27 Ekim 2020 Salı

Bizi bir tsunami bekliyor

bizi-bir-tsunami-bekliyor

Son günlerde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kapatılmasını talep ettiği Türk Tabipler Birliği, korona virüste sürecin yönetilemediğini savunurken Sözcü gazetesinin ulaştığı raporda Doç. Dr. Elbek, "Şimdi önümüzde bizi bir tsunami bekliyor. Biz yüksek bir toplumsal bulaş havuzuyla bu sürece giriyoruz." dedi.
21 Eylül 2020 Pazartesi 19:45

  Türk Tabipleri Birliği (TTB) Covid-19 İzleme Kurulu, Türkiye’de ilk COVID-19 vakasının resmi olarak açıklanmasından bu yana geçen 6 aylık süreci kapsayan değerlendirme raporunu, 21 Eylül 2020 tarihinde zoom üzerinde düzenlenen basın toplantısı ile kamuoyuna duyurdu. Basın toplantısına TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, TTB COVID-19 İzleme Kurulu üyeleri Prof. Dr. Kayıhan Pala, Prof. Dr. Özlem Kurt Azap, Doç. Dr. Cavit Işık Yavuz ve Doç. Dr. Osman Elbek’in katıldığı basın toplantısında, COVID-19 pandemisinde Türkiye’de gelinen durum ve önümüzdeki sürece ilişkin tespit, uyarı ve öneriler aktarıldı.

 

Basın toplantısının açılış konuşmasını yapan TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, TTB olarak, verilerin şeffaf ve güvenilir olması, sağlık çalışanlarının nitelikli koruyucu ekipman eksikliği yaşamaması, test sayısının arttırılması, salgınla mücadelenin hastane değil birinci basamak merkezli yürütülmesi, sağlık sisteminin bu durum dikkate alınarak düzenlenmesi gerektiğine yönelik uyarıları salgının başından bu yana yaptığını hatırlattı. Yeniden açılmanın ve gerektiğinde kapanmanın epidemiyoloji bilimi çerçevesine uyarak şekillendirilmesi, gerektiğinde uygulanacak fiziksel hareketlik kısıtlamasının kamu ve özel sektör çalışanlarının tümünü kapsaması, salgından en çok etkilenen grupların belirlenerek onlara özel önlemler alınması önerilerini de dile getiren Adıyaman, “Eğer TTB’nin bu başlıklar halinde özetleyebileceğimiz önerileri hayata geçirilseydi bugün Türkiye’de bu kadar hasta ve ölüm yaşanır mıydı?  sorusunu yöneltti.

 

Adıyaman’ın konuşmasının ardından rapora ilişkin sunumu COVID-19 İzleme Kurulu üyesi Doç. Dr. Osman Elbek gerçekleştirdi. Elbek, salgının yayılma hızında Türkiye’de bölgeler arasında ciddi fark bulunduğuna dikkat çekerek, salgınla mücadelenin bu bölgesel farklılıklara göre şekillendirilmesi gerektiğini kaydetti. “Salgın yönetilemiyor, fırtına kapıda” değerlendirmesini yapan Elbek, halen Sağlık Bakanlığı tarafından salgınla ilgili açık ve şeffaf yeterli veri paylaşılmadığını, eksik ve şeffaf olmayan verilerle salgınla mücadele etmenin mümkün olamayacağını vurguladı.



 

Rapor sunumunun ardından TTB COVID-19 İzleme Kurulu üyeleri gazetecilerin sorularını yanıtladılar.

 

Türk Tabipler Birliği'nin Covid-19 pandemisi değerlendirme raporunu sosyal medya üzerinden yapılan basın toplantısında konuşan Prof. Dr. Sinan Adıyaman şunları söyledi.

 

Türk Tabipleri Birliği Kanun’una göre halk sağlığına ve hastalara fedakârca özveri ile hizmeti bilen, bizlerin “İyi Hekimlik” diyerek tanımladığımız meslek geleneğini muhafaza edip geliştirmek bizim görevimizdir. Aynı Kanun hükümlerine göre; Birliğimize üye olan hekimlerin hak ve menfaatlerini korumak ödevimizdir. Dahası halkın sağlığını korumak için faaliyetlerde bulunmak, halk sağlığı ve tıp alanındaki sorunlarda resmi makamlarla karşılıklı işbirliği yapmak bizim yükümlülüğümüzdür.

Türk Tabipleri Birliği, COVID-19 Pandemisi’nin ilk gününden itibaren yaptığı açıklamalar, hazırladığı rapor ve değerlendirmelerle Kanun’un verdiği bu görevleri yerine getirmeye çalışmaktadır.


Türk Tabipleri Birliği, geçtiğimiz altı ay süresinde yaptığı basın açıklaması, verdiği röportajlar ve Sağlık Bakanı’na yönelttiği sorular dışında; 14 Mayıs tarihinde ikinci, 10 Temmuz’da ise dördüncü ay COVID-19 pandemi değerlendirme raporlarını açıklamıştır. Ayrıca 12 Haziran’da üçüncü, 14 Ağustos’ta ise beşinci ay değerlendirme görüşlerini kamuoyuyla paylaşmıştır.


Başka bir ifadeyle Türk Tabipleri Birliği, her ay pandeminin gidişini değerlendirmiş ve bilimsel aklın

şekillendirdiği önlemleri kamuoyu ve Sağlık Bakanlığı’na iletmiştir. Salgının altıncı ayını geride bıraktığımız şu günlerde geçmişten bugüne kadar Türk Tabipleri Birliği olarak vurguladığımız en önemli konular; verilerin şeffaf ve güvenilir olması, sağlık çalışanlarının nitelikli koruyucu

ekipman eksikliği yaşamaması, test sayısının arttırılması, salgınla mücadelenin hastane değil birinci basamak merkezli yürütülmesi, sağlık sisteminin bu durum dikkate alınarak düzenlenmesi, yeniden açılmanın ve gerektiğinde kapanmanın epidemiyoloji bilimi çerçevesine uyarak şekillendirilmesi, gerektiğinde uygulanacak fiziksel hareketlik kısıtlamasının kamu ve özel sektör çalışanlarının tümünü kapsaması, salgından en çok etkilenen grupların belirlenerek onlara özel önlemler alınması, yerel yönetimlerin salgınla mücadelenin bileşeni haline getirilmesi ve pandemi mücadelesinin kişisel önlemlere bırakılmayıp, suçlama ve damgalama yapılmadan kamusal önlemlerle yetkinleştirilmesi konularıydı.


Şimdi şu sorunun yanıtını hepimizin vermesi gerekiyor: Eğer Türk Tabipleri Birliği’nin bu başlıklar halinde özetleyebileceğimiz önerileri hayata geçirilseydi, eğer bizlerle sürekli, yapıcı, açık, eşitlikçi bir görüşme ve salgın kontrolü eşgüdümü sağlansaydı bugün Türkiye’de bu kadar hasta ve ölüm yaşanır mıydı? 41’i hekim olmak üzere 95 sağlık çalışanını kaybeder miydik?


Bugün, 21 Eylül 2020 tarihi itibariyle Türk Tabipleri Birliği COVID-19 Pandemisi Altıncı Ay Değerlendirme Raporu’nu açıklıyoruz. Bu rapor, geçmiş raporların bir devamı olarak salgını ele almakta, pandeminin ülke ve dünyadaki dinamiklerini gözler önüne sermekte, ülkemiz özelinde salgından “can alıcı” biçimde etkilenen grupları tariflemekte, salgına bütüncül yaklaşarak Türkiye’de sürdürülmesi gereken kontrol politikalarını

özetlemektedir.


Türk Tabipleri Birliği olarak bu raporun hazırlanmasına katkı sunan Türk Tabipleri Birliği, tabip odaları ve uzmanlık dernekleri COVID-19 izleme gruplarına, Türk Tabipleri Birliği’nin kol ve komisyonlarına ve tıp ve tıp dışı alandaki yetkinlikleriyle raporumuza katkı sunan yazarlarımıza, bilim insanlarına teşekkür ederiz.


Prof. Dr. Sinan Adıyaman'ın konuşmasından sonra, raporu sunan Doç. Dr. Osman Elbek, grip mevsiminin gelmesiyle birlikte Covid-19 salgının ürkütücü boyutlara varacağına dikkat çekerek şunları söyledi:"Salgın yönetilemediğini, ancak fırtına kapıda olduğunu vurgulamak istiyoruz.Fırtınadan kastımız. Yaklaşan mevsimsel grip salgınıyla Covid-19 birleştiği bir süreçtir.Bu literatürde kusursuz fırtına olarak adlandırılmakta.Çünkü bu sürecin çok daha fazla ölümcül etkisi olabileceğini öngörüyoruz, bu yüzden fırtına kapıda demeye çalışıyoruz." 


Elbek, dünyanın hemen tüm ülkelerinde olgu düzeylerinde pikler yaşandığını belirterek"Bu beklenen bir şeydi. Ama Türkiye'nin olgu sayıları hiçbir pike izin vermeden devam etti.TTB olarak Temmuz ve Ağustos'ta uyarı yaptık. Bunun iyi bir şey olmadığını, eğer buna etkin önlem alınmazsa Eylül ayında, grip mevsimine çok yüksek hasta sayısıyla girebileceğimizi ifade etmiştik.Keşke hayat bizi doğrulamasaydı. Şimdi önümüzde bizi bir tsunami bekliyor.Biz yüksek bir toplumsal bulaş havuzuyla bu sürece giriyoruz.Çünkü açılma dönemini bilimsel kriterlere uygun yapmadık." görüşünü dile getirdi. 

 

Haberin etiketleri:

TTB, coronavirüsü


Haber okunma sayısı: 230

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÜLKE GÜNDEMİ

Önce hanımefendi çantasından kurtulsun

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Fransız mallarına boykot uygulanması yönündeki

Boykota uçaklarını satarak başlasın

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Fransız mallarına boykot uygulanması yönündeki

Sağlık Bir-Sen soruyor: Sağlıkçılar üvey evlat mı?

Kurulduğu tarihten itibaren "Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır düsturuyla hareket eden, güçlünün

Türkiye halkı bir ekmeğe muhtaç hale geldi

HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, 2021 Yılı Merkezi

Komşuluğun en büyük düşmanı çıkarcılık…

Günümüzde modern şehir yaşamında komşuluk ilişkilerinin zayıfladığını belirten Psikiyatrist Prof. Dr.

Ayasofya için 1 milyon TL harcanmışmış

Vakıflar Genel Müdürlüğü, temmuz ayından camiye dönüştürülen Ayasofya’nın tuvaletlerini yenilemek için

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL