09 Aralık 2019 Pazartesi

Doğu Akdeniz de enerji savaşları

dogu-akdeniz-de-enerji-savaslari

İstanbul Okan Üniversitesi Öğretim Üyesi Maden Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Ali Kahriman Doğu Akdeniz'deki yapılan petrol ve doğal gaz keşiflerinin bu bölgedeki karmaşa ve rekabette yeni fay hatlarının oluşmasına neden olacağının altını çiziyor.
18 Temmuz 2019 Perşembe 01:24

 Ali Kahriman açıklaması şöyle:

 

Orta Doğudaki ülkelere ek olarak, Doğu Akdeniz bölgesinde kıyısı olan ve dolayısıyla Türkiye’nin deniz alanı hakları ile ilgili olarak ilişkili olduğu Mısır, İsrail, Suriye Lübnan, Güney Kıbrıs gibi ülkelerin deniz dibi kaynak kaya seviyelerinde hidrokarbon yönünden büyük potansiyele sahip olduğu 1990 yılından beri küresel şirketlerce yapılmakta olan araştırmalarla ortaya konulmuştur. Öyle ise Ortadoğu’daki ülkelerde yıllardan beri süregelmekte olan kargaşaya ilave olarak, 2011'in başından bu yana da bu ülkelerde yaşanan Arap Baharı olarak adlandırılan dramatik olaylar her halde tesadüfü değildir. Bu iç karışıklıkların niteliği uluslararası alanda yeni olmamakla birlikte, devam etmekte olan Orta Doğu kargaşasına yeni bölgelerin ekleneceğinin altını çiziyor. Esasen bu olgu, bölgedeki enerji kaynaklarının kimler tarafından yönetileceğinin belirlenmesinde, mücadele araçlarından biri olarak nasıl kullanıldığını gösteriyor.

 

Orta Doğu'da 20’nci yüzyılın başlarında petrol ve doğal gaz rezervlerinin keşfedilmesi bölgenin kaderini değiştirdi. Birden bire uluslararası stratejik rekabetlerin merkezinde yer almasına neden oldu. Neredeyse bir yüzyıl sonra, Doğu Akdeniz'deki yapılan petrol ve doğal gaz keşiflerinin; bu bölgedeki karmaşa ve rekabette yeni fay hatlarının oluşmasına neden olacağı anlaşılmaktadır. Son zamanlarda Mısır, İsrail ve Kıbrıs arasındaki deniz dibinde oldukça büyük miktarlarda doğal gaz bulunması, bölgedeki uluslararası politikanın karmaşıklığına katkıda bulunmaktadır. Mısır, Güney Kıbrıs ve İsrail'in, faydalanacak ilk üç ülke olması bekleniyor. Zira bu ülkeler yakında net enerji ihracatçılarına dönüşecek keşif ve sondaj projeleri için çok uluslu şirketlerle büyük sözleşmeler imzaladılar. Üstelik bu bölgede daha fazla enerji rezervi keşfetme olasılığı, Doğu Akdeniz'deki tüm kıyı devletlerinin, doğal kaynaklar üzerinde yetkisinin bulunduğu alan olarak tanımlanan “münhasır ekonomik bölgelerinin” (MEB) tasfiye edilmesi sorununu gündeme getirmekle potansiyel yeni bir bölgesel anlaşmazlık sorunu eklenmiş oldu.



 

Bölgenin kıyısı bulunan devletlerinden biri olan Türkiye'nin rolü; yalnızca münhasır ekonomik bölge sınırlarının doğurduğu haklar yönünden değil, aynı zamanda garantör ülke olarak da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sağladığı hukuki haklar ve büyük bir enerji ithalatçısı olması nedeniyle değil, aynı zamanda çıkarılan hidrokarbonların dünya pazarına ulaştırılması için bir ulaşım merkezi olarak hizmet edebileceği için de önemli olmuştur. Bununla birlikte, Avrupa’nın enerji güvenliği için yapabileceği olumlu etkiye rağmen, Kıbrıs sorunu, MEB'nin tasviri konusundaki anlaşmazlıklar ve Türkiye’nin İsrail, Suriye ve Mısır ile donmuş olan ilişkileri, bölgesel işbirliğini sınırlandırmaktadır.

 

Doğu Akdeniz hızlı bir şekilde dünya çapında doğal gaz bölgesi haline geliyor

 

Mısır’ın Arap baharından sonraki çalkantılı siyasi geçişi, Suriye’deki iç savaş, eksen ülke niteliğindeki ABD ve Rusya ile birlikte İran ve Türkiye'nin bölgesel güç odakları olarak ortaya çıkması, İsrail ile Filistin arasındaki gerginlikler ve Türkiye ile Kıbrıs Rum Cumhuriyeti ve Yunanistan arasındaki bitmeyen tartışmalı alanlar nedeniyle bölgesel jeopolitik dengenin değiştirilmesi gereğini ortaya koymaktadır. Aynı zamanda, karasal rezervlerinin yakın zamanda tükeneceği bilinen yeni petrol ve doğal gaz bulguları bölgesel enerji haritasını yeniden şekillendirmekte ve Doğu Akdeniz'i hızlı bir şekilde dünya çapında bir doğal gaz bölgesi haline getirmektedir. Öte yandan, bu jeopolitik ve enerji baskıları bölgedeki her oyuncu için bir takım yeni zorluklar ve fırsatlar ortaya çıkarmaktadır. Doğu Akdeniz'de, özellikle Kıbrıs adası çevresinde ve diğer bazı yerlerde petrol ve gaz araştırmaları, komşu ülkeler için enerji güvenliği açısından büyük önem taşımaktadır. Türkiye'nin gecikmiş olarak da olsa, haklarını kullanarak Doğu Akdeniz'deki petrol ve doğal gaz araştırma faaliyetlerine başlamış olması, bölgenin enerji dengesinin değişmesi gerektiğini ortaya koymuş ve aktif olarak burada faaliyet gösteren aktörlerin gündemine yerleştirmiştir. ABD Jeoloji Araştırma Kurumu tarafından sağlanan verilere göre, Doğu Akdeniz'in Suriye kıyılarını içeren Levant bölgesinin 1,7 milyar varil petrol ve 3,5 trilyon metreküp doğal gaz rezervine sahip olduğu bilinmektedir. Dünyanın bilinen toplam doğalgaz rezervinin 200 trilyon metreküp, petrol rezervinin de 1.8 trilyon varil civarında olduğu dikkate alındığında bölgedeki kaynağın ne kadar önemli olduğu anlaşılacaktır. Deniz dibi kaynak kaya derinliğinin ortalama 3000-3500 m seviyelerinde olduğu dikkate alındığında gerek bölgedeki küresel şirketlerin, gerekse ülkemizin yapacağı araştırmalarla bu miktarın çok daha büyüyeceği de açıktır. Rezervleri tükenmekte olan dünya fosil enerji rezervlerinin %70’inin Avrasya’da; bunun büyük bölümünün de Ortadoğu’da olduğu dikkate alındığında, bu bölgedeki bitmek tükenmez krizlerin, kaosların, mezhep ve etnik savaşların asıl nedeninin enerji savaşları olduğu gerçeği ortaya çıkmaktadır. Arap Baharı olarak tanımlanan kargaşa da aslında eş zamanlı olarak belirlenen Doğu Akdeniz, büyük olasılıkla da Güney Akdeniz enerji kaynaklarının paylaşım savaşının göstergesidir. Korkarım ki çok daha kalıcı bir çatışmaya işaret etmektedir.

 

Türkiye faaliyetlerini Batı Karadeniz dibi çamurları başta olmak 

üzere tüm kıyı alanlarında yaygınlaştırmalı

 

Öyle ise Türkiye ne yapmalı? “Münhasır Ekonomik Bölge” haklarını ve de KKTC’nin sağladığı hukuki fırsatları kullanarak giriştiği oldukça maliyetli ve 6000 metre derinliklerdeki teknik araştırma zorluklarını aşarak bölgedeki potansiyelin ortaya çıkarılmasına katkıda bulunmaya devam etmelidir.

 



Haber okunma sayısı: 146

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER

-kapisini-acmayan-soforu-kovdu

Kapısını açmayan şoförü kovdu!

08 Aralık 2019 Pazar 22:08
isi-kadin-sunnetine-kadar-getirdi

İşi kadın sünnetine kadar getirdi

08 Aralık 2019 Pazar 19:10
yazlik-saraydan-yuzen-saraya

Yazlık saraydan yüzen saraya

08 Aralık 2019 Pazar 10:47
yolcu-yok-odeme-cok

Yolcu yok, ödeme çok

08 Aralık 2019 Pazar 10:39

ÜLKE GÜNDEMİ

Ahmet Davutoğlu cephesinden Erdoğan'a sert sözler!

Şehir Üniversitesi tartışması Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partisinin İstanbul İl Başkanlığı

Erdoğan'dan Aydın Doğan'a teşekkür

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğan Grubu’nun 60. Kuruluş Yıl Dönümü Gala Gecesi’nde yaptığı konuşmada,

Yazlık saraydan yüzen saraya

Cumhurbaşkanlığı’nın, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın envanterinde bulunan Yakamoz isimli yatı restore

Yolcu yok, ödeme çok

Kütahya’da yapılan Zafer Havalimanı için Kütahya dahil 3 şehrin nüfusu kadar yolcu garantisi verildi.

Canlı yayınında Atatürk'ü hedef aldı

Habertürk canlı yayınında Atatürk'ün katliam yaptığını öne süren Nagehan Alçı, Türkiye'nin o dönemde

İBB kadına şiddete 'Dur' dedi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, BM’nin kadına yönelik şiddeti sonlandırmak amacıyla dünya çapında

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL