktarı yoksulluğu giderecek bir miktar değildir.



 

Basından takip ettiğimiz kadarıyla yoksulluk nafakasının ödenmesine en az 1 yıl, en çok 5 yıl olmak üzere süre kısıtlaması getirilmek istenmektedir. Ayrıca yoksulluk nafakasının bağlanması için bir dizi koşul aranması istenmekte, bu koşullar arasında evli kalma süresi, çocuk olup olmaması, boşanan kadının yaşı, gelir durumu ve kusur durumu gibi kriterler belirlenmesi planlanmaktadır. Yoksulluk nafakası erkeklerin kadınlara bir lütfu değil, pek çok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de devletin kadınların güçlenmesine ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına yönelik aldığı tedbirlerdendir. Kadınların evlilik sonrası yaşamlarını idame ettirebilmelerini sağlayan ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle yoksullaştırıldıkları için gerekli olan bir haktır.

 

Yoksulluk nafakasına süre kısıtlaması getirme çabalarının yanında boşanma sonrasında velayete sahip olan ebeveyne, yetişkin olmayan çocuklarının bakım masraflarını üstlenebilmek için ödenen iştirak nafakasının da ödenmemesi gerektiği dile getirilmeye başlanmıştır. Böylesi bir değişiklik, çocukların yüksek yararı açısından da oldukça korkutucu bir gelişme olacaktır.

 

Çocukların ve yaşlıların bakımı dahil, ev içinde ücretsiz emek sarf etmiş, bu sebeple çalışma hayatına hiç katılamamış, katılması engellenmiş veya ev içindeki bakım emeği yükü nedeniyle iş hayatından ayrılmak zorunda kalmış, yeniden çalışma hayatına katılması önünde bir dizi bariyer bulunan kadınların nafaka hakkına sınırlama getirmenin Türkiye’de giderek artan toplumsal cinsiyet eşitsizliğini daha da derinleştireceğini biliyoruz. Bu düzenlemenin kadınlara yönelik ekonomik, psikolojik, cinsel ve fiziksel şiddeti artıracağını, kadınları ev içine hapsedeceğini ve kadınların boşanma kararı almalarını zorlaştırarak büyük hak ihlallerine neden olacağını düşünüyoruz.

 

Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin sebep olduğu mağduriyetlerin çözümü, kadınların yıllarca mücadele ederek kazandığı hakların her fırsatta geri alınmasıyla değil, toplumsal cinsiyet eşitliğinin kurulmasıyla sağlanacaktır. Son dönemde kadınların haklarına saldırıları gerçekleştirenlerin, kimi hukuk kurumları ve ilgili Bakanlıklar tarafından yapılan toplantılarda kendilerine yer buluyor olmasını ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin göz ardı edilip konunun doğrudan muhatabı olan kadın örgütlerini dahil etmeksizin atılan adımları kaygı ile karşılıyoruz. Devletin görevi kadınları daha da güçsüzleştirecek, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini pekiştirecek ve toplumsal cinsiyete duyarsız düzenlemeler yapmak değil; aksine, toplumsal cinsiyet eşitliğini gözeten sosyal politikalar üretmek ve ücretsiz, kaliteli bakım hizmetlerini sağlamaya yönelik çalışmalar yapmaktır. Kadınların iş gücü piyasasına katılabilmeleri için ücretsiz, kaliteli bakım evleri ve kreşlerin açılması, kadınların eğitime katılmaları önündeki engellerin kaldırılması, yüksek öğrenim görememiş kadınların da en azından temel gereksinimlerini karşılayabilecekleri ücretli işlerde çalışmalarını sağlayacak kaliteli eğitim ve iş fırsatlarının yaratılması gerekmekted



Haber okunma sayısı: 236

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER

kadikoyde-zafer-coskusu

Kadıköy’de zafer coşkusu

24 Haziran 2019 Pazartesi 00:20
ataturk-tablosu-geri-gelecek

Atatürk tablosu geri gelecek

24 Haziran 2019 Pazartesi 00:08
ah-be-istanbul-sen-nelere-kadirsin

Ah be İstanbul sen nelere kadirsin

23 Haziran 2019 Pazar 09:24
yuksek-hatali-tren

Yüksek Hatalı Tren!

22 Haziran 2019 Cumartesi 09:28
okyanusta-baliktan-cok-plastik-olacak

Okyanusta balıktan çok plastik olacak

21 Haziran 2019 Cuma 22:26
allah-hepinizin-belasini-versin

Allah hepinizin belasını versin

21 Haziran 2019 Cuma 19:46

ÜLKE GÜNDEMİ

İstanbul, AKP’nin kara propagandasını cezalandırdı

Ekrem İmamoğlu korkusu AKP’ye şekilden şekile soktu. Seçim öncesi demediklerini bırakmadılar. “Sisi mi

Perşembe'nin gelişi Çarşamba'dan belliydi

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın, Ekrem İmamoğlu'nun yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediye

Hangi olaylar AKP'ye kaybettirdi?

YSK’nın tartışmalı kararı, İmamoğlu’na yapılan Yunan ve Pontuslu ithamları, Ordu'daki VIP tartışması,

Davutoğlu'ndan flaş İstanbul mesajı

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, resmi olmayan sonuçlara göre Ekrem İmamoğlu'nun yeniden İstanbul Büyükşehir

İşte İstanbul'un yeni haritası

31 Mart'ta yapılan seçimlerde İstanbul'un 39 ilçesinin 16'sında Ekrem İmamoğlu 23'ünde ise Binali Yıldırım

MHP canlı yayında Nagehan Alçı'yı fırçaladı

MHP’nin Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Habertürk canlı yayınında

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL