TSK Mehmetçik Vakfı

17 Temmuz 2018 Salı

İstismarı aklama suçluları yargıla!

istismari-aklama-suclulari-yargila

Eylül ve Leyla’nın ardından tekrar gündeme taşınan çocuk istismarına tepki gösterenler önceki gün birçok ilde sokağa çıktı. İstanbul, İzmir ve Çorum’da bir araya gelen yurttaşlar, iktidara “İstismarı aklama suçluları yargıla” çağrısında bulundu
08 Temmuz 2018 Pazar 12:07

 BİRGÜN gazetesinde yer alan Zeynep Kuray'ın haberine göre, AKP iktidarları döneminde artarak devam eden, son olarak da 8 yaşındaki Eylül Yağlıkara ve 4 yaşındaki Leyla Aydemir ile gündeme taşınan çocuklara yönelik istismar ve cinayetlerine karşı tepkiler sürüyor. Birçok kentte önceki akşam sokağa çıkan çocuk ve kadın dernekleri ile yurttaşlar, çözümün idam ve hadım değil, çocuk merkezli politikalar olduğunun altını çizildi.

 

‘Çocuklar için gerçek adalet’

 

İstanbul’da Kadıköy’deki Süreyya Operası önünde toplanan demokrasi güçleri, siyasi partiler ile yurttaşlar, Khalkedon Meydanı’na yürüdü. Yürüyüşte “Çocuk istismarını meşrulaştıranlardan hesap soracağız” yazılı pankart açılırken, sık sık “ Susma suça ortak olma”, “ Devlet uyuma çocuklara sahip çık”, “Çocuklar için gerçek adalet” ve “Susma haykır istismara Hayır” sloganları atıldı.



 

Kitle adına ortak açıklamayı okuyan Sedef Akçay, Türkiye’de istismar yaşandıktan sonra müdahale etmeye dayalı çok sınırlı bir sistem olduğuna işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:

 

“Bugün iktidar tarafından çözüm olarak ortaya atılan idam ve kimyasal kastrasyon (hadım) insan haklarına aykırı. Sorunu bireye indirgeyen ataerkil, cinsiyetçi sistemden kaynaklı toplumsal boyutlarını görmezden gelen yasa tasarısına karşı çocukların haklarını merkeze alan, koruyucu ve önleyici tedbirleri içeren çocuk politikası oluşturulması gerekiyor. Adalet talep ederken genellikle sadece istismarı yapan kişinin cezalandırılmasına odaklanılıyor. Ancak burada istismarı fark edemeyip uzamasına sebep olanlar, istismarı gizleyenler, istismara zemin açanlar, istismarcıyı koruyanlar ve çocuğu güçsüzleştirenler de faildir.”

 

‘Eylül ve Leyla son olsun’

 

İzmir Kadın Platformu da, Alsancak’taki ÖSYM bürosu önünden Türkan Saylan Kültür Merkezi önüne yürüdü. Eylemde “Çocuğuma dokunma” ile “Eylül ve Leyla son olsun. Çocuklar ölmesin. Çocuklarımızı yaşatmak için ses çıkarıyoruz” pankartları açıldı.

 

Basın açıklamasını okuyan Juliana Gözen, çocukların hayatlarının devlet tarafından korunmadığı için Eylül ve Leyla’nın hayatını kaybettiğini söyledi.

 

Devletin çocukların istismarını ortadan kaldırma ve koruyucu-önleyici hizmetleri kurumsallaştırma görevini yerine getirmesi gerektiğini vurgulayan Gözen, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

“Failleri korumaya çalışan uygulamalara, cezasızlığa son verilmeli, indirimler uygulanmamalıdır. Çocuğa yönelik cinsel istismar, hastalık veya bireysel bir sapkınlık değildir. Sorun toplumsaldır! Çocuk istismarı, toplumdaki erkek egemen uygulamaların sebep olduğu ve meşrulaştırdığı bir şiddet suçudur.”

 

İstismara sessiz yürüyüşle tepki

 

Çorum’un Osmancık ilçesinde ise çocuk istismarına tepki için bir araya gelen kadınlar, “Çocuk istismarına ‘Dur’ de” ve “Çocuk istismarına ‘Hayır’ demek için yürüyoruz” yazan pankartlar açarak sessiz yürüyüş yaptı.,

 

‘İdam ve hadım sorunun üzerini örtmektir’

 

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) temsilcisi Gülsüm Kav, çocuk istismarına yönelik çözüm olarak sunulan idam ve kimyasal hadım cezalarının sorunun üstünü örtmek anlamına geldiğini vurguladı.

 

Bu yaşananlardan görevini yapmayan iktidarın sorumlu olduğunu kaydeden Kav, “Çocukların yaşamasını istemek noktasına geldik. Bu durum, sorunu çözmekle mükellef olan ama çözmeyen, çocukları korumayıp eşya gibi gören devlet yöneticilerinin utancıdır” dedi.

 

‘Kanunlar uygulanmıyor’

 

Sorunun kanunlardaki cezaların uygulanmasıyla çözülebileceğini, ancak uygulanmadığını vurgulayan Kav, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

“Mevcut iktidar genelde uluslararası belgeleri ‘dış mihrak’ sayıp dışlayabiliyor. Bu iktidar döneminde, 2014-2019 yılları arasında bakanlıkların koordinasyonunda hazırlanan, ‘yerli ve milli’ Çocuk Koruma Hizmetlerinde Koordinasyon Strateji Belgesi var. Art arda çocuk istismarları yaşanırken, bir yetkilinin bile çıkıp hazırda duran bu önemli belgeyi dile getirmemesini anlamıyorum ve kınıyorum. Niye bu belge dile getirilmiyor da, her seferinde işi bulandıran, sorunun üstüne örten ve aslında cinsel saldırıya cinsel saldırıyla cevap veren idam ve hadım yaklaşımları ortaya atılıyor? Bu durum halkın öfkesini yanlış yere yönlendirdiği gibi, gerçek çözümden de uzaklaştırıyor.”



Haber okunma sayısı: 162

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER

bir-gelenek-sona-erdi

Bir gelenek sona erdi

16 Temmuz 2018 Pazartesi 09:05
fetoculuk-iste-budur

'FETÖ'cülük işte budur'

16 Temmuz 2018 Pazartesi 08:22
15-temmuz-canlarla-odenen-bir-destandir

15 Temmuz canlarla ödenen bir destandır

15 Temmuz 2018 Pazar 23:44
erdogan-millet-camiinde-kuran-okudu

Erdoğan Millet Camii'nde Kur'an okudu

15 Temmuz 2018 Pazar 23:16

ÜLKE GÜNDEMİ

Bir gelenek sona erdi

Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü, KHK ile kapatıldı ve öğrencileri Hacı Bayram Veli

Utancın üstünü yine örtmeye çalışmışlar

Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 348’inin gebeliği kesinleşmiş 392 çocuk gebeliği vakasının

Darbeyi TSK'nın Atatürkçü kadroları bastırdı

Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz 15 Temmuz Amerikancı darbe girişiminin Türk ordusunun yurtsever ve Atatürkçü

Sokaktan geçen rektör olabilecek

CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Lale Karabıyık, 703 sayılı KHK’da 2547 sayılı

MEB suça ortak olmaktadır

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Hayalhanem İlim Derneği’ne

CHP'den seçim tutanağı açıklaması

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel, 24 Haziran seçim sonuçlarına ilişkin açıklama yaparken,

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL