23 Ekim 2020 Cuma

Hasarı değil, riski tespit edin!

hasari-degil-riski-tespit-edin

Elazığ'ın Sivrice ilçesinde meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki deprem, Türkiye’nin depreme hazırlıksız olduğunu bir kez daha gösterdi. Binalar yıkıldı, vatandaşlar enkaz altında kaldı, can kayıpları yaşandı.
27 Ocak 2020 Pazartesi 15:27

 Oysa Türkiye’nin neredeyse yüzde 98’i aktif deprem kuşakları üzerinde yer alıyor. Peki hangi önlemleri alarak, kayıp vermeden, sıfır hasarla depremden kurtulabiliriz? Maltepe Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Utku Yazgan’a göre yanıt açık: Depremden önce risk tespit edilse, depremden sonra hasar tespitine gerek kalmayacak!

 

Elazığ ve Malatya'da peş peşe yaşanan şiddetli depremlerde yüzlerce insan zarar gördü, bazı binalar çöktü. Bölgede arama kurtarma ve hasar tespit çalışmaları sürüyor.

 

Her deprem sonrası ortaya çıkan bu acı tablo, yapı stoğunun sağlamlığı tartışmasını yeniden gündeme getirdi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na göre, birinci derece deprem kuşağında bulunan Türkiye’deki 7 milyona yakın yapı dayanıksız. Kandilli Rasathanesi Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, Elazığ depremi sonrasında yaptığı açıklamada, yaşanan can ve mal kayıplarını yapı stoğunun iyi olmamasına bağladı. Peki acil olarak atılması gereken adımlar neler? Nasıl önlem almalı?



 

Maltepe Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İnşaat Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Utku Yazgan, depreme karşı atılması gereken adımlar konusunda açıklamalarda bulundu. Yazgan, “Sağlıksız binaları ya güçlendirin ya da deprem yıkmadan, siz yıkıp yenisini yapın” dedi.

 

“Depreme hazır olmak zorundayız”

 

Türkiye’deki yapı stoğunun yer aldığı alana bakıldığında, yüzde 92’sinin deprem hattında bulunduğunu vurgulayan Dr. Yazgan, uzun süredir büyük ölçekte bir deprem meydana gelmeyen Doğu Anadolu fay hattı üzerinde cuma gecesi Elazığ ve çevresinde meydana gelen depremin sürpriz olmadığına, bir süredir beklendiğine dikkat çekti. Bu fay hattı üzerinde gelecekte de depremlerin süreceğini ancak ne zaman gerçekleşeceğinin bilinmediğini belirten Yazgan, “Türkiye’de depremlerin hangi bölgelerde ve hatlarda olacağı biliniyor. Elbette zamanı bilinmiyor. Beklenen İstanbul depremi için de tablo böyle. Marmara Denizi’nin altından geçen 130 kilometrelik kırılmamış bir fay var. Bir anda kırılırsa büyük bir deprem olacak. Bu gerçekten hareketle ülkemizin tamamında depreme hazır olmak zorundayız” dedi.

 

“Hasar tespiti değil, risk tespiti!”

 

Türkiye’deki yapı stoğunun birbirine benzediğine dikkat çeken Dr. Yazgan, Elazığ ve çevresinde genellikle tercih edilen ve iskelet sistemi olmayan yığma yapıların bu şiddetteki depremlerde ağır hasar görmesinin beklenen bir durum olduğunu söyledi. Kırsal kesimlerde genellikle tek katlı yapılar olduğunu, ancak şehir merkezi ve ilçelerde 4-5 katlı dayanıksız betonarme yapıların hasar görmesi nedeniyle kayıplar yaşandığını anlatan Dr. Yazgan, şöyle devam etti:

 

“Üç ile sekiz kat arası binalar en fazla riskli bina gruplardır. Depremlerden sonra binalarda hasar tespitleri yapılır ancak asıl önemli olan mevcut yapı stoğumuzun depreme dayanıklı olup olmadığının önceden tespit edilmesidir. İlk olarak hızlı yöntemle kabaca değerlendirme yapmalı, daha sonra ayrıntılı değerlendirmelerle binaların depreme dayanıklı olup olmadığının tespiti aşamasına geçmeliyiz. Depreme dayanıksız çıkan bina ya güçlendirilmeli ya da deprem yıkmadan kendimiz yıkıp yeniden yapmalıyız. Kentsel dönüşümün hızla gerçekleştirilmesi ve güvenli binaların inşa edilmesi en büyük önlemdir”

 

“Herkes her adımda sorumlu davranmalı”

 

Yaşadığımız binaların depreme karşı dayanıklı olup olmadığı konusunda başta inşaatı yapanlar olmak üzere herkesin her adımda sorumlu davranması gerektiğini belirten Dr. Yazgan, “Ev alırken vatandaşlarımız binanın ‘Bina Deprem Yönetmeliği’ne uygun yapılıp yapılmadığına mutlaka bakmalı. Gölcük Depremi sonrası çıkarılan yönetmelikle binalarda beton kalitesi sağlandı. Yönetmeliğe uygun yapıldıysa o binada rahatlıkla oturulabilir.” dedi.

 

“Köprüler değil, binalar yıkılıyor”

 

Binaların dönüşümünde sadece elde edilecek gelire göre karar verilmemesi, kentlerin genelinde bir dönüşümün sağlanması gerektiğini vurgulayan Dr. Yazgan, “Bazı semtlerde kentsel dönüşüm yapılan binalarda müteahhit de konut sahibi de kazançlı çıkıyor. Ama ekonomisi düşük semtlere müteahhit girmiyor.” dedi.

 

Depremde hasarın köprülerde değil binalarda olmasının mühendislik katkısının farkını kanıtladığını söyleyen Yazgan, “Deprem sonrası yaşananlar ders oluyor. Deprem bilincinin yükseldiğini görüyoruz. Önemli olan binaların güçlenmesi ve binayı yaptıranların bilinçlenmesi.” diye konuştu.



Haber okunma sayısı: 267

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER

erbastan-alman-polisine-tepki

Erbaş'tan Alman polisine tepki

23 Ekim 2020 Cuma 11:17
istanbulda-bir-ilk-yaya-duragi

İstanbul'da bir ilk: YAYA DURAĞI

22 Ekim 2020 Perşembe 20:27
koronavirus-hastasi-355528-vefat-9584

Koronavirüs hastası 355.528 vefat 9.584

22 Ekim 2020 Perşembe 19:17
ilk-yasak-haberi-geldi

İlk yasak haberi geldi

22 Ekim 2020 Perşembe 13:59

ÜLKE GÜNDEMİ

Özgürlük zehirlenmesi aileye zarar veriyor

İstanbul Valiliği ile iş birliği protokolü imzalanan ‘Aileler Üniversitede’ projesi hakkında

İstanbul'da bir ilk: YAYA DURAĞI

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, WRI Türkiye Sürdürülebilir Şehirler ve Sağlıklı Şehirler Ortaklığı ile

Bu parayı yiyenlere zehir zıkkım olsun

Cumhuriyet Halk Partisi tarafından “pandemi döneminde esnaf ve KOBİ'lerin durumuna” ilişkin ülke genelinde

Fransa'ya gösterilen tepki, Çin'e gösterilmiyor

İYİ Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kamil Erozan, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Çin'in Uygur

İşte İYİ Parti’nin oy oranı

Gazeteci İsmail Saymaz, Habertürk’te katıldığı Türkiye’nin Nabzı programında, İYİ Parti’nin 40 ilde

Cumhurbaşkanı Yardımcısı 2021 yılı bütçesini sundu

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL