CHP’den ’dinci devlet’ suçlaması
Tarih : 2012.02.06  21:03:34
Başbakan Erdoğan’ın ’dindar bir nesil’ ile Hüseyin Çelik’in ’gençliğe hitabe ayet midir?’ sözleri, CHP MYK’da gündeme geldi ve sonucu parti sözcüsü Güler duyurdu.

CHP Merkez Yönetim Kurulu, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Birgül Ayman Güler, toplantının ardından basına açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Birgül Ayman Güler "Özellikle son günlerde AKP temsilcisi Hüseyin Çelik’in verdiği röportajlar ve yaptığı açıklamalar yine AKP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Gedikli’nin yaptığı açıklamalar aslında AKP’nin Türkiye’de ne yapmak istediğini bir kez daha çok net görmemize sebep oldu. Bunların üzerinde durduk, bunların değerlendirmelerini yaptık. Gördüğümüz şey şudur; AKP gerçekte Türkiye için gizli gündeminin ne olduğunu açığa vurmuştur. Türkiye’de dindar bir nesil yetiştirmek isteklerinden söz edenler karşımızda. Bundan önceki bütün cumhuriyet nesillerinin adeta dinsiz olduklarını iddia eden bir kadro ve onların başındaki Başbakan karşımızda. Bu ifadeleri şanssızlık olarak değerlendiriyoruz. Asla kabul edilemez değerlendirmeler olduğunu düşünüyoruz. Ve milyonlarca hane halkında, ailede olduğu gibi bizde de yarattığı büyük üzüntüyü burada dile getirmek istiyorum. Bizim dindarlığımızı ya da dindarlık derecemizi ölçecek makam elbette siyasal iktidar ve onun başındaki Başbakan ya da onun emrindeki kişiler değildir. Milyonlarca ailenin içinde hissettiği, CHP seçmenlerinin özellikle kendi içlerinde çok şiddetle hissettiği bu duyguyu bir kez daha burada dile getiriyorum. Ve siyasal iktidarı, onun başındaki temsilci Başbakanı nefretle ve şiddetle kınadığımızı ilan ediyorum.

Sayın Gedikli’nin yaptığı açıklamalara gelince; bu açıklamalar yabancı yazar Paul Auster’e ilişkin açıklamalar biliyorsunuz. Paul Auster’ın da bir Ergenekoncu olduğunu iddia etti. Enteresan. Hep bizim daha önceden söylediğimiz bir şeyi doğrulamış oldu. AKP’ye muhalefet eden, AKP’nin uygulamalarının şu ya da bu parçasının uygun olmadığını 21. yüzyıl makul insan düşüncesine pek de uygun düşmediğini söyleyen herkes terörist ilan ediliyor. Paul Auster gibi Türk vatandaşı olmayan birinin de AKP’ye karşı, AKP’yi zora düşürecek bir iki cümle sarf ettiği için Ergenekoncu ilan edilmiş olmasını biz çok enteresan bulduk. Bunu basın mensuplarının da olanca enteresanlığı içerisinde değerlendireceklerini umut ediyoruz doğrusu. Eğer tabi siyasal iktidarın basın yayın organları üzerindeki baskısından bir parça kendilerini özgür hissedebilirlerse.

Hüseyin Çelik’in yaptığı açıklamaları değerlendirdik. Gençliğe hitabe ayet midir kardeşim deyişinden endişe duyduk, dehşete kapıldık. Bütün Türk vatandaşları gibi biz Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini yani 20 Ekim 1927’de dile getirdiği o muhteşem paragrafları bütün dünyada mazlum milletlerin emperyalizme karşı verdikleri savaşta kullandıkları sloganlar olarak değerlendiriyoruz. Bunun yalnızca Türkiye’ye ve Türk gençliğine itafen söylenen sözler olmadığı kanısındayız. O sözleri lütfen bir kez daha hatırlayın. Gençliğe hitabede, yani söylevin son sayfalarında Mustafa Kemal Atatürk verdikleri mücadelenin tüm dünya için bir görev metni haline getirilişini gerçekleştirmişti. Diyordu ki orada, bağımsızlığa ve cumhuriyete karşı çıkanlara dikkat edin. Dahili ve harici olarak bağımsızlığı ve cumhuriyeti, yani sizin varlığınızı tehdit edenlere dikkat edin. Bunlara karşı bir gün şuanda elde etmişseniz bile bağımsızlığınızı ve cumhuriyetinizi savunmak zorunda kalabilirsiniz. O zaman korkmayın. Siz burada karşınızdakiler emsali görülmemiş zaferlerin yaratıcıları olsalar bile onlardan korkmayın. Aziz vatan işgal edilmişse direniş sizin hakkınızdır. Aziz vatanın işgaline karşı direnmek ama hele de millet eğer yoksulluk içine düşmüşse, eğer harap ve bitap düşürülmüşse milletinizi savunmak, insanları savunmak sizin en temel görevinizdir. Bunun için savaşacaksınız ve sizin bu savaşta bu emsali görülmemiş zaferleri ilan etmiş olanlara karşı ihtiyaç duyduğunuz kudret kendinizdedir, kendi iradenizdedir. Bu sesleniş yalnızca Türk gençlerine değildi ki, bu sesleniş 1927 yılında kendi bağımsızlığını, yani kendi varoluş şartlarını ve kendi geleceğini savunan bir ülkenin liderinin tüm dünya gençliğine vasiyetiydi. Ve mazlum milletler bu vasiyeti duydular. Mazlum milletler antiemperyalist mücadelelerinde Mustafa Kemal Atatürk’ün bu vasiyetini kendilerine adeta hedef olarak söylenmiş sözler saydılar, kabul ettiler, bağırlarına bastılar. O yüzden 1960’lı yıllar geldiğinde dünyada sömürgecilik tarihe karıştı. O yüzden Afrika ülkeleri sömürgeciliğin o korkunç insan katliamından kendilerini kurtarma şansı buldular. Gençliğe hitabe ne ırkçı bir söylemdir, gençliğe hitabe ne de yalnızca ulusal bir söylemdir. Gençliğe hitabe bizim 21. yüzyıl Türkiye’sinde bile Türkiye’yi dünya mazlum ülkelerinin lideri yapan sözlerdir Sayın Hüseyin Çelik. Tarihimizi iyi okuyun. Sayın Hüseyin Çelik Gençliğe Hitabe bizim bugün üstlendiğimiz temel görevdir. Dünya gençliğinin sömürgeciliğe karşı üstlendiği temel görevin anlamıdır. Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinin bembeyaz insanlık için, insan hakları için yol gösterici kılavuzudur. Hüseyin Çelik’ten, yani bu ülkede bir zaman Milli Eğitim Bakanlığı yapmış olan kişiden utanıyoruz. Biz aslında dindar bir nesil yetiştirmekten söz eden Başbakanı ve Türkiye’de Gençliğe Hitabe ayet midir kardeşim ne yani bu değiştirilemez mi diyen bir zamanların Milli Eğitim Bakanını yalnızca Türk kamuoyuna değil, dünya kamuoyuna şikayet ediyoruz. Bu sözleri hiçbir şekilde kabul etmeyeceğiz ve kabul etmediğimizi şimdiki Milli Eğitim Bakanı tarafından yasaklanan 19 Mayıs gösterilerine sahip çıkarak göstereceğiz. Bizim bütün bu açıklamalardan, şimdiki Milli Eğitim Bakanının yaptığı yasaklamalardan, 19 Mayıs yasaklarından söz ediyorum. Ve 29 Ekim Bayramı kutlamalarını yasaklamak için Van depremini kullananlardan çıkardığımız ortak bir sonuç var. Bu ortak sonuç şudur;  sözde liberallerin sandığı gibi ülkeye özgürleşme getiren iktidar değildir bu açığa çıkmıştır. AKP iktidarı hep söylediğimiz şeye sahiptir gizli gündeme. Gizli gündem karşı devrimci bir gündemdir. Gizli gündem cumhuriyetle hesaplaşma gündemidir. AKP’nin bu yüzünü AKP’ye şimdilik ödünç oy vermiş olan tüm seçmenlerin gördüğünü çok iyi biliyoruz. Bu duyguların, bu infialin bizim hissettiğimiz infialin dindarlığımızın sorgulanmasının milyonlarca evde yaşandığını biliyoruz.

Şimdi onlara sesleniyorum. Değerli yurttaşlarım, AKP sandığınız özgürleşmeyi getirecek olan parti değildir. AKP kendi gizli gündemini, yani dindar değil, dinci devlet ve toplum örgütlenmesini inşa eden partidir. AKP’nin hesaplaşması 10 yıl öncesinin hesaplaşması değildir. AKP’nin hesaplaşması 1923 tarihiyle hesaplaşmadır. Biz bu gerçeğin farkındaydık. Şimdi bu gerçeğin milyonlarca ailede hane halkında fark edildiğini biliyoruz. Bizim dindarlığımızı ölçmeye kalkanlara şiddetli protesto duygularımızı bir kez daha ilan ediyorum. Buna kimsenin hakkı yoktur. Türkiye’yi dindarlık ve dinsizlik üzerine inşa etmeye kalkışanların adı dinci devler özlemcileridir, bundan başka tanımları da yoktur. CHP AKP’nin bu yaklaşımını, bu tavrını asla kabul etmeyecektir.

Son olarak, Suriye’yle ilgili gelişmeler son derece endişe verici boyutlara ulaşmıştır. Suriye’de BM’lerin bütün dünya için son derece önemli olan gücünü de arkasına alan bir manipülasyon süreci başladığı görülmektedir. Suriye halkının kendini yönetme hakkını ve Suriye’de bir iç savaş çıkarma girişimlerine karşı her zaman olduğu gibi yine çok dikkatliyiz. Biz komşu ülkelerimizde iç savaşın kışkırtılmasına hiç evet demedik. Şimdide hiç evet demiyoruz. Sözüm ona demokrasi getirenlerin Irak’ta bazı rakamlara göre 1,5 milyon Iraklının işgalden sonra nasıl katledilmelerine neden olduklarını biliyoruz. Suriye’de de benzer bir senaryonun tekrarlanmasını asla istemiyoruz. Hükümeti bir kez daha uyarıyoruz. Komşu ülkelerimizde yaşayan insanların yaşamlarını ve geleceklerini güvence altına alma şemsiyesi olmalıdır Türkiye. Savaş çığırtkanı bir ülke olmamalıdır. Savaş taşeronu bir ülke olmamalıdır. İçinde bulunduğumuz dönemde AKP iktidarını Suriye’yle ilgili politikalar bakımından bir kez daha barıştan yana ve Suriye halkının aydınlık geleceğinden yana rol oynamak zorunda olduğunu hatırlatmak istiyorum" dedi.

25 kez okundu
Diğer SİYASET Haberleri