TSK Mehmetçik Vakfı

16 Aralık 2018 Pazar

Erdoğan'ın oy oranı...

erdoganin-oy-orani

İslamcılar tarafından sıkça "28 Şubat'ın mimarı" suçlamasına uğrayan Alan Makovsky, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 24 Haziran seçimlerini kazanması, partisinin de mecliste çoğunluğu elde etmesi halinde Türkiye’de “diktatörlüğe yakın” bir sistemin oluşacağı uyarısında bulundu.
10 Haziran 2018 Pazar 10:22

 Amerikan İlerleme Merkezi (CAP) adlı düşünce kuruluşunda kıdemli uzman olan ve İslamcılar tarafından sıkça "28 Şubat'ın mimarı" suçlamasına uğrayan Alan Makovsky, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 24 Haziran seçimlerini kazanması, partisinin de mecliste çoğunluğu elde etmesi halinde Türkiye’de “diktatörlüğe yakın” bir sistemin oluşacağı uyarısında bulundu.

 

Amerika’nın Sesi’nden Mehmet Toroğlu’na konuşan Makovsky, Türkiye’de 24 Haziran’da yapılacak seçimler öncesindeki hava ve seçimlerde nasıl bir tablo ortaya çıkabileceği konusunda tahmin ve değerlendirmelerini anlattı. Makovsky’ye göre, Türkiye’de bir “Erdoğan yorgunluğu” var ama yine de en muhtemel sonuç Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ipi yine göğüsleyeceği yönünde.

 

“KAZANIRSA YÜZDE 50’NİN ÜZERİNE ÇIKAMAYACAK”



 

Makovsky şu görüşlerini aktardı:

 

“Birçok bakımdan bu seçimler Erdoğan’ın keyfini kaçırabilme potansiyeline sahip olduğu yönünde hissiyatlar barındırıyor. Türkiye’de bir Erdoğan yorgunluğu var, bu çok açık görülüyor. Destekçileri eskisi kadar coşkulu değil, mitinglerine katılım daha düşük, birkaç kez tökezledi, büyüsünü kaybetmiş gibi görünüyor. Kazanırsa yüzde 50’nin çok fazla üzerine çıkmayacak. Diğer taraftansa muhalefet ivme kazanıyor görünüyor. Çok büyük coşku var. Türkiye’nin elit olmayan kesimlerine ve aynı zamanda Kürtler’e de hitap edebilen kendine özgü bir aday var. Kararsızların sayısı giderek artıyor. Bu nedenle belki de daha fazla kişi muhalefetin kazanabileceğini düşünüyor. Ama yine de bana öyle geliyor ki Erdoğan ya ilk turda ya da ikinci turda kıl payı kazanacak; yüzde 51,53 ya da 54 arasında bir oran olabilir. Bana göre bu hala en muhtemel senaryo.”

 

“HDP YÜZDE 10’U GEÇERSE…”

 

Ancak Makovsky, genel seçimlerdeyse muhalefetin daha güçlü olduğu görüşünde. Makovsky, tüm anketlerin, muhalefet bloğuna Kürt partisi de dahil edildiğinde mecliste çoğunluğa ulaşabileceklerini gösterdiğini söyledi. Makovsky’ye göre, bu noktada kritik soru HDP’nin yüzde 10 barajını geçip geçemeyeceği:

 

“Eğer yüzde 10’u geçerlerse AK Parti ve koalisyon ortağı MHP’nin mecliste çoğunluğu alamayacağı neredeyse kesin hale geliyor. Anketlere göre HDP’nin oranı yüzde 10 civarında. Anketler kusursuz değil, yüzde 8-9 mu alacaklar, yoksa yüzde 10,11 ya da 12’ye ulaşacaklar mı? Eğer yüzde 10’un altında kalırlarsa ellerindeki her şeyi kaybederler. Eğer yüzde 10’u geçerlerse o zaman çok ilginç bir durumla karşı karşıya kalacağız. Türkiye’nin daha önce hiç yaşamadığı bir durum, cumhurbaşkanı ve meclis ayrı partilerden olacak.”

 

“ERDOĞAN AKŞENER’E CUMHURBAŞKANI YARDIMCILIĞI TEKLİFİNDE BULUNABİLİR”

 

“Peki cumhurbaşkanı ve Meclis’te çoğunluğa sahip parti aynı partiler olmazsa bu durum Türkiye’de kaosa mı neden olur, yoksa demokrasi ve birlikte yaşama kültürü açısından bu aslında iyi bir deneyim mi olur?” Makovsky şöyle yanıtladı:

 

“Bu senaryo illa ki bir kaosa neden olmak zorunda değil. Muhalefette birkaç diğer parti olsa da esas üç büyük partili bir gruplaşma görüyoruz, CHP, İYİ Parti ve HDP. HDP resmi olarak muhalefet bloğunun içinde değil ama yine de muhalefet. Bunlar bir yandan da birbirlerinden ayrı partiler. Meclise girdiklerinde birlikte hareket edecekleri kesin değil. Şunu hatırlayalım; yeni sisteminden özelliklerinden biri, cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanı yardımcılığı da dahil yürütme makamlarına kişiler atayabiliyor. Atayabileceği cumhurbaşkanı yardımcısının sayısında bir sınırlama yok. Dolayısıyla örneğin Meral Akşener’e gidip, ‘senin desteğine gerçekten ihtiyacım var, cumhurbaşkanı yardımcım olur musun. Önem verdiğin bazı alanları senin sorumluluğuna verebilirim’ diyebilir. Ya da Meral Akşener’e değil de onun partisinin başka bir üyesine bunu yapar. Çoğunluğu kazanamasa da elinde oynayabileceği çok koz var. Kaotik bir durum da yaşanabilir. Türkler ya tek parti hükümetine ya da AK Parti’den önce olduğu gibi koalisyon hükümetlerine alışık. Mecliste artık bir koalisyon olmayacak, her bir oy ayrı bir koalisyon olacak. Dolayısıyla cumhurbaşkanı, mecliste çoğunluğu alamasa dahi sistemle oynamak için fırsatlara sahip olacak. Eğer muhalefet birlik halinde kalmayı sürdürür ve cumhurbaşkanının peşine düşmek isterse o zaman çok kaotik bir sistem oluşabilir.”

 

“KAZANIRSA DİKTATÖRLÜĞE YAKIN BİR SİSTEM OLUŞACAK”

 

Peki Erdoğan hem cumhurbaşkanlığı seçimini kazanır hem de partisi TBMM’de çoğunluğu elde ederse ortaya nasıl bir tablo çıkar? Makovsky’ye göre, bu durumda Türkiye’de artık resmen “diktatörlüğe yakın” bir sistem oluşacak.

 

“Erdoğan cumhurbaşkanı seçilir ve mecliste de çoğunluğu elde ederse OHAL’ı süresiz yürürlükte tutmaya devam edebilir. OHAL ona yeni başkanlık sisteminden çok daha büyük yetkiler veriyor. OHAL onu fiilen bir diktatör yapıyor ve o da OHAL’i kaldırma yönünde bir eğilim sergilemiyor. Her üç ayda bir uzatma için meclisin onayına ihtiyacı var. Bunun ötesinde, evet, bence seçimi kazanır, partisi de çoğunluğu elde ederse diktatörlüğe yakın bir şey ortaya çıkacak. Kontrol ve denge mekanizması bulunmayan bir sistem olacak.”

 

“AMERİKA’YLA GERİLİMDE YUMUŞAMA OLABİLİR”

 

"Seçimlerden sonra, özellikle son yıllarda kriz üstüne kriz yaşayan Türk-Amerikan ilişkilerindeki gerilimlerde bir yumuşama görülebilir mi?" Alan Makovsky şöyle yorumluyor.

 

“Bence Muharrem İnce ya da hatta Meral Akşener cumhurbaşkanı olsa, ki bence ikisi için de bu ihtimal çok düşük, durum nispeten hızlı biçimde değişir. Çünkü özellikle İnce Batı’ya yapısal olarak bağlı biri, Batı yanlısı, laik bir görünüme sahip. Bu, sorunlar olmaz anlamına gelmiyor ama esas itibariyle Batı’ya yönelimli bir kişi ve Batı’yla olumlu ilişkilere sahip olmak isteyecek. Eğer Erdoğan seçilirse, Amerikan karşıtı olması için bir siyasi mecburiyeti artık olmayacak. Dolayısıyla gerilimin yumuşaması şansı var. Bununla birlikte, Erdoğan’ın artık Batı kampında yer almak istemediği yönünde kesin bir karar alıp almadığını ya da o yöne ilerliyor olabilme ihtimalini tam olarak bilmek zor. Bence bu muhtemel değil, onun adına rasyonel yaklaşım olmaz, çünkü Batı ittifakından muazzam faydalar sağlıyor. Bu, ona belirli bir çizgiye kadar oldukça bağımsız bir dış politika izleme özgürlüğünü veriyor. Bu çizgiyi geçme kararı aldığı seçeneğini dışlayamayız ama ben bunun olduğunu sanmıyorum.”

 

Türkiye’de 24 Haziran’da yapılacak seçimler Amerika’da da yakından takip ediliyor. Seçimlerden sonra Türk Amerikan ilişkilerinin ne yönde ilerleyeceği Washington’da Türkiye’yi izleyen çevrelerin en merak ettiği konulardan biri.



Haber okunma sayısı: 621

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER

sofor-adayi-egitmeni-delirtti

Şoför adayı eğitmeni delirtti

09 Aralık 2018 Pazar 11:11
cetenin-lideri-turkiyeye-gonderilsin

Çetenin lideri Türkiye'ye gönderilsin

28 Kasım 2018 Çarşamba 15:54
video-yokceset-yokdna-yokkan-yok

Video yok,ceset yok,DNA yok,kan Yok

20 Kasım 2018 Salı 10:32
katil-yer-yok-diye-birakilmis

Katil 'yer yok' diye bırakılmış

20 Ekim 2018 Cumartesi 21:51
ekonomi-yonetimi-ciaya-teslim

Ekonomi yönetimi CIA'ya teslim

30 Eylül 2018 Pazar 09:01

ÜLKE GÜNDEMİ

AKP’de 2 il için aday telaşı

MHP ile ittifak görüşmeleri nedeniyle Muğla ve Aydın’da aday belirleme çalışmalarını yavaşlatan AKP’yi,

Balkan ülkelerinde ki Türkleri bir birine düşürdünüz

2019 yılı bütçe görüşmeleri sırasında parti gurubu adına konuşan CHP milletvekili Yüksel Özkan, AKP'nin

Eski Bakan Meclis'i karıştırdı

2019 yılı bütçe görüşmeleri sırasında tren kazaları ile ilgili eleştirilere cevap vermek için söz alan

Varlık fonu borçlanma fonuna döndü

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, PTT’nin Hazine’ye ait hisselerin Varlık Fonuna devrinin, Fonun

Türkiye, Çin'in asimilasyon politikalarına sessiz

İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, "Dünyanın neresinde olursa olsun, bütün soydaşlarımızın

İçeride de provokasyon söz konusu olabilir

Bağımsız Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, siyasi çözümün olmadığı Suriye denkleminin Türkiye'ye

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL