21 Ekim 2020 Çarşamba

İstanbul'un depremle gelen kıyametleri

istanbulun-depremle-gelen-kiyametleri

Depremler, hiç kuşkusuz tabi afetlerin en tehlikeli ve yıkıcı olanıdır. Şiddetine göre can ve mal kaybına veya hasara sebep olmaktadır. Ülkemizde de tarih içerisinde şiddetli depremler meydana gelmiş mal ve can kaybına yol açmıştır. Günümüzde pir çok teknik gelişme ile deprem bölgelerinde yer alan yerleşim yerlerinde deprem e dayanabilecek yapılar inşa edilerek zararlar azaltılmaya çalışılmaktadır. Ayrıca, bu amaçla teknik ölçümler deprem bölgelerinin grafıkleri çıkarılarak bilimsel araştırmalar yapılmaktadır!
25 Eylül 2020 Cuma 15:47

 İstanbul, tarih boyunca şiddetli bir çok deprem yaşamıştır. Bunlardan özellikle 1509, 1690, 1894 yıllarında meydana gelenleri en şiddetlileridir. Bu depremlerde İstanbul'da bir çok yapı yerle bir olmuş, çok sayıda insan hayatını kaybetmiştir. İstanbul'da yapıların çoğunun ahşap olması, bu kayıpları biraz olsun azaltmıştır kanısındayız. Çünkü kaynakların bildirdiğine göre bu şiddetli' depremlerden sağlam kalabilen, dayanabilen ahşap binalardır. İkinci derece-deprem bölgesinde yer alan İstanbul, İzrriit Körfezi'nden Marmara Denizi'ne bağlanan Kuzey Anadolu fay hattının çok yakınındadır ve bu yüzden meydana gelen depremlerden etkilenmiştir. Bizans Dönemi'nde İstanbul'da yaşanan depremlerin büyük bir kısmı' kaydedilmiştir. Bunlardan bazıları uzun süreli ve şiddetli olmuştur. Örneğin, 554,869 yıllarında olan depremler 40 gün sürmüştür. 1346 yılındaki deprem ise aralıklarla bir yıl devam etmiştir.

 

Tarihler 22 Ağustos 1509’u gösterirken İstanbul ve Osmanlı küçük bir kıyamete uyandı. O günden itibaren 40 gün sürecek depremler silsilesi İstanbul nüfusunun büyük ölçüde yok olmasına sebep oldu.

 

Takvim yaprakları 22 Ağustos 1509’u gösterdiğinde İstanbul kıyamet gibi bir güne uyanır.



 

 

Bunun sebebi ise gecenin geç saatlerinde olan ve 45 gün sürecek olan büyük İstanbul Depremi’dir.

 

 

Öyle ki bu depremde 1000’in üzerinde ev yıkılmış ve 4-5 bin arasında insan hayatını kaybetmiştir.

 

 

Verilen bilgilere göre ise Divan-ı Hümayun üyesi 3 kişi de tüm ailesini kaybetmiştir. Aralarından Mustafa Paşa ve ona bağlı 360 sipahi de atlarıyla birlikte konakta ölmüştür.

 

 

5. Fatih ve Beyazıt Camii’si, Topkapı Sarayı ve Ayasofya da bu depremden nasibini almış ve büyük hasarlar görmüştür. Ayasofya’nın sıvaları dökülmüş ve su bentleri yıkılmıştır.

 

Dönemin padişahı II.Bayezid ise korkudan günlerce sarayın bahçesine yaptırdığı çadırda kalmış ve sonrasında Edirne’ye gitmiştir.

 

 

Ünlü doğa tarihçisi ve jeoloji profesörü Celal Şengör’ün edindiği bilgilere göre ise sarsıntılar Kahire’den bile hissedilmiştir.

 

 

Şiddetini merak edenler için ise tek bir veri var o da bir tahmin niteliğinde. Fransız profesör Xaiver La Picho; bu depremin şiddetinin muhtemelen 8.00’ı bulduğunu söylemiştir.

 

 

Sonrasında bulunan belgelerde ise İstanbul’da hasar görmeyen hiçbir evin kalmadığı yazılıdır. Deprem sonrasında ise bir tsunami meydana gelmiştir.

 

 

Bu tsunami ise 10 metreye kadar yükselen dev dalgalar oluşturmuş ve Galata Surları’nı aşarak şehirde bir tufan oluşturmuştur.

 

 

Hayatını kaybeden 5 bin kişi ve yaralanan 10 bin insan ise o dönemki Osmanlı nüfusunun önemli bir kısmını oluşturuyordu.

 

Yerbilimciler ise bu korkunç depremi son yüzyılda Doğu Akdeniz’de görülen en büyük doğal afet olarak tanımlamaktadır.

 

Depremler, hiç kuşkusuz tabi afetlerin en tehlikeli ve yıkıcı olanıdır. Şiddetine göre can ve mal kaybına veya hasara sebep olmaktadır. Ülkemizde de tarihi çerisinde şiddetli depremler meydana gelmiş mal ve can kaybına yol açmıştır. Günümüzde pir çok teknik gelişme ile deprem bölgelerinde yer alan yerleşim yerlerinde depreme dayanabilecek yapılar inşa edilerek zararlar

azaltılmaya çalışılmaktadır. Ayrıca, bu amaçla teknik ölçümler deprem bölgelerinin grafıkleri çıkarılarak bilimsel araştırmalar yapılmaktadır!.

 

ILBayezid, İstanbul'un uğradığı bu. felaketden sonra geniş bir imar faaliyetine girişti.Para toplamak için her evden vergi alındı, Anadolu. ve Rumeli'den ameleler getirtildi. İki aylık bir sürede bir çok yer onarıldıs. Bu deprem tarihe "Küçük Kıyamet" olarak geçti.

 

İstanbul'un yaşadığı önemli depremlerden 1557 Nisan'ı, 1690 Temmuz'u 1766 Mayıs'ındakileri saymak mümkündür. 1690'daki deprem Salı akşamı güneş battıktan sonra gerçekleşti. Bu olay, Fatih Camiinin minaresinin yıkılmasına, kubbesinin çatlamasına, Topkapı çevresindeki surların bir bölümünün yıkılmasına neden oldu. Depremde, edinilen bilgilere göre çok sayıda

ev yıkılmış, 20 kişi ölmüştür. Sarsıntılar birkaç gün daha devam etmiştir

 

İstanbul, 24 Mayıs 1719'da da büyük bir deprem geçirdi. Pekçok binanın bacaları, Topkapı Sarayı'ında Yalıköşkü civarında kayıkhanelerin bazıları yıkıldı. Surların bir kısmı tahrip oldu. İlk günkü sarsıntıdan sonra iki üç gün sarsİntılar hafif şekilde devam etmiştir. Bu deprem İzmit Körfezi civarında da etkili olmuştur

.

Kaynaklarda yer alan bilgilere göre;İstanbul, 22 Mayıs 1766'da 1509'dan sonraki en şiddetli depremi yaşamıştır. Depremin süresi hakkında değişik bilgiler vardır. Deprem esnasında korkunç gürültüler duyulmuş, sarsıntılar aralıklarla 8 ay veya 1 yıl kadar hissedilmiştir. 25 Temmhz'da meydana gelen sarsıntı ise birincisi kadar şiddetli ve yıkıcı olmuştur. Halk uzun süre çadırlarda. barınmak zorunluluğuyla karşı karşıya kalmıştır. Padişah'ın sarayı da hasar gördüğünden IILMustafa şehri terketmeye mecbur olmuştur. Birçok cami, han,saray yıkılmış veya hasar görmüştür. Bunlardan Fatih Camii, Çemberlitaş'taki Atik Ali Paşa Camii, Kariye Camii, Eyüp Sultan Camisini hasar gören, yıkılan camiler arasında sayabiliriz. Ayrıca, Şehrin su şebekesi zarara uğramıştır. Fatih Cami bu olayda tamamen zarar gördüğünden depremden sonra adeta yeni bir cami yapılrn'ıştır.

 

Yine Fatih Camii gibi depremde hasar gören diğer binalar, Baruthane, Topkapı Sarayı. Yeniçeri odaları gibi yerler içİn tamirat işlemleri başlatllmıştır

 

8 Temmuz 1790'daki depreme gelince; o gün gece sabaha kadar yirmişer, otuzar dakika ara ile 5 defa hafifçe ertesi gün sabahtan akşama kadar 4 defa aralıklarla sarsıntılar şeklinde olmuşturlo. 28 Ekim 1802'de ortaya çıkan depremde ise bazı kemerler ve haneler yıkılmıştır. Ahmet Cevdet, 1804 Aralığı'nda bir deprem olduğunu kaydetmekte, bu depremden bir gün öncesinde İstanbul 'un şiddetli bir fırtınaya' maruz kaldığını ifade etmektedir

 

Bunların dışında İstanbul, 1837, 1841 yıllarında da deprem geçirmiştir. Böylece, İstanbul'un tarih boyunca geçirdiği yıkıcı depremleri kısaca özetledikten sonra i894 yılında meydena gelen son büyük depreme geçebiliriz.

 

İstanbul, son şiddetli depreme 10 Temmuz 1894 tarihinde sahne olmuştur. Deprem ,güneyden kuzeye doğru üç şiddetli sarsıntı halinde hissedildi.

 

Beyoğlu ve Boğaziçi'nde daha az zarar verdi.Depremin merkezinin Yeşilköy'den 8 kilometre uzaklıkta ve güneydoğu Marmara Denizi'nde olduğu tespit edilmiştir.Bir çok sivil bina hasara uğramıştır. Bunlar arasında, KapalıÇarşı, Bitpazarı, Yağlıkçılar, Çadırcılar, Mercan Çarşı tarafları tamamen yıkllmıştır. Mercan sokağında kükürtlü su fışkırmış, Sirkeci'de istasyon zarar görmüştür.Fatih, Beşiktaş, Ortaköy, Sultan Ahmet, Aksaray, Edirnekapı, Topkapı, Balat, Bakırköy, Silivrikapı semtleri zarara u'ğrayan yerlerdir. 

 

Semih Tezcan,Yalçın Acar, Ahmet Civ tarafından hazırlanmış olan bir araştırmada, bu depremin şiddetini 9, enlemini 40,60 boylamını da 25,60 olarak belirtmektedir!

 

1894'deki bu deprem öğle saati 12.24'te alaturka saat ile 4.45'te meydana geldi. Sarsıntılar İstanbul dışında, Yanya, Bükreş, Girit, Yunanistan, Konya ve Anadolu'nun büyük bir kesiminde hissedilmiştir. İstanbul il sınırları içinde 474 kişinin ölümüne, 482 kişinin yaralanmasına, 387 dayanıklı yapı ve 1087 ev, 299 dükkanın büyük ölçüde hasar görmesine yolaçmıştır.Yalnız bu rakamlar tespit edilebilenlerdir. Ölü ve yaralı sayısının daha fazla olması olasılığı vardır. Çünkü bazı yerlerde, örneğin Yalova'da ölü ve yaralı sayısı bilinmemektedir.

 

Sultan II.Abdülhamit bu deprem yüzünden epey hasar ve can kaybı olduğunu öğrenince, yaralıların hemen tedavisini, ihtiyacı olanlara yardım edilmesini, çadırlar kurulmasını emretmiş ve ayrıca fırınlardan bol miktarda ekmek dağıttırmıştır. Açıkta kalanlara, Şehremini'nin başkanlığında bir komisyon kurularak para, yiyecek ve çadır yardımı yapılmıştır.

 

Kaynak: 1,2

 

Haberin etiketleri:

İstanbul, deprem


Haber okunma sayısı: 1839

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER

pendikte-alevi-yurttaslara-tehdit

Pendik’te Alevi yurttaşlara tehdit!

20 Ekim 2020 Salı 10:41
ttb-ve-tpdden-bakana-yanit

TTB ve TPD'den Bakan'a yanıt

19 Ekim 2020 Pazartesi 20:01
koronavirus-hastasi-349519-vefat-9371

Koronavirüs hastası 349.519 vefat 9.371

19 Ekim 2020 Pazartesi 19:30
kibir-hastalik-belirtisi-mi

Kibir hastalık belirtisi mi?

19 Ekim 2020 Pazartesi 17:21

ÜLKE GÜNDEMİ

AKP'li vekiller çileden çıktı !

CHP Milletvekili Veli Ağbaba meclis genel kurulunda yaptığı konuşma ile Türkiye'nin ekonomik boyutlarını

HDP, legalite ile illegalite arasında durmaktan vazgeçmeli

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi.

Biz Türkiye'yiz Tayyip Erdoğan sen kimsin?

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Baş, askıda ekmek kampanyasına

Sarayın demiryolu politikası raydan çıktı

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi Türkiye

Yeryüzü, yeniden İslam ilkelerini aramaktadır

İslam İşbirliği Teşkilatı Üye Ülkeleri Diyanet İşleri Bakanları, Başmüftüleri İstişare

Müsavat Dervişoğlu'ndan Ümit Özdağ'a yanıt

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ'ın Buğra

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL