
Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, ''Yeni bir Anayasa yaparken telaşsız bir ortam olması lazım ama Türkiye'de telaşsız ortam ararsak zor bulunur'' dedi.
İstanbul Üniversitesi (İÜ) Rektörlüğünün Anayasa Hukukçuları Derneği, Anayasa Hukuku Araştırmaları ve İncelemeleri Derneği ile Fransa Anayasa Hukuku Derneğinin işbirliğiyle düzenlediği ''Yeni Anayasa Çalıştayı'', İÜ Doktora Salonu'nda gerçekleştirildi.
Çalıştayın açılışında konuşan Kuzu, yeni Anayasa oluşturma sürecine katkı verenlerin bir o kadar katkı yapacağını belirterek, Anayasa yapma sürecenin zor bir süreç olduğunu kaydetti.
Yeni Anayasa'nın 1,5 sene içerisinde bitmeyeceği öngörüsünde bulunan Kuzu, şunları kaydetti:
''Seçimlerin başlaması, Cumhurbaşkanlığı seçimi, belediye seçimleri, genel seçimler derken seçim sürecine girildi mi, sandık gözüktü mü telaşa başlar. Bu işler de kenarda kalır. Bu manada elimizi sıkı tutmamız lazım. Dünyada, 890 küsur anayasa yapılmış, bu sayı içerisinde 19 yılda anayasasını yapamayan ülkeler var, Japonya gibi 18 günde yapan da var. Ortalaması 1,5 yıl sürüyor. Bu meseleyi hızlandırmamız lazım. Biz Ankara'da Uzlaşma Komisyonu kurduk. Yeni Anayasa yazarken, yeni hüküm koyarken orada başka sorunlarla karşılaşma ihtimalimiz her zaman vardır. 4 siyasi partiden 3'er kişilik eşit temsilli bir komisyon kuruldu. 3 alt komisyon da çalışmalarını sürdürüyor. Bunlardan biri siyasi partilerle, üniversitelerle irtibat kuruyor. Biri sivil toplum örgütleri, meslek örgütleriyle irtibat kuruluyor. Bir de vatandaşın görüşünü almak için siteler kuruldu. Bazı gazeteler, vatandaşların görüşünü sormak için kurmuş, 'Vatandaş ağır bir laf yazarsa biz sorumlu olur muyuz-' diye soruyorlar. Siteye bir şey olmaz, ancak 'vatandaşa bir şey gelir mi-' söylediği söze bağlı. Niyeti küfür etmekse, savcıların bileceği bir iş. Bir sitede 1 milyondan fazla vatandaşımız giriş yapmış.''
'Yeni bir Anayasa yaparken telaşsız bir ortam olması lazım ama Türkiye'de telaşsız ortam ararsak zor bulunur'' diyen Kuzu, Türkiye'nin telaşlı ortama bağışıklık kazandığını, bir taraftan sıkıntılarla mücadele edilmesi ve diğer taraftan da Anayasa için çalışılması gerektiğini kaydetti.
Kuzu, konsensüs sağlamanın zor olduğunu ifade ederek, yüzde yüz oy birliği beklemenin sonuç almayı önleyeceğini, 12 kişilik Uzlaşma Komisyonu'nun 4 parti olarak bakılması gerektiğini ve bir konuda yaklaşık yüzde 65 gibi bir rakam yakalandığında konsensüsün sağlanmış olacağını söyledi.
''Kuvvetler ayrımı çok önemlidir''
Yeni Anayasa sürecinde birinci sınıf demokrasi hazırlandığını anlatan Kuzu, şunları aktardı:
''Demokrasiyi belki sınıflandırmak doğru değil ama iyi olan var, olmayan var. Bunun ucu açıktır. Gelişmiş bir ülke nereye geldiyse yakalamak istediğimiz nokta da orası olmalıdır. Kuvvetler ayrımı çok önemlidir, ancak kendi kanaatime göre parlamenter modelde kuvvetler ayrımı sağlamak çok zordur. Bir ülkede yasama organı yürütmenin güdümündeyse, o zaman siz orada denetim yapamazsınız. Hangi bakan hakkında açılan bir gensorudan sonuç alınıp bakan düşmüştür- Rakamlar çok az. Sebebi gayet basit, ben kendi bakanımı muhalefetin sözüne uyarak, yani neredeyse 'şeytana uymak' gibi niye düşüreyim- İçimden düşürmek istesem bile parti disiplini devreye girer.''
Hükümet modelini tartışarak yeni Anayasa sürecine başlanması gerektiğini belirten Kuzu, ''Parlamenter modele devam mı- Önce bunu çözmek lazım. 1982 Anayasası bir kenara bırakıldığına göre, Uzlaşma Komisyonu yeni Anayasa yapmaya çalıştığına göre bunu da tartışacaktır. Ama adım gibi biliyorum ki parlamenter rejime devam edilecek. Bizim parti olarak, hükümet olarak böyle bir ısrarımız yok. Gündeme getirip, tartışacağız. 3 parti istemediğine göre biz de onlara uyacağız'' diye konuştu.
Değişmez maddeler
Kuzu, mevcut Anayasa'daki değişmez maddelere de değinerek, ''Değişmez maddelerle ilgili hem bizim hem de muhalefetin bir sorunu yok. İnsanlar hukuk devletine neden karşı çıksın. Sosyal devlete neden karşı çıkılsın. Laiklik olsun, din, vicdan özgürlüğü olsun, buna insanlar neden karşı çıksın. Demokratik devletteki gibi ifade özgürlüğü olsun diyoruz. Sorun bunların yorumundan kaynaklanıyor. Değişmez maddeler yeni Anayasa'da yer alacaktır ve almalıdır'' dedi.
Kuzu, öncelikle zihniyet sorunun halledilmesi gerektiğini belirterek, özgürlükler anlamında kanunların çatıştığı durumlarda milletler arası anlaşmaların kabul edileceğini kaydetti.
Amerika'da Federal İş Yerinde Çalışma Yasası'nda işverene ''İşçileri istihdam ederken onların dini duygularını dikkate al, en uygun işte çalıştır'' dediğini ifade ederek, ''Domuz fabrikasında Müslüman işçinin çalışacağı yer bilgisayar başında sayısal verilere bakmaktır. Ama siz onu alıp domuzun piştiği yere koyarsanız, o orada olmaz'' diye konuştu.
''Niyetler bozuk olursa, metinler ne yapsın-''
Burhan Kuzu, dünyada doğu ülkelerinde Anayasa maddelerinin daha fazla olduğunun görüldüğünü anlatarak, ''Bizde de metinler gittikçe artmış. Bizdeki en uzun metin 1982'deki metin. Tepkisel bir metindir. Kısa Anayasa yazma gündeme geliyor ama bu olmuyor. Bizim Anayasamız önce özgürlüğü yazıyor. Bir çıkış yaparsa bir hüküm daha koyuyor. Bir şey daha yazıyor, Anayasa oluyor kör düğüm. 1982 Anayasası'nda bunu gördük. Askeri Konsey son şeklini verirken bir çok hükümleri çıkarmışlar. 1961'de de bunu gördük. Gelişmiş ülkeler kısa Anayasa yapıyor. 'Biz de kısa yapalım gelişmiş olalım' diye bir şey yok. Gelişmişsen kısa Anayasa yaparsın. Anayasa Mahkemesi Başkanı, geçen serzenişte bulunuyor. Bu 367 meselesinde, 'Bırakın kısa Anayasa'yı 400 maddeden aşağı yapmayın' diyor. İstediğinden değil, yorum farkı oluşuyor. Niyetler bozuk olursa, metinler ne yapsın-'' diye konuştu.
Yeni Anayasa çalışmaları
Uzlaşma Komisyonu'nun 13 kez toplandığını, 3 alt komisyonun da çalışmalarına devam ettiğini belirten Kuzu, 11 siyasi parti ile görüşüldüğünü, 10 üniversiteden, 17 sendikadan, 30 sivil toplum kuruluşundan metin geldiğini kaydetti.
Kuzu, 165 üniversiteye, 78 il barosuna, 60 siyasi partiye, 18 belediye birliğine, 17 kamu kurumu meslek kurullarına, 7 yüksek mahkemeye ve bir çok yere yazı yazdıklarını ifade ederek, 14 bin derneğe, 4 binden fazla vakıf, 1700 radyo, 190 yerel televizyona yazı gönderildiğini anlattı.
8 bin 952 kişinin Meclis'in sitesinden görüş bildirdiğini aktaran Kuzu, 8 bin 264 sayfalık bir metin, 73 kuruluşun görüşü de 770 sayfayı bulduğunu ve doküman konusunda sorun yaşamadıklarını söyledi.
Kuzu, bazı ''dikenli'' konuları sona bıraktıklarını belirterek, ''Vatandaşlık konusu olabilir, eğitim hakkı meselesi olabilir, laiklikle ilgili madde olabilir, merkez mahalli denge gibi dikenli konular olabilir. Bunları oturup konuşmamız gerekebilir'' dedi.



























